Suriye'ye hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda açıklama yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Tek tip askerlik konusunda TSK'nın çalışmasını bitirdiğini veya bitirmek üzere olduğunu belirten Erdoğan, büyük ihtimalle önümüzdeki hafta alacağı brifingin ardından nasıl bir düzenleme yapılacağına ilişkin kararı açıklayacaklarını söyledi.

Başbakan Erdoğan, bedelli askerlikle ilgili bir gazetede kendisine atfen yer alan ifadelerin hatırlatılması üzerine, gazete başlığının yanlış olduğunun altını çizdi:

''Bir defa benim ne böyle bir taahhüdüm olmuştur, bunu halk oylamasından önce de söylüyorlardı; böyle bir taahhüdüm olmadı. Hiçbir zaman böyle bir şey söylemedim.

Pişmemiş aşa kimse su katmasın. Ortada pişmiş aş varsa bunu beraber milletçe paylaşırız ama böyle bir şey söz konusu değil. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yaklaşımı bizim için önemli. Konunun teknik boyutu tamamıyla TSK'ya ait ve konuyu TSK ile müzakere edebiliriz.

'O VEKİLİN ADI YAZILSIN, BİZ DE HESABINI SORALIM'
Böyle bir taahhüdü yapmadığım halde böyle bir taahhütte bulunduğumun söylenmesi beni üzer. İsmi verilmeyen milletvekili kimdir bilemiyorum. Bu tür şeyler de bizim artık yazılı-görsel medyada alıştığımız haber düzenlemeleridir. 'İsmini veremeyeceğimiz, Başbakan'a yakın, grupta herhangi bir milletvekili' gibi şeyler kalıp haline geldi. Bunlar doğru değil. Varsa, kimse ismi yazılsın, onu gidelim biz de 'nerede verdik bu sözü' diye hesabını ona soralım.''

'ADİL OLMASI LAZIM'
Tek tip askerlik konusundaki kişisel görüşü sorulan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Sen benden spekülatörlük istiyorsun ama ben spekülatörlük yapamam. Şu anda Silahlı Kuvvetler bu konuyla ilgili çalışmalarını bitirdi veya bitiriyor. Ben kendilerine sadece bir gün vereceğim. Bu hafta Pakistan ziyaretimiz olduğu için büyük ihtimalle önümüzdeki hafta gerçekleştireceğiz. Kendileri bize gelip bir brifing verecekler. Brifingden sonra nasıl bir düzenleme yapacağımızı karara bağlayacağız ve onu açıklayacağız. Temennimiz tabii ki adalet çizgisinde bunun olmasıdır. Adil olmayan bir çizgiyi hiçbir zaman düşünemeyiz. Bu yanlış olur.''

Erdoğan, hafta sonu Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Almanya'da yaptığı görüşmede terörle mücadelenin gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine, terörle mücadelede gerek yurt içi gerek yurt dışı bütün etki alanlarını masaya yatırdıklarını ifade etti.

Bu mücadelede Türkiye içi ve dışındaki ilgili birimlerin diplomatik ilişkiler süreci içinde yurt dışından terör örgütüne verilen desteği minimize etme gayretlerinin sürdüğünü dile getiren Erdoğan, Merkel ile yaptıkları çalışma kahvaltısında bu konuları görüşme imkanı bulduklarını belirtti. Merkel'in, terörle mücadelenin AB'nin hedefleri arasında olduğunu ve ellerinden geleni yaptıklarını ifade ettiğini anlatan Erdoğan, bu ortak çalışmayı birlikte yürüttüklerini kaydetti.

Erdoğan, Suriye'deki temaslarında Suriye vatandaşı olan terör örgütü üyelerinin dönüşünün masaya yatırılıp yatırılmayacağına ilişkin soruyu yanıtlarken, ''Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad buraya bir iftar yemeğine geldiğinde kararlılığını ortaya koymuştu. Sayın Esad inanıyorum ki aynı kararlılığını bundan sonraki süreçte de sürdürecektir'' dedi.

'MUHATABIMIZ DEĞİLLER'
Başbakan Erdoğan, bazı HSYK üyelerinin yeni atamalara tepki olarak öğleden sonra istifa edeceğine ilişkin açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, ''Öncelikle HSYK ile ilgili konu bizimle ilgili bir konu değil'' dedi.

HSYK üyeliğinin kendi yasal çerçevesi olduğunu anlatan Erdoğan, sürecin mevzuat çerçevesinde işleyeceğini ifade etti. Mevzuata göre görev süresi dolanların ayrılacağını belirten Erdoğan, yerlerine gelecek olan üyelerin de yeni Anayasa paketinde belirlendiğini ve bu üyelerin yeni düzenlemeye göre seçilip görevlerine başlayacağını kaydetti.

Erdoğan, ''Açıklanmamış bir şey üzerinde konuşmam doğru değil. Ben sadece bir ilke tespitini sizlerle paylaşmış oluyorum. Atamalar noktasında, kimin nereye nasıl atandığı hususunda da polemiğe girmeme gerek yok. Bu konuda da muhatabımız değiller'' diye konuştu.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in kendisini dolaylı olarak dinlettiğinden haberi olup olmadığı ve bu konuda yasal girişimde bulunup bulunmayacağına ilişkin soru üzerine de Erdoğan, ''Bu süreç içinde bizler hassasiyetimizi hep koruduk, korumaya devam ediyoruz, devam edeceğiz. Yasalar neyi gerektiriyorsa, bu çerçevede adımlarımızı atacağız. Bundan kimsenin endişesi olmasın'' diye konuştu.

IRAK'TA HÜKÜMET KURULAMAMASI
Erdoğan, Irak'taki hükümet kurma çalışmalarında gelinen durumu nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, bunun Irak halkının kendi iç sorunu olduğunu söyledi. ''Biz, ancak bizden talep olursa yardımcı olmaya çalışırız'' diyen Erdoğan, Irak'ta kurulacak hükümetin nasıl olacağı konusunda Türkiye'nin müdahalesinin söz konusu olmadığını vurguladı.

Irak'ta seçimin üzerinden 7 ay geçtiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu: ''Orada hala hükümetin kurulamayışı, belirsizliğin devam etmiş olması Irak halkını rahatsız ettiği gibi inanıyorum ki çevre ülkeleri de rahatsız etmektedir. Bizim sınır ülkemiz olması, çok geniş sınıra sahip olmamız hasebiyle, tarihi, kültürel bağlarımızın güçlü olduğu ülke olması hasebiyle oradaki bu sıkıntının giderilemeyişi bizi de üzmektedir. Biz, Irak'ın üzüntüsünü kendi üzüntüsü olarak kabul eden, mutluluğunu kendi mutluluğumuz olarak paylaşan bir ülkeyiz. O bakımdan Irak'taki gruplarla, onların liderleriyle sıkı ilişkiler içinde olduk. Dün akşam da misafirimiz vardı. Kendileriyle ben ve Ahmet bey görüşmeler yaptık. Arzumuz Irak'ta milli mutabakat hükümeti kurulsun ve bu milli mutabakat hükümetiyle birlikte Irak içinde bulunduğu sıkıntıları süratle aşsın. Bunu temenni ediyoruz.''

'DURSUN'UN ÜYELİĞİ HAYIRLI OLSUN'
Başbakan Erdoğan, Sayıştay kontenjanından Anayasa Mahkemesi üyeliğine Hicabi Dursun'un seçilmesine CHP'nin 45 yaş sınırı şartı gerekçesiyle yapacağı itiraz hakkındaki düşüncesinin sorulması üzerine, böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi.

Konuyu araştırdığını ve Sayıştay'ın da buna ilişkin açıklama yaptığını ifade eden Erdoğan, Anayasa paketinde bunun gerekçesinin açık bir şekilde yer aldığını kaydetti.

Erdoğan ''Yargıtay, Danıştay, Sayıştay gibi kurumlarda üye olanların böyle bir yaş durumu söz konusu değil'' dedi.

Bu yüksek yargı kurumlarının dışından seçilecek üyeler için 45 yaş sınırının söz konusu olduğuna işaret eden Erdoğan, ''Bu bilindiği halde, gerekçede açık net olduğu halde ya bir spekülasyon meydana getirilmek isteniyor ki, o zatların da durumu malum, hep bu tür şeylerle uğraşıyorlar, meşgaleleri budur, burada da yine böyle bir şey söz konusu. Herhangi bir sıkıntı söz konusu değil ve Sayın Dursun, Anayasa Mahkemesi'nin Meclis'ten geçmek suretiyle Sayıştay'dan gelen üyesi olmuştur. Hayırlı olsun'' diye konuştu.