Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçim mitinglerini sürdürüyor.

Niğde'de seçmenlere seslenen Erdoğan, şunları söyledi:

"Çeteler, mafya, karanlık güç örgütleri, karanlık suç örgütleri millete rağmen, milleti hiçe sayarak, yok sayarak, demokrasiyi, millet egemenliğini çiğneyerek, karanlık işler yürütüyorlardı. Bütün bu karanlık ilişkiler artık gün yüzüne çıkıyor. Tam bir kararlılık içinde çetelerle mücadele ettik, etmeye de devam edeceğiz. Varsın ana muhalefet partisi lideri bunların avukatlığına soyunsun. Varsın ana muhalefet partisinin yandaş medyası bunları görmezden gelsin, saklasın, üzerini örtsün. Var gücümüzle Türkiye'yi karanlıktan aydınlığa taşımaya devam edeceğiz."


AK Parti'nin ne kadar oy alacağına milletin karar vereceğini belirten Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a ''Sen ne alacaksın, onu söyle'' diye seslendi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ben iddialı bir şekilde diyorum ki; eğer benim partim birinci parti olmazsa ben siyaseti bırakacağım. Ama Sayın Baykal sen birinci olamazsan siyaseti bırakmaya var mısın? Ne istiyorum biliyor musun? Bu millet de Sayın Baykal'dan kurtulsun, Halk Partisi de bundan kurtulsun. Çünkü iftira, çamur bunların mesleği haline geldi. Son zamanlarda Sayın Baykal, şunları söylemeye başladı; 'Hükümet telefonlarımızı dinliyor. Millet isterse telefondan hükümete küfür eder, hakaret eder'. Çok daha ileri gidiyor, şunu söylüyor; 'ağız tadıyla birbirimize küfür edemiyoruz' diyor. Bir siyasi partinin lideri bu ifadeleri kullanır mı? Bunun bu toplumun ahlak değerleriyle uzaktan yakından alakası var mı? Yaş 70 olmuş söylediği lafa bak. Sayın Baykal çocuklarımıza kötü örnek oluyorsun, topluma kötü örnek oluyorsun. Bunları söyleyeceksen gece 12'den sonra ya da şifreli kanallardan söyle. Meydanlarda söyleme. Ayıp oluyor."

AK PARTİ'Yİ YIKALIM DA...
Küresel mali krize de değinen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Çeşitli bahanelerle 6.5 yıldır AK Parti'yi iktidardan uzaklaştırmaya çalıştılar. Birçok oyun oynadılar. 6.5 yıl boyunca ellerini ovuşturarak kriz beklediler. Hatta kriz duasına çıktılar. Bugün tüm dünyayı ağır şekilde etkileyen finans krizi yaşanıyor. Şu ana kadar krize karşı dünya genelinde 14 trilyon dolarlık önlem alındı ama krizin ateşi oralarda sönmedi. Bizdekiler ne yapıyor? Ana muhalefet partisi, yavru muhalefet, diğerleri, onların yandaş medyası, krizin ABD'de çıktığı ilk günden beri milletimizin moralini bozmak için ülkeye karamsarlık pompalamak için var güçleriyle çalışıyorlar. Bütün mesailerini buna yoğunlaştırdılar. Türkiye kaybederse kaybetsin. 'Yeter ki bu krizi AK Parti'ye yıkalım' derdindeler. Miting meydanlarında, televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında, internette koro halinde moral bozmak için ellerinden ne geliyorsa onu yapıyorlar."

ABD, ALMANYA VE TOKYO BORSASI
Erdoğan, 12 Eylül 2008'den bu yana ABD borsasının yüzde 41, Almanya borsasının yüzde 38 ve Tokyo borsasının yüzde 42, İstanbul borsasının yüzde 37 değer kaybettiğine dikkati çekerek, ''Bu rakamları niye konuşmuyorsunuz? İşlerine gelmiyor. Bütün dünyada işsizlik yükseliyor, bütün dünyada büyüme yavaşlıyor, yatıyorlar kalkıyorlar Türkiye'yi konuşuyorlar. Bu malum çevreler bunu sanki Türkiye'nin kriziymiş gibi lanse ediyorlar" diye konuştu.

GEMİ BATMAYACAK
Küresel mali krizin, yüzyılın en büyük krizi olarak değerlendirildiğini belirten Erdoğan, "O krizlerde gemilerini batıranlar, şimdi bu krizde çıkmış bize akıl veriyor. Bu kadar aklınız vardı da o zaman niye kullanmadınız? Aklınız vardı da bankaları niye batırdınız? Sayın Bahçeli; döneminde 16 banka batırdın, o zaman neredeydin? Reçeteniz vardı da ülkenin ekonomisini niye dibe vurdurdunuz? Ana muhalefet partisi, diğerleri, onların yandaş medyası gemiyi batırma telaşı içinde. Gemi batarsa kazanırız zannediyorlar. Allah'ın izniyle bu gemi asla batmayacak ve yolunda kararlılıkla ilerleyecek. Geriye bunların sadece utancı kalacak" dedi.

UÇMA ÖZÜRLÜ OLDUĞUN İÇİN Mİ GİTMEDİN?
MHP lideri Bahçeli'ye yüklenen Başbakan Erdoğan, IMF'ye 23,5 milyar dolar borçla yönetimi devraldıklarını, bugün bu borcun 8 milyar dolara düştüğünü vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bunlar milliyetçiyiz diyorlar. Ne milliyetçisi? Bunlar kafatası milliyetçisi. Milliyetçi olan bu ülkenin milli bankasını güçlendirir. Aldığımızda 26 milyar dolar kasada para vardı, şimdi 67 milyar dolar para var. Slogan atmakla milliyetçilik, cumhuriyetçilik, halkçılık olmuyor. Ülkeye, ekonomiye, Türkiye'nin itibara ne kazandırdın? Önce bunu söyleyin lütfen. Geçenlerde Sayın Bahçeli bir ifade kullandı. Çok üzüldüm, üzücü bir ifadeydi. Benim yurt dışına çok sık gidişimin sebebini sadece harcırah, yolluk almak için olduğunu söyledi. Bir siyasi partinin liderine bu yakışmaz. Bir Başbakan'ın yurt dışına, oralarda kimlerle görüşmek için gittiği bellidir ama Sayın Bahçeli sen Başbakan Yardımcılığı yaptığın dönemde yurt dışına harcırah almamak için mi gittin? Yoksa uçma özürlü olduğun için mi gitmedin? Böyle bir şey mi var? Bunu açıkla.

Bu ülkenin bir başbakanının, bir başbakan yardımcısının uluslararası camiada yerinin olmaması kadar sakil bir şey olabilir mi? Tabii ki gezeceksin, dolaşacaksın. Sen gideceksin ki onlar da Türkiye'ye gelsin. Yoksa Türkiye'yi nasıl tanıtacaksın? O liderler nasıl tanıyacak? İşte buyurun, bakın şu anda dünyanın lider ülkeleri Türkiye'ye geliyor mu? Biz de oralara gidiyoruz. ABD'den Rusya Federasyonu'na, Avrupa'nın tüm ülkelerine kadar, Japonya'ya varıncaya kadar hepsi bizi ziyaret ettiler, biz de onları ziyaret ettik."