AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisince Kırıkkale Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Başbakan Erdoğan, özetle şunları söyledi:

“12 Haziran öncesinde bir kez daha kurulan tezgahı görmek zorundayız. Şu anda BDP ve terör örgütü, bölgeyi kışkırtarak, gençleri kışkırtarak, buradan bir çıkar elde etmenin mücadelesi içine girmiş durumda. Yedi yaşındaki çocukların arkasına saklanıyor, korkakça oradan, o masum çocuklar üzerinden oy avcılığı yapmaya çalışıyor, esnafa zorla kepenk kapattırıyor, esnafa kan ağlatıyor, esnafın ekmeğine göz dikiyor. Bunlar, sabah namazında camiden çıkan imamı katledecek kadar vicdan ve izanı kaybetmiş durumdalar.

Camide Cuma namazı kılınıyor, bakıyorsun, diyor ki 'devletin imamının arkasında namaz kılınmaz'... Tutuyorlar, arka tarafta bir yerde kendilerine göre cemaat kuruyorlar. Orada da kendi imamları varmış, nasıl bir imamsa... Orada da bir cuma cemaati oluşturuyorlar. Cuma, birliktir, beraberliktir; Cuma, ayrımcılık, ayrılık değildir. Ehliyet ve liyakat gerektirir. Bu ehliyeti ve liyakati kalkıp da 'Kürtlerin dini Zerdüştlüktür' diyenler mi belirleyecek? Bir de 'İslam, Kürtlere silah zoruyla kabul ettirildi' diyorlar ama ben inanıyorum ki benim Kürt kardeşlerim, tanıdığım, bildiğim, partimin içinde olan tüm Kürt kardeşlerim, hep birlikte asla böyle bir şey kabul etmediler, etmiyorlar, buna karşı mücadele veriyorlar. Çünkü AK Parti'de ayrımcılık yok, bizde birlik var.

Ne dolapların döndüğünü çok iyi görmenizi istiyorum. Biz, mitingimizi yapmak, kardeşlerimizle kucaklaşmak için Hakkari'ye gittik. BDP ve terör örgütü, oradaki vatandaşlarımızı tehdit etti ve mitinge gelmelerini engelledi. Kepenkler yine zorla kapattırıldı ama biz mitingimizi orada katılan kardeşlerimizle yaptık.

İki gün sonra, CHP Genel Başkanı oraya miting yapmak için gitti, BDP'lilere konuştu. Bakın bugün gazetelere, terör örgütü mensupları da o mitingin içindeydi. Resimlerle tespit edilmiş... CHP'nin mitinginde bir tane Türk bayrağı yoktu. Bay Kemal, sen bu ülkede neyin mücadelesini veriyorsun yahu? Niye korktun, niye orada bayraklarının arasına Türk bayrağını koyamadın? Çünkü BDP'lilerin eline Türk bayrağını vermek yürek ister, yürek. Bunu yapamadın sen.

Niye bizim bayrağımız birilerini rahatsız ediyor, rengi mi rahatsız ediyor? Şehidimizin kanıdır... Hilal mi rahatsız ediyor? Bağımsızlığımızın simgesidir... Yıldızı mı rahatsız ediyor? Bağımsızlığımızın şehidimizin sembolüdür... Onun için 'tek bayrak' dedik. 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır' diyoruz.

Bay Kemal, Hakkari'ye gidiyor ne diyor 'biz sizlere burada tabii ki yerel yönetimler özerkliği noktasında özerklik vereceğiz çünkü bu Avrupa Birliği'nde de var' diyor. Ardahan'a gidiyor, 'Ben eyalet sistemini kastetmedim' diyor. Bu adam, bir garip adam. Hakkari'de başka, Ardahan'da başka. Ardahan'da başka, Kırıkkale'de başka. Bu adam, bu. Akşam başka, sabah başka. Bunların genlerine işlemiş, genlerine...

Bir Başbakan olarak 18 Mart kutlamalarında Çanakkele'de Şehitler Anıtı'nın olduğu bölgeye geliyorum, orada maalesef edebe mugayir, itaat, saygı -ki askerin en iyi bildiği konu budur- herkes ayağa kalkmış ülkenin Başbakanını karşılarken, bu zat ayağa kalkmayacak kadar edepten uzak birisidir. Şimdi bu MHP'nin adayı. MHP'nin Genel Başkanı 'Onurlu bir generaldir' diyor. Sevsinler böyle onurlu generali. O da payını aldı. Beklentisi çok büyüktü orgeneral olmayı bekliyordu ama olamadı.

Bakın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli diyor ki, TOKİ ile ilgili, TOKİ'yi yolsuzlukla suçluyor. Beyefendi, sen bu parlamentoda milletvekili değil misin? Varsa elinde bir bilgi, kalk gereğini yap. Kaldı ki, kendisi hükümetteyken TOKİ Sayın Bahçeli'ye bağlıydı. Sorun bunlara, 'ey benim MHP'li kardeşim, sevebilirsin ama Allah aşkına 360 bin konut, biz bütün vatandaşlarımıza dağıttık. Acaba Sayın Bahçeli üç buçuk yıl içerisinde kaç tane toplu konut yaptı, kaç kişiye dağıttı?' Sorun. Tutturmuş bir şey; ben diyor gelirsem, bilgileri o zaman daha iyi toplarım, ondan sonra da TOKİ'yi de, Erdoğan'ı da Yüce Divan'a gönderirim. Sayın Bahçeli, abdestinden şüphesi olanın namazından şüphesi olur. Bizim böyle bir derdimiz yok. Biz yere sağlam bastık, sağlam.”

Miting öncesi Cumhuriyet Meydanı'nı dolduran vatandaşlar, Türk Bayrağı ve AK Parti flamaları açtı. Başbakan Erdoğan, AK Parti Kırıkkale milletvekili adayları, eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay, eski Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal ile Ramazan Can'ın fotoğraflarının bulunduğu afişler ve pankartlarla süslenen alanda, ''Büyük usta yürüsün Türkiye büyüsün'', ''Yiğit gölgesinde yiğit saklanır'' yazılı dövizler asıldı.

Erdoğan'ın konuşması öncesinde, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, AK Parti'nin Kırıkkale milletvekili adayları ile AK Parti Kırıkkale İl Başkanı Mehmet Demir platforma çıkarak halkı selamladı.

Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı meydanın üzerinde bir polis helikopteri de uçuş yaptı. Vatandaşlar alana güvenlik noktalarında yapılan aramaların ardından alındı.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından, vatandaşlara çiçek attı. Daha sonra Valilik binası önüne geçen Erdoğan, burada polis mangasını selamladı.