Başbakan Tayyip Erdoğan'a bugün gazeteciler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) verdiği nüfus cüzdanından din ibaresinin kaldırılması gerektiği yönündeki kararını sordular.

Erdoğan, ''Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) verdiği kararı, laikliğin bir gereği olarak değerlendirir misiniz? İnsan haklarıyla ilgili bir karar mıdır? Orta Doğu ile ilgili de bir düzeni yıkıyorsunuz, yeni bir düzen inşa ediyorsunuz. Bunun Türkiye ile Arap Dünyası, Türkiye ile Orta Doğu ilişkilerine riskleri var mıdır? Bu risk ve tehditlerin olduğunu düşünüyor musunuz?'' sorularına şu yanıtı verdi:

''AİHM'in verdiği karar, Anayasa Mahkememizin de bu noktadaki attığı adımla paralellik arz eden bir konu. Nüfus kağıtlarında din ile ilgili sütunun olup olmaması çok şeyi değiştirmez. Burada AİHM'in vermiş olduğu kararı ben anormal bir karar olarak görmüyorum. Yeni bu oradan kaldırılabilir çok da önemli değil ama bunun ardından almış olduğu diğer bir karar var ki bu kararı da ben önemsiyorum, burada lehte bir karar vermiştir. Yani Türk alfabesinde olmayan bazı harflerin ısrarla konulması tezine karşı olumsuz vermiş olduğu karardır.

Orta Doğu'da düzen değiştirme, vesaire gibi Türkiye'nin böyle bir hedefi, böyle bir gayreti olmadığını ben konuşmamda da zaten ifade ettim. Dünya bir değişim, dönüşümü zaten yaşıyor. Dünyada bu değişim, dönüşümden her ülke nasibini alacak. Orta Doğu da kendini check edecektir. Orta Doğu'da da zaten bunun ışıltıları parlamaya başlamıştır. Yani bir çok ülkede artık demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti sürecine yönelik adımların atılmaya, tartışılmaya, müzakere edilmeye başlandığını, bu tür uluslararası toplantıların Orta Doğu ülkelerinde yapıldığını da görüyoruz. Bundan dolayı aceleci olmayalım. Birçok şey kendiliğinden zaten değişecektir. Her zaman söylüyorum dere yatağından akar.''