CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan'ın 'İmralı ile ilgili görüşmeler yine olabilir' sözlerine değinen Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'ın muhatabı artık Öcalan'dır" dedi.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Eğer bir başbakan çıkıp kamuoyu önüne 'Öcalan'la görüşülmeli' diye bir beyan deklare ediyorsa kendisinin muhatabı artık Öcalan'dır. Ben bunu kabul etmiyorum. İçime de sindiremiyorum. Kimse kusura bakmasın. Bir devlet yönetiminde böyle bir şey olabilir mi?

Siz kalkıyorsunuz kendi muhatabınızı belirliyorsunuz. Kim 'Efendim omuzunda silah olan benim muhatabım olur ama Meclis'te milletvekili olan benim muhatabım olmaz. Çelişkiye bakın. Böyle saçma şey olur mu Kucaklaştıkları kişilerden birisi silahsız, öbürü silahlı.

Silahsızın dokunulmazlığını kaldıracağım, cezalandıracağım, benim muhatabım olmayacak, silahlıya diyor ki 'gel otur karşıma, biz seninle oturup konuşacağız'. Biz bunu kabul etmeyiz.''

'OSLO'NUN HEDEFİ SEÇİM KAZANMAKTI'
Oslo sürecinin ilkesiz, ahlaki olmayan, yalanlar üzerine kurulu, halkı kandırmaya yönelik bir süreç olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, ''Tek amacı vardır, AKP'ye seçim kazandırmak için PKK'nın eylemsizlik kararı almasını sağlamaktır. Ve o da sağlanmıştır'' dedi.

'TÜRKİYE'DE İÇ SAVAŞ TETİKLENEBİLİR'
Sorunun çözümü için terör örgütleriyle görüşmenin ancak istihbarat örgütleri tarafından yapılabileceğini, buna bir itirazları olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, görüşmenin başbakanın temsilcisi düzeyinde yapılmasının ise kabul edilemez olduğunu kaydetti.

İlk Oslo görüşmelerinin ardından Türkiye'nin kan gölüne döndüğünü savunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

''Korkum şu, ikinci Oslo görüşmelerinden sonra Türkiye'de iç savaş tetiklenebilir. Herkesin bu gerçeği görmesi lazım. Sayın Başbakan ülkeyi yönetemez. Her şeyi kendi çıkarları, kendi partisinin çıkarları üzerine inşa eden, ülkenin çıkarlarını göz ardı eden bir başbakanın bu süreci yönetmesi mümkün değildir.''

'ERDOĞAN TEHLİKENİN FARKINDA DEĞİL'
Kılıçdaroğlu, Oslo görüşmelerinde hakem devlet tarafından imzalanan bir mutabakat metni olduğunu ifade ederek, hakem devlet tarafından imzalanan metnin her an uluslararası bir boyut kazanabileceğini ancak Başbakan Erdoğan'ın bu riskin farkında olmadığını iddia etti.