Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar Kısıklı Abdullah Ağa Camisi'nde kıldığı cuma namazı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u, emekli milletvekili ve dışarıdan bakanlık görevinde bulunanların maaşıyla ilgili maddesinin bir kez daha görüşülmesi için TBMM'ye iade etmesine değerlendirdi.

Erdoğan, bu konu daha önce kendisine geldiğinde, dört siyasi parti, grup başkanvekilleriyle ortak bir metin üzerinde anlaştığında kendisinin 'Evet' diyeceğini, ancak anlaşmıyorlarsa, buna 'Evet' demesinin söz konusu olmadığını söylediğini anlattı.

Erdoğan, ''Hatta genel başkan yardımcıları, ana muhalefet partisini kastediyorum. Nitekim Meclis Başkanvekili Meral Hanım'ın da yaptığı bir açıklama var. Kendilerine de çünkü verilmiş sözler var. Bunların da ses kayıtları var. Burada hepsinin bir ortak metin etrafında anlaştıkları söz konusuydu. Daha sonra dediler ki 'Bunu Başkanlık Divanı üyeleriyle imzalayarak bir ortak metin haline getirelim'. Nitekim Başkanlık Divanı üyeleri bu metni imzaladılar. Bu metin imzalanmak suretiyle bu, Meclis'te onay aldı ve böylece Meclis'ten bu karar çıkmış oldu. Daha sonra ne yazık ki, bizi üzen budur; akşam başka sabah başka, bu tür özellikler dürüst olmayan bir siyasetin ifadesidir'' diye konuştu.

Bu konuda ''kıyak emeklilik'' gibi ifadelerini kullanıldığını söyleyen Erdoğan, hiçbir zaman popülist bir yaklaşım içerisine girmediğini kaydetti.

Üst düzey memurlarda emeklilik maaşlarını gözden geçirildiğinde, bunların, milletvekili emeklisi olanlardan daha düşük olmadığını, buna yakın maaşlar aldıklarını ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Kaldı ki, eğer görevde olanları kastedersek, görevde olanların hemen hemen büyük çoğunluğunun altında arabasından lojmanına kadar her şeyi var. Bunun yanında şoförü var. Şu anda milletvekilleriyle alakalı söylüyorum. Biz iktidara ilk geldiğimizde ilk yaptığımız iş milletvekili lojmanlarını satışa çıkarmak olmuştur. Biz milletvekili lojmanlarını satışa çıkardığımız zaman bugün ileri geri konuşan yazılı ve görsel medyanın mensupları kalkıp da milletvekillerine veya iktidarımıza teşekkür ettiler mi? Böyle bir şey duydunuz mu? Hayır, hiç böyle bir şey olmadı.

Biraz gerçekçi olalım. Bugün özellikle çalışan milletvekili arkadaşlarımla ilgili söylüyorum. Sürekli olarak illerine gidip gelmeleri zarureti var. Gelen misafirlerini ağırlama mecburiyetleri var. Bunların hiçbir ekstrası yoktur. Milletvekili arkadaşlarımızın altında onlara tahsis edilmiş araba yoktur. Onlara tahsis edilmiş şoförleri vesaireleri yoktur. Sadece Başkanlık Divanı Üyeleri, Komisyon Başkanları, bunlara yönelik vardır. Ama bunların hepsi gözden kaçırılıyor. Adeta milletvekillerinin hepsinin altına sanki devlet birer araba tahsis etmiş gibi böyle acımasızca yakıştırmalar yapılıyor.

Cumhurbaşkanımızın bu iadesindeki gerekçeleri gözden geçirerek, belki emekli milletvekillerimizle ilgili yüzde yüzde 42-yüzde 60 oranını bir değerlendirmeye alıp, bu değerlendirmeye göre arkadaşlarımızla bir karara varacağız ve bu şekilde de Meclis'ten bunu geçireceğiz. Burada tabii Cumhurbaşkanımızın yaklaşımını değerlendirmeye almak suretiyle, nihai kararımızı vermiş olacağız. Ama ben bu spekülasyonları acımasız buluyorum, doğru bulmuyorum.

Yeter ki milletvekili arkadaşlarım dürüst bir şekilde görevlerini bu 4 yıllık süre içerisinde başarıyla sürdürsünler ve aldıkları bu maaşı ben inanıyorum ki vatanına da halkına da helal ettirirler ve bunun dışında, gazeteciler şöyle yazmış, televizyonlarda şöyle konuşmuşlar bunları kusura bakmasınlar hiç kaale almıyorum, çok alışığız, yıllar yılı bunları hep söylemişlerdir ama diğer Türkiye'deki bütün gelişmeleri kimse bu noktada kaale almamıştır.''