Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen Elektrik Santralleri Toplu Açılış Töreni'nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisinin en ciddi sıkıntısı olan cari açığın yarısını, enerji ithalatının oluşturduğunu söyledi.

''İKİ GÖZÜMÜZÜ ÇIKARMAYA ÇALIŞANLAR KAYBETTİKLERİ GÖZLERİYLE KALACAKLAR''

Türkiye'yi sıkıntıya sokmak için terör örgütlerine silah verenlerin artık kendilerini gizlemelerinin mümkün olmadığını belirten Erdoğan, ''Verdiğiniz silahlarla hepinizin adresini biliyoruz. Kim kime ne silah veriyor? PYD bir terör örgütü, PKK'nın yan kolu, YPG yan kolu. Apaçık bunlar ortadayken hala siz bunu savunuyorsanız, 'Terör örgütü DEAŞ'ı bir başka terör örgütüyle yok edeceğim' gibi safiyane bir yaklaşım ortaya koyuyorsanız, kusura bakmayın bu dünyada bunu kimse yutmaz. Yarın o örgütlerin hedefi haline gelmekten de kurtulamayacaklar. Bizim iki gözümüzü çıkarmaya çalışanlar sadece kaybettikleri gözleriyle kalacaklardır'' şeklinde konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

''Enerji kalkınmanın refah artışının lokomotifidir. Şayet ülke olarak yeterli miktarda düşük maliyetle elektrik enerjisi üretemiyorsanız diğer hedeflerinize zaten ulaşamazsınız. Ülke olarak 2003 yılı başından bugüne kadar elektrik ve doğalgaz piyasalarında kamusu ile özeli ile 75 milyon dolarlık yatırım yaptık. Çevrecilerin en çok eleştirdikleri kömür ve nükleer enerji santralleri Batı ülkelerinde kullanılıyor. Bugün Türk ekonomisinin en ciddi sıkıntısı olan cari açığın yarısını tek başına enerji ithalatımız oluşturuyor. Kömürde ithal yok bu işi kapattık, kendi rezervimizi kullanmak zorundayız. Kömür rezervimizi eritmek için ne gerekiyorsa yapacağız, kararlı bir şekilde bu adımı atacağız.

''ÜÇÜNCÜ NÜKLEER SANTRAL İÇİN ÖN HAZIRLIKLARA BAŞLADIK''

Mersin Akkuyu'da inşası süren nükleer santrali, 2023 yılında devreye almayı planlıyoruz. Sinop'taki nükleer santralle ilgili çalışmalar sürüyor. Şimdi üçüncü bir nükleer santral için ön hazırlıklara başladık. Her üç projeyi de tamamlayarak ülkemizin hizmetine sunmakta kararlıyız.

''KARŞIMIZDAKİ PKK, FETÖ...''

Terörle mücadele etmek, terör örgütlerinin hakkından gelmek bizim için kolaydır. Fakat şu gerçeğin de elbette farkındayız, karşımızdaki PKK sadece 3-5 bin teröristten ibaret değildir, karşımızdaki DEAŞ sadece belli sayıdaki teröristten ibaret değildir, karşımızdaki FETÖ sadece ortada gözüken hainlerden ibaret değildir, karşımızdaki DHKP-C sadece bünyesindeki birkaç yüz militandan ibaret değildir. Bu örgütlerin tamamının da gerisinde farklı güçler, destekler, projeler vardır.

''BUMERANG GİBİ DÖNECEK ONLARI DA VURACAK''

Sizlere bir hikaye anlatayım. Eskiden bir şehirde haset birisi yaşarmış, komşularıyla arası açık. Yönetici bu kişiyi çağırmış 'Sana ne dilersen onu vereceğim ama bir şartım var istediğin şeyin iki katını da komşuna vereceğim' demiş. 'Talebim bir gözümün çıkartılmasıdır' demiş. Yönetici talebin sebebini sorunca aldığı cevap 'Maksat komşunun iki gözü çıksın' olmuş. Pek çok çevre, pek çok ülke Türkiye'ye karşı, 'Maksat komşunun iki gözü çıksın' mantığıyla bir husumet politikası yürütüyor. 'Türkiye ayağa kalkmasın, Türkiye belini doğrultmasın, muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmasın.' İsteseniz de istemesiniz de biz muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkacağız. Batı dünyası istediği kadar teröristi Batı şehirlerinde barındırsın. Ne yaparlarsa yapsınlar bumerang gibi bir gün dönecek onları da vuracak.

''KENDİNİZİ GİZLEMENİZ MÜMKÜN DEĞİL, HEPİNİZİN ADRESİNİ BİLİYORUZ''

Bizi sıkıntıya sokmak için terör örgütlerine silah verenler artık kendinizi gizlemeniz mümkün değil verdiğiniz silahlarla hepinizin adresini biliyoruz. Kim kime ne silah veriyor? PYD bir terör örgütü, PKK'nın yan kolu, YPG yan kolu. Apaçık bunlar ortadayken hala siz bunu savunuyorsanız, 'Terör örgütü DEAŞ'ı bir başka terör örgütüyle yok edeceğim' gibi safiyane bir yaklaşım ortaya koyuyorsanız, kusura bakmayın bu dünyada bunu kimse yutmaz. Yarın o örgütlerin hedefi haline gelmekten de kurtulamayacaklar. Bizim iki gözümüzü çıkarmaya çalışanlar sadece kaybettikleri gözleriyle kalacaklardır.''

TOPLAM YATIRIM BEDELİ 5 MİLYAR DOLARI BULUYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, açılışı gerçekleştirilen, 2016 yılında devreye alınan veya alınacak olan 158 elektrik enerjisi tesisinin hayırlı olmasını diledi.

Toplam 5 bin 620 megavat güce sahip bu tesislerin atık ısı, biyokütle, çöp, doğalgaz, güneş, rüzgar, hidroelektrik, jeotermal, linyit, taş kömürü gibi çok farklı enerji kaynaklarıyla elektrik ürettiğini dile getiren Erdoğan, tesislerin tamamının özel sektöre ait olduğunu ve toplam yatırım bedelinin de 5 milyar doları bulduğunu bildirdi.

Tüm yatırımcıları tebrik eden Erdoğan, "Enerji kalkınmanın, büyümenin, refah artışının lokomotifidir. Şayet siz ülke olarak yeterli miktarda ve düşük maliyetle elektrik enerjisi üretemiyorsanız diğer hedeflerinize zaten ulaşamazsınız" diye konuştu.

Türkiye'nin son 14 yılına bakıldığında bu ilişkinin çarpıcı örneklerinin görüleceğini vurgulayan Erdoğan, "Ülke olarak 2003 yılı başından bugüne kadar elektrik ve doğalgaz piyasalarında kamusuyla, özeliyle 75 milyar dolarlık yatırım yaptık. Kurulu elektrik gücümüz iki kattan fazla artarak 78 bin megavata ulaştı. Bu rakamın 2023 yılında 125 bin megavata ulaşması planlanıyor. İnşallah bu şekilde büyümeye devam ettiğimizde önümüzdeki 10 yıl içinde Türkiye'nin elektrik piyasası Avrupa'da üçüncü sıraya yerleşecektir" ifadesini kullandı.

Bu durumun hem hükümete hem de düzenleyici kuruma önemli sorumluluklar yüklediğine değinen Erdoğan, "Enerji sektöründe adımların piyasanın ve tüketicilerin ihtiyacını gözetecek biçimde dengeli atılması gerekiyor. Ancak bu şekilde yatırım süreçlerinin uyumlu ve koordinasyon içerisinde yürütülmesi, belirsizliklerin ortadan kaldırılması ve iyi işleyen bir piyasa oluşturulması mümkündür" dedi.

Özellikle yenilenebilir enerji kaynakları konusuna önem verdiklerini vurgulayan Erdoğan, çalışmaların yoğunlaştırıldığı bu alanda son dönemde çok hızlı mesafe kaydetmeye başladıklarına işaret etti. Erdoğan, yenilenebilir enerjide 2002 yılında 12 bin 300 megavat olan kurulu gücün 32 bin megavatın üzerine çıkarıldığına dikkati çekti.

"BATI KARANLIĞA GÖMÜLÜR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışı gerçekleştirilen tesislerin büyük çoğunluğunun yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Siz bakmayın Batı ülkelerinden ülkemize çevrecilik üzerinden yöneltilen saldırılara. Bunların hepsi de maksatlıdır, art niyetlidir. Bugün çevrecilerin en çok eleştirdikleri kömür ve nükleer enerji santrallerinin kahir ekseriyeti Batı ülkelerinde bulunuyor. Öyle ki şayet kömür ve nükleer enerjiyle çalışan santraller olmasa Batı karanlığa gömülür. Mesela kömürle çalışan santrallerden elde edilen elektrik enerjisi oranı Polonya'da yüzde 84, Almanya'da yüzde 45, İngiltere'de yüzde 39, bu oran Çin'de yüzde 75, Hindistan'da yüzde 73 seviyesindedir. Peki ülkemizde kömüre dayalı elektrik üretimi ne kadar biliyor musunuz Yüzde 22. Fark bu kadar büyük."

Aynı durumun nükleer santraller için de geçerli olduğunu vurgulayan Erdoğan, dünyada halen aktif olarak çalışan 450 nükleer santralin bulunduğunu 30 devlet arasında ilk sıralarda Amerika, Fransa, Japonya, Çin, İngiltere, Almanya gibi ülkelerin geldiğini bildirdi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye henüz bu kaynağa sahip bile değil. Her şey açık ortada. Dikkat ediniz, ülkemizde ne zaman bir kömür santrali, bir nükleer santral projesi gündeme gelse birileri hemen ayağa kalkar çevrecilik adına bunlara engel olmaya çalışır. Peki kömürü ve nükleer enerjiyi en çok kullanan Batı ülkelerinde niye böyle şeyler yaşanmaz Niye oralarda sokağa dökülmezler Bu protestolar, bu tepkiler, bu kampanyalar oralarda niçin olmuyor Çünkü bu kampanyaları arka planda organize ve finanse edenlerin dertleri başka. Onlar, üzüm yemenin, yani çevreyi korumanın değil, bağcıyı dövmenin yani Türkiye'nin gelişmesini büyümesini engellemenin peşindeler, dert bu."