Erdoğan: Taksim'de sarı montlu biri yoktu

Başbakan Erdoğan, Taksim’deki canlı bomba eylemi sırasında sarı montlu ikinci bir kişinin olduğu iddialarını yalanladı.  Meydana helikopter inmediğini de söyleyen Erdoğan, "Böyle bir olay yok" dedi.

03.11.2010 - 10:38

Erdoğan: Taksim'de sarı montlu biri yoktu

Başbakan Erdoğan, Kosova'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.


Başbakan Erdoğan, Taksim'deki canlı bomba eylemiyle ilgili gelişmeleri değerlendirdi.

Erdoğan, saldırganın PKK'lı çıkması hatırlatılarak, "Provokasyon yorumlarına katılıyor musunuz?'' sorusunu şöyle yanıtladı:

''İşin teknik boyutunu İstanbul'da arkadaşlarımız zaten açıkladılar. Yani olayın provokatif boyutu nedir ne değildir?. O süreç içerisinde tabi ki bunun takibi de ayrıca devam edecektir. Bir çok açıklamalar var. Tabii bu canlı bombanın ailesiyle olan ilişkiler vesaire bunları yine İçişleri Bakanlığımız takip ediyor. Şu anda yapılacak olan açıklamalar, her ne kadar geçmiş itibariyle Hakurk'da bulunmuş olması gündeme getirildiyse, acaba bunun bağlantıları nedir ne değildir? Bunları şu anda açıklamak erken olur diye düşünüyorum. Fakat aslolan şu ana kadar sürülen izde alınan neticelerdir ve bunların ben geleceğe yönelik canlı bombayla ilgili çok daha farklı bağlantıları belki de ortaya çıkaracaktır.''

'PKK SİLAH BIRAKIRSA OPERASYONA GEREK KALMAZ'
Erdoğan, ''Terör örgütünün eylemsizlik kararı aldığı'' belirtilerek, ''Güvenlik güçlerinin operasyonlarının sürüp sürmeyeceğinin'' sorulması üzerine şunları söyledi: ''Operasyon... O konuda her zaman açıklamalarım ortada. Güvenlik güçlerinin bir defa görevi zaten durup dururken operasyon değildir. Alacağı herhangi bir istihbarat üzerine operasyondur. Bir yerde güvenliği tehdit eden bir adım atılıyorsa güvenlik güçleri ne yapacaktır? Aldığı bu istihbaratı değerlendirecektir ve bunun üzerine gidecektir. Böyle bir süreç içinde eğer güvenlik gücü operasyonunu yapmayıp da burada bir olumsuzluk geldiği zaman başta medya olmak üzere, 'güvenlik güçleri ne yapar' diye bu soruyu siz soracaksınız. Bu soruyu siz soracağınıza göre zaten oluşumunun nedeni olan bu operasyon kabiliyetini yok farz etmek mümkün mü? Güvenlik güçlerine silah bırakın demek mümkün mü? Bunlar güvenlik gücünün zaten oluşumunun gerekleridir, sebepleridir. Bunun da gereğini güvenlik güçleri her zaman yapacaktır. Burada terör örgütü silahı bıraktığı sürece zaten güvenlik gücünün de bu tür operasyonlara girmesine gerek kalmayacaktır. Olay bu kadar nettir.''

PAZARLIK İDDİASI
Terör örgütünün eylemsizlik kararı açıklamasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken de Başbakan Erdoğan, ''MHP Genel Başkanı'nın bu yaklaşım tarzı biliyorsunuz yeni değil. Bunu halkoylaması sırasında da söyledi ve söylediğinde ben çok ağır ifade kullandım'' dedi.

''Terör örgütüyle pazarlıkta olduklarına dair ifadeler kullandığını'' anlatan Erdoğan, ''O zaman kendisine, benim veya arkadaşlarıma terör örgütünün mensuplarıyla bu tür pazarlığa girdiği bir iddiadır, 'bu iddiayı ispat kendilerine düşer' ve 'bunu ispat edemezlerse bu bir alçaklıktır' demiştim, 'bu bir büyük iftiradır' demiştim. Ama o günden bu güne böyle bir açıklama yapmamışlardır, yapamamışlardır. Çünkü olmayan bir şeyin açıklaması zaten olmaz. Bunu yapamadılar'' diye konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şimdi tekrar siyaset kurumu olarak, hükümet olarak böyle bir pazarlığın içinde olmamız söz konusu değildir. Böyle bir şey olamaz. Burada, devletin kurumları, kendi iktidarları dönemlerinde de bu tür görüşmeleri yapmıştır. Görüşmeyi bırakın, çok daha ileri gidiyorum; hakkında idam kararı olduğu halde sümen altı etmek suretiyle ölüm cezasını bile, ne zaman ki Meclis'ten ölüm cezası kaldırılmıştır ve bu süreçte de kendilerini rahata çıkarmışlardır. Bütün bu olayların hepsi çok açık ve net ortadadır.

Biz, ülkemizde özellikle bir konu üzerinde duruyoruz. Ülkemizde bizim terörle mücadeledeki süreci bir defa durdurmamız mümkün değil. Burada hangi siyasi parti olursa olsun, bu parlamentonun çatısı altında olan herkese düşen görev, terörle mücadelede el ele vermektir. Dün de örneklerini verdim. İngiltere'ye gidiyorsunuz, iktidarı muhalefet el ele veriyor terörle mücadele ediyor. İspanya'ya gidiyorsunuz, el ele veriyor terörle ortak mücadele ediyorlar.

Biz de maalesef muhalefet, iktidarı nasıl zayıf düşürürüz diye elinden gelen gayreti gösteriyor. Sağolsun medya aynı şekilde, nasıl bu konuda biz bu işe nasıl maydanoz oluruz bunun gayreti içerisine giriyor. Burada biz bu desteği hala yakalayamadık, el ele veremedik. Bunu yazılı, görsel medyanın bütün temsilcileriyle görüşüyoruz. Ne söylersek söyleyelim, Taksim olayında bile, her zaman bu görüntüler yayınlanmasın, şöyle olmasın ama bakıyorsunuz bir iki tanesi uyuyor ama diğerleri bakıyorsunuz sonuna kadar aynen devam ettiriyor. Bu konuda sıkıntımızın büyük olduğunu tekrar ifade etmem lazım.''

Erdoğan, ''Diyalog müzakereye dönüştü şeklinde ifadeler var. Bunu doğrular mısınız?" sorusu üzerine kurumlarının bu tür görüşmeleri yapabileceğini söyledi.

Erdoğan, ''Bu geçmişten bu yana hep yapılmıştır, bugün de yapılır, yarın da yapılır. Yani bunu artık konuşmak veya bunun müzakeresini aramızda yapmak yanlış olur diye düşünüyorum'' dedi.

Devletin, bunun için olduğunu, herkes ile görüşmeleri yaptığını belirten Erdoğan, ''Niye? Netice almak için var da devlet onun için... Tabii ki yapacak. İşi veya bir kilidi çözüme kavuşturmak istiyorsa bu tür adımları atacak. Bunlar atılmıştır, atılır, atılmaktadır ve atılacaktır da..." diye konuştu.

SARI MONTLU 2. KİŞİ İDDİASI
"Taksim saldırısında sarı montlu biri olduğu, polis tarafından vurulduğu ve helikopterle götürüldüğü şeklinde iddialar var. Böyle bir bilgi geldi mi?'' sorusu üzerine  şöyle konuştu: "Bir helikopterden bahsediyorsunuz. Ben Taksim Meydanı'na helikopter inip inmediğini doğrusu hiç duymadım, duyanlarınız var mı? Siz medyasınız. Bir helikopter indi mi oraya? Bilmiyorum, duymadım. Oraya helikopter inmişse bu zaten bellidir ama inmemişse helikopteri konuşmamızın hiç anlamı yok. Böyle faraziyeler üzerinde özellikle gerçeğe ulaşmak, hakikate ulaşmak yanlış olur. Böyle bir olay yok. Olay tamamıyla canlı bombanın şahsında başlamıştır, bitmiştir. 15 polis, 17 sivil yaralanmıştır. Hamdolsun herhangi bir ölüm olayı olmamıştır. Bunun yanında orada ikinci bir bu tür terörist olmuş olsa bunu da hemen etkisiz hale güvenlik güçlerimiz getirmiş olsa bu da belli olurdu. Bunların belli olması gizlenmeye gerekli olan şeyler değil. Tam aksine, açık olarak 'yakalandı bununla ilgili de soruşturmalar devam ediyor' deriz.''

GENELGE İDDİASI
Başbakan Erdoğan, ''29 Ekim resepsiyonu tartışılmaya devam ediyor. Adana'da bir olay yaşandı, resepsiyondan askerler, başörtülüler olduğu için ayrıldılar. Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlandığı iddia edilen bir genelgeden söz edildi; başörtülü olursa resepsiyondan ayrılın şeklinde... Nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna ise ''Bu tür bir genelgeden bilgim yok. Bu tür bir genelgeden bilgim olsa bunu da zaten hassasiyetle ele alır, gereği neyse bunun da gereğini yaparız'' yanıtını verdi.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...