Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, toplu açılış töreninde bir konuşma yaptı.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Maalesef devletin içinde yapılaşmaya giden bir örgüt, bir çete var. Bunlar mahremiyet diye bir şey tanımıyor. İzlemekse izlemek, dinlemekse dinlemek ve yapılan işlerde, dikkat ediniz yargıda dürüst karar veren, dürüst adım atan, Anayasa'da görevi belirlendiği şekilde adım atan bütün yargı mensuplarını tenzi ediyorum, ama bunların dışında maalesef belli bir örgüt anlayışı içerisinde, görev alanının dışına çıkmak suretiyle, bazı medya gruplarını da yanına alarak, medyaya gizlilik kaydı olan evrakları servis yapmak suretiyle, masum insanları lekeleme gayreti içerisinde olan yargı mensupları var. Aynı şekilde yürütme mensupları da var, bu da polisin içinde var. Ben polisin de ahir ekseriyetini tenzi ederim ama maalesef orada da var, oradan da bu tür servisler yapılıyor.

Bakıyorsunuz günahı olmayan insanlar suçlanıyor. Bir savcı… Görevi başsavcı kendisinden alıyor. Sen ‘Sana verdiğim talimatı niye yerine getirmedin?’ diyor. ‘Hiçbir savcı medyayla görev paylaşımı yapmaz sen bunu niye yaptın?’. Hemen yandaş medyalar ona sahip çıkıyor. O da çıkıyor bizim üniversite yıllarımızdaki marjinal örgütlerin militanları gibi adliye sarayının dışında bildiri dağıtıyor. Sen nasıl bir adamsın? HSYK’ya suç duyurusu yapıyorum.

HSYK’ya da bir şey söylüyorum; sizler de Adli Kolluk’la ilgili olarak Danıştay’daki süreci etkileme hakkına sahip değildiniz. Siz de dürüst hareket etmediniz. Anayasa’nın 138. Maddesi’ni çiğnediniz. Çünkü böyle bir etki alanı doğurmaya hakkınız yok. Hangi ad altında olursanız olun, hangi kurum olursa olsun bunu yapamazsınız.

Erdoğan, Turgutlu ilçesinde yaptığı ikinci konuşmada ise şu ifadeleri kullandı:

“Daha ilk günden itibaren, hadise daha belli olmadan, işin aslı belli olmadan malum medyayı sahaya iteklediler. Önce bir algı operasyonu başlattılar. Ne dediler? 'Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu.' Ne dediler? 'Tarihin en büyük yolsuzluğu'. İlginç olan şey şu, yargı, bir defa tertemiz, pırıl pırıl olan hakimleri savcıları tenzih ederim o ayrı bir konu, ancak devletin içerisinde paralel devlet kurmaya çalışan merciler var. Bunlar gizlilik esaslı olan belgeleri işte bu medyaya servis ettiler.

2 yıldır gizli tuttukları böyle bir operasyonu bir algı planlamasıyla seçimlere 3 ay kala ortaya çıkartıyorlar. Üstüne de 'terör örgütü' böyle bir yaftayı da yapıştırıyorlar, terör örgütü dediğin silahlıdır, bunların hangisi silahlı, nasıl bunu söyleyebilirsin.

Beraat-ı zimmet asıldır kaidesi var hukukta. Yani bir suç sabit olmadan siz hiç kimseyi lekeleyemezsiniz, onu suçlu durumuna düşüremezsiniz. Eğer siz bunları daha baştan rüşvetçi, yolsuzluğa karışmış insanlar olarak ilan etmeye kalkarsanız bu insanlar eğer masumsa, bu toplumun içerisinde vatandaşlarının, komşularının, akrabalarının yüzüne nasıl bakacak?”