Başbakan Erdoğan AK Parti'nin Ağrı'da Adliye Sarayı Dörtyol Kavşağı'nda düzenlenen mitinginde konuştu.

Başbakan Erdoğan, ''Seçimlerin tekrar edilmesi kararı alındı. BDP adeta meydanı terörize etti. Bu zihniyetin sandığa demokrasiye inancı yok, düşünce özgürlüğüne saygısı yok'' dedi.

Başbakan, ''Hanım kardeşlerimizi evlere kilitliyorlar, sandığa göndermiyorlar'' ifadesini kullandı.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:

''Kardeşlerim mesele bu ülkede halkına vatandaşına hizmet meselesidir. Biz Ağrı'ya nasıl hizmet getireceğiz ona mı oy vereceğiz yoksa ideolojilere mi oy vereceğiz. Şimdi buraya birileri geliyor ne diyorlar Ağrı'da sandıkların 13-14 kere sayıldığı iddiası BDP tarafından pompalanıyor. Tamamen yalan. BDP bir kez daha kirli siyasete başvurmuştur.

Ağrı'da sandıklar bir kez tam olarak sayıldı. İkinci sayım tamamlanmadan şaibeler ortaya çıktı. Seçimlerin tekrar edilmesi kararı alındı. BDP adeta meydanı terörize etti. Bunları 30 Mart günü akşamı yaşadık. Bu zihniyetin sandığa demokrasiye inancı yok, düşünce özgürlüğüne saygısı yok. Bu güne kadar tehditlerle oy almanın yoluna gittiler.

'YALANA DOYMAK BİLMİYORLAR'
Bunlar yalana doymak bilmiyorlar. Ne diyorlar, '30 Mart'tan sonra Ağrı'ya 15 bin polis gönderildi' diyorlar. Allah aşkına nerede bu polisler. Gösterin biz de bir görelim. Hepsi 'a' dan 'z'ye yalan. 30 Mart'tan sonra Ağrı'da 2 bin gencin askere götürüldüğünü söylüyorlar. Hem komik, hem yalan.

'BU TEHDİTLERLE BİR YERE VARILMAZ'
Daha yeni Doğubayazıt'ta 6 vatandaşımızı kaçırdılar. Burası bizim Bitlis milletvekilimizin ailesine ait olan bir işletme. Arkadan da tehdide başladılar. Kendisine de Bitlis'teki seçimler için o ilçeye gitmemesi yolunda tehdit yağdırmaya başladılar. Bu tehditlerle bir yere varılmaz. İki de bir partinin adını değiştirirsin, başka bir işe de yaramazsın.

'MESELE SIRRI SAKIK MESELESİ DEĞİL'
Siyaset yalanla, iftira ile yapılmaz. Siyaset her yolu meşru görerek yapılmaz. Siyaset ilkelerle belli politikalar dahilinde dürüstlükle yapılır. Mesele Sırrı Sakık meselesi değil. Sırrı Sakık fanidir bugün vardır yarın yoktur. Mesele mensubu olduğu zihniyettir. Tayyip Erdoğan da fanidir. Bugün var yarın yoktur. Hanım kardeşlerimizi evlere kilitliyorlar sandığa göndermiyorlar. Biliyorlar ki hanım kardeşlerim sandığa giderse o sandıktan AK Parti çıkacak. Pazar günü ben hanım kardeşlerimden ayrı bir sıçrama bekliyorum.

'O ÇATI 30 MART'TA UÇTU GİTTİ'
AK Parti seçimden birinci çıktığı halde koşturuyor, oy kaybedenler ne yapıyor. Neymiş çatı kuruyorlarmış. Çatı kurarak cumhurbaşkanı seçeceklermiş. O çatı 30 Mart'ta uçtu gitti. Bunların oturdukları binanın damı yok damı.

Bu millet kendi başkanını, inandığı insanı, kendisini kucaklayacak insanı gayet iyi biliyor. İnşallah çok kısa bir süre içerisinde, Mayıs diye planlamıştık, inşallah Haziran ayı içerisinde adayımızı açıklayacağız.

İşte burada Doğubayazıt'ta 6 vatandaşımı kaçırdılar kaçıran kim bölücü terör örgütü. Doğubayazıt'ta kaçırılan 6 taşeron işçiyi de getirecekler. BDP, HDP zaman zaman gidip alıp geliyorlar ya. Nasıl alıyorlar. İşbirliği içindeler ya onun için.

'ÖLELİM AMA BİR KERE ÖLELİM, ONURUMUZLA ÖLELİM'
Alınteriyle çalışan insanları siz kalkıp da kaçırmaya yönelirseniz, 'Devlete vergi veriyorsun bana da vereceksin.' Peki devlet aldığı bu vergiyi nereye harcıyor Doğubayazıt'ın yollarına harcıyor. Doğubayazıt'ın okullarına harcıyor, hastanesine harcıyor. Sen nereye harcıyorsun Sen insanları öldürmeye harcıyorsun. Onun için bu duruşumuz çok önemli. Ölelim ama bir kere ölelim, onurumuzla, haysiyetimizle ölelim. Ama sandıktaki o onuru hep birlikte kurtaralım.

Biz milli birlik dedik çözüm süreci dedik. Benim Kürt vatandaşlarımı kardeşim diye bağrına basan ilk başbakan Tayyip Erdoğan oldu. Hiç kimse bunu söylemedi. Biz yaradılanı yaradandan ötürü severiz. Bizim farkımız bu.

'PENSİLVANYA BENİMLE İLGİLİ FİLM HAZIRLIYORMUŞ'
Yeni bir haber aldım, duydum ki Pensilvanya benimle ilgili güzel bir film hazırlıyormuş. Ailemle ilgili güzel bir film hazırlıyormuş. Bu film için bana uygun bir artist henüz bulamamışlar. Çocuğuma benzer bir artist henüz bulamamışlar.

Halbuki Hollywood'a filan gitmelerine gerek yok, kendi içlerinde bunu başaracak artistler var, oradan çıkarırlar. Fakat bu tuzakların hiçbiri tutmuyor, tutmayacak. Hesap şu, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesine bu filmi yetiştireceklermiş. Onun gayreti, hesabı içindeler. 17 Aralık, 25 Aralık dediler tutmadı. 30 Mart dediler yine tutmadı. Şimdi de 10 Ağustos diyorlar. 10 Ağustos'ta da Allah'ın izniyle yine tutmayacak, ben buna inanıyorum.''