Erdoğan: İstismarcılar terörden kazandı

Başbakan Erdoğan, Van’da yaptığı konuşmada, 30 yıldır süren nedeniyle 40 bin kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek “Bu ülke değil, Kürt kardeşimi istismar edenler kazanç sağladı” dedi.

Haberler 23.08.2010 - 20:01

Erdoğan: İstismarcılar terörden kazandı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisince Beşyol Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.

Başbakan Erdoğan, özetle şunları söyledi:

“Yaklaşık 30 yıldır bu ülkede güvenlik güçlerine, masum insanlara kurşun sıkılıyor. 30 yıldır bu ülkede pırıl pırıl gençlerimiz, aldatılarak dağlara çıkarılıyor. 30 yıldır bu ülkede anneler ağlıyor, babalar ağlıyor, ocaklara kara haberler geliyor. Peki soruyorum: 30 yıldır kim kazandı? Bu ülke kazanmadı, tersine sadece maddi boyutunu söylüyorum, 450 milyar dolar kaynağını kaybetti. Bu ülkenin insanları kazanmadı, tersine 40 binden fazla vatandaşını zamansız şekilde toprağa verdi.

Terör işsizlik getirdi, yoksulluk getirdi, acı getirdi, yürek sızısı getirdi. Ama bu kanlı süreçten rant sağlayanlar oldu. Silah tüccarları bu kanlı süreçten kazanç sağladı. Gençlerin kanından beslenenler kendilerine fayda sağladılar. Benim Kürt kökenli kardeşimi istismar edenler bu işten kazandı. ’yi, şehirlerimizi, insanlarımızı karanlığa mahkum etmek isteyenler bu süreçten kazanç sağladı.

Biz bu ülkenin insanına sevdalıyız. Yunus Emre ne diyorsa Ahmet Hani de aynısını söylüyor. Mevlana ne söylüyorsa, Faki Teyran da aynısını söylüyor. Kimi Kürtçe söylüyor, kimi Türkçe söylüyor. Ama hepsi de, Yunus’un söylediği gibi, yaradılanı severim, yaradandan ötürü diyor.

Tarihinde almadığı hizmeti Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu bu dönemde aldı mı? Alıyor mu? Şimdi 'biz Kürtlerin temsilcisiyiz' diyenler, ya siz ne verdiniz buralara söyler misiniz? Ne yaptınız?

Hapishanedeki genç, görüş gününde annesiyle ana dilinde konuşamıyordu. Biz sağladık. Anadil üzerindeki yasakları kaldırdık. Anadilin öğrenilmesini ve kursların açılmasını serbest bıraktık. Üniversitelerimizde farklı dil ve lehçelerde enstitülerin kurulmasının önünü açtık. Farklı dil ve lehçelerde yayının, propagandanın önünü açtık.

Bu kirli düzen son bulsun, gençler ölmesin, analar ağlamasın dedik. Terör örgütü buna karşı çıkıyor. CHP buna karşı çıkıyor, MHP buna karşı çıkıyor, BDP karşı çıkıyor. Çünkü istismar zeminleri ayaklarının altından kayıp gidiyor. BDP, benim Kürt kökenli vatandaşlarımın hassasiyetlerini artık istismar edemeyeceği için sürece karşı çıkıyor.

Ah şu Diyarbakır Hapishanesinin dili olsa da konuşsa, ah şu Van Hapishanesinin dili olsa da konuşsa. 12 Eylül'de gençlere nasıl işkence yaptılar, gençlere nasıl kan kusturuldu o duvarların dili olsa da anlatsa. Biz işte bugün 12 Eylül'le, 12 Eylül Anayasasıyla, 12 Eylül zihniyetiyle yüzleşiyoruz.

BDP ne yaptı gördünüz değil mi? Türkiye Büyük Millet Meclisinde ne yaptığını, neye karşı çıktığını, kiminle saf tuttuğunu gördünüz değil mi? CHP, MHP, BDP, Türkiye Komünist Partisi, İşçi Partisi, YARSAV, bir kısım medya, bu büyük değişimin karşısında durdular. Hadi hepsini anlıyoruz; CHP statükodan beslenir, MHP statükodan beslenir de yıllarca statükoyu eleştiren BDP niçin değişime karşı çıkıyor, niçin demokratikleşmeye destek vermiyor? Bir taraftan partim kapatıldı diyorsun 5 kere, şimdi 6. defa kapatılmasının zeminini mi hazırlıyorsun? Siyaseti dürüst yapacaksın. Bu işi ideolojisi olmaz. Niçin boykot? Bu anlayışın neresinde demokrasi var?

Benim Van milletvekilim Gülşen Orhan hanımefendiye, sokaklarda adeta terör uyguluyorlar. Niye? Anayasa değişikliğini anlatmasın, bırak anlatsın milleti aydınlatmasın diye sözlü saldırıda, fiili saldırıda bulunuyorlar. Bu mu demokratik anlayış, bu mu demokratik kültür?

Dörtyol'da ortaya çıkan kirli ilişkiler dikkatinizi çekiyor mu? Kandil ile MHP'nin, Kandil ile CHP'nin dilinin nasıl örtüştüğünü görüyorsunuz değil mi? Terör örgütü burada, dağlarda, güvenlik güçlerimize vuruyor, Ankara'da CHP, MHP hükümete vuruyor; terör örgütü Kandil'den iftira atıyor, MHP ve CHP terör örgütünün yalanlarına sımsıkıya sarılıyor. Biz artık bu kirli oyunu bozmak istiyoruz. Biz artık bu ülkeye, bu millete, çeteler yön vermesin, terör örgütü rota çizmesin istiyoruz.

CHP’nin verdiği önergelerin hepsi komediydi. Anayasa değişikliği ile alakası yok. Zaten meydanlarda da ne konuşuyor, Anayasa değişikliğini mi? Benim bu anlattıklarımı onlardan duydunuz mu? Neye 'hayır' dediklerini hiç duydunuz mu? Yok. Dert başka.

Şimdi çıkmış Kılıçdaroğlu diyor ki 'başörtü sorununu ben çözerim'. Peki bu 411'i Anayasa Mahkemesine hangi parti götürdü? Dürüst ol, dürüst. Bir de Genel Başkansın. Bunu Anayasa Mahkemesine götürüyorsun, şimdi ona da kılıf uydurmaya başladın.

O gün 411 ile başörtüde özgürlük mücadelesini verdiğini söyleyen MHP şimdi o gün başörtüye hayır diyen CHP'nin vagonu oldu, vagonu. Ben MHP'ye oy veren kardeşlerime diyorum ki 'bu yöneticilerinizin arkasına takılmayın'.”

Sayfa Yükleniyor...