Erdoğan Halil Cibran'dan alıntı yaptı

Başbakan Erdoğan, Lübnan'nın başkenti Beyrut'ta Arap Bankalar Birliği tarafından verilen "Yılın Lideri" ödülünü aldı.  Erdoğan, Lübnan'ın efsanevi şairi Halil Cibran'ın "Sırtını güneşe çevirirsen, gölgenden başka bir şey göremezsin" mısrasını hatırlattı.

NTV Haber 25.11.2010 - 12:18

Lübnan ziyaretine dün başlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Saad Hairiri'nin de hazır bulunduğu ödül töreninde Türkiye'nin Arap ülkeleriyle ilişkilerinin önemine dikkat çeken bir konuşma yaptı.

Erdoğan, tarihi bağları olan bu ilişkinin bugün de giderek güçlendiğini belirtti. Başbakan eksen kayması tartışmalarının art niyetli olduğunu belirterek, "Bizim dayanışmamızı çekemiyorlar" dedi.

Erdoğan, İsrail'in bölgedeki saldırgan tutumunu eleştirmeye devam edeceğini de vurguladı, "Susmayacağız, var gücümüzle gerçekleri söylemeye devam edeceğiz" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle:

''Mevlana'nın fikirleri aradan geçen 700 yılda hiç eskimedi ve bugün dahi dünyaya ışık tutmaya devam ediyor. Lübnan'da, Trablus şehrinde Mevlana'nın fikirlerini yaşatmak amacıyla 1619 yılında bir Mevlevihane kurulmuştu. Bu Mevlevihaneyi şu anda Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığımız, yani TİKA restore ediyor ve hem Lübnan'ın, hem insanlığın ortak kültürel mirasına yeniden kazandırıyor. Ben burada, Mevlana'nın güzel bir sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Diyor ki Mevlana, 'İki parmağının ucunu gözüne koy. Hiç bir şey göremezsin bu dünyadan. Sen göremiyorsun diye, bu alem yok değildir' Çok enteresan, Lübnan'ın efsanevi şairi Halil Cibran da aynı manada bir ifade kullanıyor. Diyor ki Halil Cibran, 'Sırtını güneşe çevirirsen, gölgenden başka bir şey göremezsin.''

Erdoğan, vizelerin kaldırılmasına da değindi:

"Türkiye arka arkaya Suriye, Lübnan, Libya ve Ürdün ile vizeleri karşılıklı olarak kaldırdı. Hiç bir şey kaybetmedik. Hiç bir zararını görmedik. Hiç bir mahsurla karşılaşmadık. Tam tersine, aramızdaki bu vizelerin ne kadar anlamsız olduğunu, vizeleri kaldırınca çok daha net bir şekilde gördük. Vizeleri kaldırmadık değerli arkadaşlarım, halklarımız arasındaki yüz yıllık hasreti kaldırdık. Halklarımız kucaklaşıyor. Sadece bir ülke değil, bütün bir bölge, bütün bir bölgenin insanları hep birlikte kazanıyor, hep birlikte bu yeni dönemden istifade ediyor. AB 'Schengen' diyor. Peki biz niye kendi aramızda bir benzerini rahatlıkla yapamıyoruz. Nedir bu anlamsızlık nedir, bu korku, nedir bu çekince? Bunu anlamak mümkün değil. Şimdi bütün bunlardan kimse gocunmasın rahatsızlık duymasın.  Hiç kimse, bu yakınlaşmayı, bu kucaklaşmayı, bu hasret gidermeyi farklı yerlere çekmeye kalkışmasın."


Başbakan Erdoğan, Türkiye'ye mesajlar da verdi:

''Enflasyon faizin sebebi değildir. Tam aksine faiz enflasyonun sebebidir. Faizi ne kadar yükseltirseniz enflasyonu o kadar artırırsınız. Faizi ne kadar aşağı çekerseniz enflasyonu da o kadar aşağı düşürürsünüz. Şimdi biz bunun neticelerini alıyoruz. Çünkü maliyet girdileri içerisinde en önemli girdi faizdir. Bu belki bankacıların zaman zaman işine de gelmeyebilir ama ben bir siyasetçi olarak gerçeği söylemek zorundayım. Bunun bedelini zengin ödemez. Onu da söyleyeyim. Bunun bedelini de fakir öder. Dünyada da bunun bedelini hep fakire ödetmişlerdir.

2009 yılı son çeyreğinde başlayan büyüme eğilimi, ülkemizde 2010 yılı ilk yarısında da güçlenerek devam etti. 2010 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,7 oranında artan GSYH, ikinci çeyrekte ise yüzde 10,3 oranında büyüdü. Böylece 2010 yılının ilk yarısında GSYH büyüme hızı yüzde 11 olarak gerçekleşti. Bu oran, Türkiye ekonomisinin küresel krizden çıkış sürecinde dünyada en hızlı büyüyen ekonomilerden birisi olduğunu ortaya koyuyor. Şu anda dünyada üçüncü, Avrupa'da birinci durumdayız. Dün, kredi derecelendirme kuruluşlarından olan Fitch Türkiye'yi BB 'ya yükseltti. Devamlı bir yükseliş var. Niye? Mali disiplinden taviz yok, veremeyiz. Başbakanlığım döneminde 5 seçim geçirdik. Hiçbir zaman seçim ekonomisi uygulamadık, uygulamayız. Niye? Çünkü seçim ekonomisini uyguladığımız zaman, bu halkıma zulmetmektir. Şimdi bakıyorum bazıları çıkıyor, 'biz şu kadar vereceğiz, şu kadar size söz veriyoruz, öğretmene şu kadar, emekliye bu kadar vereceğiz.'  Dürüst ol, dürüst. Her zaman siyasetin de dürüst olanını yapacaksın. Yoksa altında sadece sen ezilmezsin, halkı da ezersin. Bu bütün dünya için geçerlidir.

ARAP İŞADAMLARINA YATIRIM DAVETİ
Küresel olumsuzluklara rağmen ülkemizde bankacılık sektörü herhangi bir devlet yardımı almadan güçlü sermaye yapısını devam ettirdi. Ülkelerin bankacılık sistemlerindeki sermaye yeterlilik oranı sıralamasında, Türkiye yüzde yirminin üzerinde sermaye yeterliliğiyle ilk sıralarda yer alıyor. Diğer yandan, bankacılık sektörünün verdiği krediler hızla büyüyor, karlılığı artıyor ve bankacılık sektörümüzün döviz kur riski şu anda bulunmuyor. Hiçbir bankanın döviz kur riski yoktur.

Küresel krizi başarıyla ve hızla atlatan Türkiye, önümüzdeki dönemde yatırımlar noktasında cazibesini daha da artırmış olacaktır. Özellikle fırsatı erken değerlendirenler ise bu süreçten mutlaka kazançlı çıkacaktır. Yatırım noktasında her türlü desteği, her türlü kolaylığı göreceğinizi ben sizlere garanti ediyorum.''

Konuşmaların ardından Erdoğan'a ödülü, Arap Bankalar Birliği Başkanı Adnan Yunus tarafından verildi.

Erdoğan Arap Bankalar Birliği tarafından verilen "Yılın Lideri" ödülünü aldıktan sonra Sayda kentinde "TİKA" tarafından yapılan bir hastanenin açılışını yaptı ve bölgedeki Türk barış gücü askerlerini ziyaret etti.

Erdoğan daha sonra Beyrut'ta Lübnan'daki siyasi partilerin liderleriyle de görüşmeler yaptı.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...