Erdoğan: Pensilvanya'ya lokomotif ol dediler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bugün, yerel seçim sürecinde rahatsızlığı nedeniyle gidemediği Kayseri'deydi.

27.04.2014 - 15:51

Erdoğan: Pensilvanya'ya lokomotif ol dediler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bugün, yerel seçim sürecinde rahatsızlığı nedeniyle gidemediği Kayseri'deydi.

Paralel yapıya eleştirilerini sürdüren Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin de dinlendiğini yineledi, Köşk seçimlerine ilişkin mesajlar verdi.

Kayserili vatandaşlara 30 Mart yerel seçimlerinde AK Parti'ye verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Erdoğan, "Kayseri, 30 Mart seçimlerinde yüzde 59 oy oranıyla büyük Türkiye hedefine, yeni Türkiye hedefine, istiklal mücadelesine sahip çıktığınız için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. 18 büyükşehir kazandık ve birinci sırada Konya, ikinci sırada Kayseri" dedi.

Yerel seçim öncesinde son mitingi Kayseri'de yapmayı planladığını ancak ses kısıklığı nedeniyle Kayseri'ye gelemediğini, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile milletvekillerinin kentte düzenlediği mitingi televizyondan takip ettiğini anlatan Erdoğan, televizyon karşısında Kayseri'deki coşkuyu, heyecanı, muhabbeti bütün kalbiyle paylaştığını söyledi.

Bugüne kadar Kayseri'ye mahçup olmadıklarını, bundan sonra da mahçup olmayacaklarını, 12 yıldır olduğu gibi bundan sonra da gece gündüz çalışarak Kayseri'ye hizmet edeceklerini belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Artık sadece Kayseri'nin merkezinde olan bir büyükşehir belediyesi yok. Şimdi Kayseri'nin mülki sınırlarını kapsayacak şekilde büyükşehir belediyemiz, hizmetleriyle inşallah oralara ulaşacak. Bizler merkezi yönetim olarak her zaman yanınızda olduk, bundan sonra da olacağız. Çünkü Kayseri Orta Anadolu'da bizim adeta taçlandırılmış ilimiz. Daha önce Kayseri'nin 16 ilçesinin 11'inde vardık, şimdi sayı 12'ye çıktı, hem büyükşehir hem 12 ilçemizde yerel hizmetlerimizle 16 ilçemizle hükümet yatırımlarımızla Kayseri'yi desteklemeye, Kayseri'yi imar etmeye, inşallah yeniden inşa etmeye devam edeceğiz. Sizlere hem teşekkür etmek hem de Kayseri ve ilçelerindeki tamamlanan yatırımlarımızı resmi olarak açmak için buradayız."

Başbakan Erdoğan, İçişleri Bakanlığının Talas'ta emniyet müdürlüğü binasını tamamladığını, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Kayseri ile Yenifakılı arasındaki 90 kilometre demiryolu hattını tamamladığını ve açılışlarının bugün gerçekleştirildiğini ifade ederek, Milli Eğitim Bakanlığının anaokul, ilkokul, ortaokul, anadolu lisesi, spor salonu, pansiyon ve derslikten oluşan 28 trilyon liralık 18 farklı hizmetinin de resmen açıldığını kaydetti.

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin 380 trilyon liraya tamamladığı 15, Melikgazi Belediyesinin 2 ve İncesu Belediyesinin 4 ayrı yatırımının da hizmete girdiğini belirten Başbakan Erdoğan, özel sektör tarafından tamamlanan 90 trilyon liralık taşyünü üretim tesisi ve Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesindeki 6 farklı tesisin açılışının yapılacağını, bugün 598 trilyon yatırım bedeline sahip 72 farklı tesisi hizmete aldıklarını söyledi.

KAYSERİ'YE HIZLI TREN MÜJDESİ
Başbakan Erdoğan, 12 yılda Kayseri'ye merkezi yönetim olarak 10 katrilyon liralık yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, bakanlıkların yaptığı yatırımları, yatırım bedellerini sayarak tek tek anlattı. Erdoğan, "Şimdi hız kesmeden, durmadan duraklamadan bu yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Biliyorum, sizler de şimdi Yüksek Hızlı Tren istiyorsunuz. Kayseri-Yerköy Hızlı Tren Projesi ile Kayseri'yi şu anda yapımı devam eden Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren hattına bağlama kararını aldık. Etüt projesi, yatırım programındaydı, yapıp projesini de yatırım programına alma talimatını verdim. Bu kadim Selçuklu kentini de Sivas, Ankara, Eskişehir, Konya, Bursa ve İstanbul ile hızlı tren üzerinden birbiriyle buluşturacağız" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, geçen hafta içerisinde 23 Nisan'da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 94. yıl dönümünü milletçe, hep birlikte kutladıklarını anımsatarak şöyle devam etti:

"94 yıl önce Ankara'da özellikle bir cuma günü önce Hacıbayram Veli Camisi'nde Cuma namazı kılındı, hatim duaları okundu, zikirler, tesbihler, dualarla Ankara Ulus'taki eski Meclis binasına gidildi. Camiden Meclis binasına kadar, o coşku, heyecan bambaşkaydı. Sevgili Peygamberimizin sancağı şerifi taşındı, Ulus'taki Meclis binasının önünde kurbanlar kesildi, uzun uzun dualar edildi ve Meclis açıldı.

Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları Meclis'i bütün makamların, bütün kurumların yegane başvuru merci olarak tarif ettiler, her karar Meclis'te alındı, yasalar Meclis'te müzakere edildi ve Meclis'te kabul edildi. İstiklal Savaşımız Meclis'ten idare edildi, cumhuriyet Meclis'ten idare edildi. Meclis açılırken bir gayesi vardı; Meclis milli iradenin merkezi olacak. Ülke ile ilgili her mesele Meclis'te karara bağlanacak. Hiç kimse, hiçbir kurum, kendisini Türkiye Büyük Millet Meclisinin üzerinde görmeyecekti. İşte 94 yıl boyunca zaman zaman Meclis'in bu gücü kırılmak, yok sayılmak, Meclis'in yetkil gasp edilmek istendi. Meclis milletten oluştur, cumhurdan oluşur. Meclis seçimle gelmiş milletvekillerinden oluşur ve milli iradenin tecelli ettiği yerdir."

Başbakan Erdoğan, 27 Mayıs 1960'ta darbe yapıldığını, Meclis'in, milletin iradesinin gasp edildiğini, dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve iki arkadaşının idam edildiğini anımsatarak, "Bunun şakşakçısı kimlerdi  CHP zihniyetiydi" dedi.

Erdoğan, "12 Eylül'de yine müdahale ettiler, milli iradeyi yok saydılar. 28 Şubat'ta bu sefer 'postmodern' şekilde Meclis'i tehdit ettiler. Meclis'in iradesini gölgelediler. 7 yıl önce yine bir 27 Nisan gününde Meclis dışı çevreler bildiri yayınladılar, bir kez daha Meclis'i tehdit etmek istediler, TBMM'yi korkutmak, sindirmek istediler. Buna biz izin vermedik, geçmişte yaşanan acıları çok iyi bildiğimiz için, yola çıkarken kefenimizi giyerek çıktığımız için izin vermedik. Çünkü biz kararlıydık, bu oyunu tersine çevirecektik ve hamdolsun çevirdik. Susmadık, sessiz kalmadık, ama Meclis'in iradesini tehdit edenler boş durmadılar. 27 Nisan bildirisiyle istediklerini elde edemeyince bu sefer de cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale etmek istediler. Meclis'in cumhurbaşkanını seçmesini engellemek istediler" ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan, Meclis'in Cumhurbaşkanını seçmesinin engellenmek istendiğini hatırlatarak, "367 diyerek dünyada örneği olmayan, hukukta yeri olmayan bir karar aldılar. Meclis'in yetkisini bir kez daha gasp ettiler. Biz orada da geri adım atmadık. Milletin emanetini, Meclis dışı güçlere, kendisini Meclis'in üzerinde gören kurumlara teslim etmedik" diye konuştu. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir anayasa değişikliği yaptık, Meclis'te oyladık. Ardından size, millete gittik. Siz de bu anayasa değişikliğini onayladınız. 367 garabetini ortadan kaldırdık. Kayserili bir kardeşimizi Sayın Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı adayımız yaptık. Meclis Genel Kurulu'nda seçtik ve 12. Cumhurbaşkanımız o makama kendisi bu oyla geldi. Engelleyemediler ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de devrim niteliğinde bir değişim kararı aldık. 'Artık Türkiye'de Cumhurbaşkanını vekiller belirlemeyecek' dedik. 'Artık asiller belirleyecek' dedik. İşte şimdi 10 Ağustos'ta bu ülkede Cumhurbaşkanı'nı, yani cumhur kendi başkanını seçecek. Kayseri buna hazır mı  Birinci tur 10 Ağustos, ikinci tur 24 Ağustos. Ben inanıyorum ki AK Parti'nin göstereceği adayı birinci turda Allah'ın izniyle benim halkım, benim milletim seçecektir."     

'BİZ ÖYLE BİR ŞEY SÖYLEMEDİK'
"Şimdi CHP çıldırmaya başladı. MHP çıldırmaya başladı. Ne diyorlar? İşte Cumhurbaşkanı ile Başbakan kendi aralarında oturacaklarmış Başbakan'ı seçeceklermiş" ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ya biz öyle bir şey söylemedik. Ama biz istişare yapan bir partiyiz. Ve hiçbirisinin istişare yapmadığı yerde biz istişareyle kararlarımızı hep aldık ve şimdi de en geniş anlamda istişarelerimizi yaptık, yapıyoruz. Fakat CHP de bir şeyler öğrendi ha. MHP de bir şeyler öğrendi. Onlar da güya kendi aralarında bir şeyler yapıyorlarmış. Kah birilerini alıyorlar, birilerini bir kenara koyuyorlar. Biz hepsiyle yapıyoruz ve inşallah onlar da şimdi adaylarını gösterecek, partimiz de gösterecek ve 10 Ağustos birinci tur. Temenni ederim ki milletim inşallah kararını verir, gümbür gümbür yeni Cumhurbaşkanını millet olarak seçer. Tabii bundan rahatsız oldular, olacaklar. Niye  Artık bu ülkede Meclis'in yetkisini gasp etmek isteyenlere millet en güzel cevabı meydanlarda verdi, veriyor ve verecek, ben buna inanıyorum."

Başbakan Erdoğan, utanmadan, sıkılmadan meydanlarda iktidarlarının yolsuzlukla suçlandığını dile getirerek, "Biz CHP ile MHP'nin koalisyon yapabileceğini biliyorduk. Ama buna bir de BDP katıldı. Yetmedi bir de buna Pensilvanya katıldı. Pensilvanya'ya dediler ki 'sen lokomotif ol, biz de vagon olalım'. Niye? Çünkü onların elinde bir güç vardı" diye konuştu.

Bunlara iyi niyetleriyle davrandıklarını vurgulayan Erdoğan, "Ama bunlar iyi niyetimizi suistimal ettiler, arkadan vurdular. Sayın Cumhurbaşkanımızı dinlediler, beni dinlediler, Genelkurmay Başkanımı dinlediler, Meclis Başkanımı dinlediler. Dün Konya'da söylüyorum şimdi de burada söylüyorum, Anayasa Mahkemesini de başkan ve üyelerini dinlediler. Herhalde birileri ne demek istediğimi anlayacaktır."

'İSTEDİKLERİNİ YAPABİLDİLER Mİ? YAPAMADILAR'
Erdoğan, geçen yıl, Gezi olaylarının boşuna çıkmadığını belirterek, "Ne yapmak istediler  Zannettiler ki AK Parti iktidarını zora sokacağız. Ne oldu  Gezi olaylarında cevaplarını aldılar. Yetmedi '17 Aralık' dediler. 17 Aralık'ta da cevabı aldılar. Yetmedi '25 Aralık' dediler. 25 Aralık'ta da yine gerekli cevabı en güzel şekilde aldılar. Bütün bunlar yapılırken bütün bunların karşısında milletten aldığı güçle dimdik duran bir AK Parti iktidarı vardı. Ne oldu  İstediklerini yapabildiler mi  Yapamadılar" dedi.

Göreve geldiklerinde 230 milyar dolar olan milli geliri 820 milyara çıkardıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yolsuzlukların olduğu bir ülke bu hale gelebilir mi  Göreve geldiğimizde 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapan bir Türkiye var. 12 senede bunun üzerinde 17 bin kilometre bölünmüş yol ilave eden bir Türkiye var. Burada yolsuzluk olabilir mi  Göreve geldiğimizde kamu net borç stoğu neydi biliyor musunuz  Milli gelire oranı yüzde 73'dü. Şimdi yüzde 35... Nereden nereye düştü. Biz bunların borçlarını ödüyoruz.

Şu Bahçeli, hala konuşuyor ya. Sen ne konuşuyorsun  Bu ülkede millet sana 'gel hükümet ol' dedi. Neyse koalisyon hükümetine girdin. Ne oldu  3,5 sene kaldın ondan sonra çekip gittin. Niye kaçtın  Kalsaydın ya. Bunlar Sakarya depreminin, Kocaeli depreminin, Düzce depreminin altında kaldılar. O deprem bölgelerini öyle bıraktılar. Biz geldik oraları yeniden imar ettik, oraları biz inşa ettik. Bingöl depremi yaşadık. Bir yılda Bingöl'ü yeniden imar ettik. Simav depremi yaşadık. Bir yılda Simav'ı inşa ettik. Van depremini yaşadık. Bir yılda Van'ı inşa ettik. Biz buyuz. İş bilenin kılıç kuşananın..."

Eğitim ve sağlık alanında yapılan çalışmalara değinen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ey Kılıçdaroğlu, sen SSK'nın genel müdürlüğünü yaptın, şimdi de CHP'nin genel müdürüsün. SSK'yı batırdın. Hastanelerde, eczane kuyruklarında ne çileler çektik. O zaman diğer eczanelere gidemiyorduk. Sadece hastanenin eczanesinden alıyorduk. Sen de o ufuk yok ki. Sen çırak bile olamazsın, çırak. Sadece bağırsın, çağırsın. Bahçeli de öyle, o da öyle. Al birini vur öbürüne. Ama şimdi bunların Pensilvanya'da bir rehberi, kılavuzu var. Kendisine dün yine çağrı yaptım, 'Eğer samimiysen, dürüstsen, suçlu değilsen, ülkeni seviyorsan...' Ne diyor, Pensilvanya'da inzivaya çekilmiş. Kayseri'den daha güzel inzivaya çekilecek yer olur mu  Gel Kayseri'ye, Konya'ya, Erzurum'a, Bursa'ya, İstanbul'a. Gel Ankara Hacı Bayram Veli'ye. Niye gelmiyorsun  Pensilvanya bir inziva yeri olabilir mi  İşte burayı iyi düşüneceğiz. Bu oyunu birbirinden iyi ayırmamız lazım.

Bir Müslüman, Müslüman kardeşini arkadan hançerlemez. Bir Müslüman, Müslüman kardeşini bırak, Müslüman olmayanı da dinleyemez, onun haremine giremez, onu gözetleyemez. Bizim dinimizde böyle bir şey yok. Hocaefendi... Ne hocaefendisi  Böyle hocaefendi mi olur, böyle örnek insan mı olur  Sen Başbakan'ı nasıl dinlersin, Enerji Bakanımı nasıl dinlersin, Adalet Bakanımı nasıl dinlersin  Bakanların aralarındaki konuşmayı yasal olarak dinlemek de yasaktır ama bunlar bunu da yaptı. Dedim ya, inlerine gireceğiz ama akşamdan sabaha olmuyor ama olacak. Sabırla, yavaş yavaş bunu da yapacağız. Ülkem için, ulusal güvenliğimizi tehdit eden kim olursa olsun babamız dahi olsa acımayız. Kimse, yolsuzluk noktasında, ne olursa olsun, affetmeyiz."

'40 ÇÜRÜK YUMURTADAN BİR SAĞLAM YUMURTA ÇIKMAZ'
Emin adımlarla yola devam ettiklerini, 2023 hedefini yakalayacaklarını söyleyen Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacağını belirtti. Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"(Nerede bu paralel yapı, belgesi nerede) diyenlere diyorum ki, bu dinleyenler, bu dinlemeler belge değil mi  Daha neyi arıyorsun  Bu soruları soranlar paralel devleti, bu paralel yapıyı gizlemeye çalışanların ta kendileridir. Ya kendileri paralel oldukları için bunu gizliyorlar,bu paralel yapıdan medet umdukları için, başka beklentileri oldukları için, bu örgütle kendilerinin dayanışması olduğu için bunu muhafaza etmeye çalışanlar var. Bunların hepsine, 'gidin aynaya bakın' diyorum.

Bak şimdi CHP, kendi içinde birbirine düştü. Niye  'Niçin biz bunlarla böyle birlikteliğe girdik, niye dayanışmaya girdik'. Aynı şey MHP için geçerli. Göreceksiniz, netice, bu vatanı, bu milleti sevenlerin, AK Partinin bu milletten aldığı gücün bu yolda kullanılmasında yatıyor. Birisi aldı yüzde 28,5, öbürü ne aldı 15. Topla 43,5. AK Parti ne aldı  45,5. 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta çıkmaz. Bunların durumu bu. İnşallah daha iyi olacak."

KAYSERİ'DEN SONRA YOZGAT'TA HALKA HİTAP ETTİ
Kayseri'nin ardından Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesinde halka hitap eden Başbakan Erdoğan, "İşte şimdi yeni bir dönemi beraber başlatıyoruz. Türkiye'yi bölgesinin hamdolsun önde bir ülkesi haline getirdik. Şimdi yeni bir süreç başlıyor, daha ileri gideceğiz" dedi.

'NEYİ İSPAT EDECEĞİM, HER ŞEY ORTADA'
Başbakan Erdoğan, "Anayasa Mahkemesi'ni de dinliyorlar. Şimdi diyecekler ki, ispat et. Neyi ispat edeceğim? Her şey ortada, yapılanlarla edilenlerle zaten her şey ortada. Çünkü bunlar şantajcı, bunlar motajçı, bunlar dublajcı. Ne yapıyorlar, önce dinliyorlar, ondan sonra arşive koy, ondan sonra da bunlarda kopyacılık var, istediği yere istediği adamı yerleştirecek. Ne ile  Bu şantajla. 'Buraya koydun koydun, koymadağın takdirde açıklarım ha.' Yapılan bu. Fakat çekirge bir sıçrar iki sıçrar, inlerine girceğiz inlerine'' ifadesini kullandı.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...