NTV’nin sorularına cevap veren Adalet Bakanı Sadullah Ergin öncelikle Hayat’da yaşanan Dörtyol saldırısı ile ilgili soruşturmanın sürdüğünü ve bu olayın Hatay’ın dokusuna zarar vermemesini dilediklerini söyledi.

Hatay’ın çok çeşitliliğinden bahseden Ergin bu arad Hrant Dink davasıyla da ilgili olarak, “Dink meselesi Türkiye için travmadır. Türkiye’nin aldığı zararı atlatması, yaşadığı tavmadan çıkması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Türkiye AİHM’ne davada dostane çözüm olsun diye tek taraflı başvuru yaptı” dedi.

Referanduma bir gün kala Anayasa değişikliklerine de değinen Ergin, 2008 yılında tüm Meclis’e çağrı yaparak yeni bir Anayasa için uzlaşalım dediklerini hatırlattı. “2011 seçim kampanyası yeni anayasa tartışmalarına neden olacaktır” diyen Sadullah Ergin 2011 sonuçlarına göre yeni anayasa çalışmasına hemen başlanması sürpriz olmayacağını da belirtti.

Referandumda, “evet” çıkması halinde özellikle yargıda kadrolaşmalar olacağı söylentisinin asılsız olduğunu belirten Ergin, “HSYK’nın yeni hali kanunlaşmadan önce geçiş için 22 kişilik geçici bir kurul oluşturulacak. Bunun için taslak hazır. Evet çıkarsa hazırladığımız kanunları Başbakan’a sunacağız” yorumunu yaptı. Adalet Bakanı, “Yeni modelle birlikte yargı içinde siyaset yapılmayacak” ifadesinde bulundu.

Ergin ayrıca referandumdan ne sonuç çıkarsa çıksın 13 Eylül’de hayatın devam edeceğini de kaydetti.

Dinlemeler konusuyla iligli de konuşan Adalet Bakanı bazen somut suçlu oluşmadan önleyici dinlemeler de yapıldığını söyledi. Teknolojinin gelişmesi sonucu dinleme şekillerinin de geliştiğini kaydeden Adalet Bakanı Ergin önemli olanın insan hakları çiğnenmeden bu dinlemelerin yapılması olduğunu vurguladı.

Ergin, “Türkiye’de geçmişte başıboş dinleme mevzuatı vardı. Biz hepsini kontrol altına alan bir sistem kurduk. O sistem olmasa kimlerin dinlendiği bilinmezdi. TİB’in yaptığı tek uygunsuz dinleme yoktur. Bu konuda Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın verdiği 350 sayfalık takipsizlik kararı dilekçesinde açık kapılardan bahsediliyor. Bunları tıkamak da Parlamento’nun görevidir. Bunun için çalışacağız. Usulsüz dinlemeler var. Bunları öneleyecek tedbirler de alacağız” dedi.

YARSAV ile aralarında yaşanan gerginliğe de değinen Adalet Bakanı randevu verilmemesi konusuna da açıklık getirdi. Ergin, “Mayıs 2009’da göreve başladıktan sonra YARSAV’a randevu verdim. Bir kaç kere görüştüm. Ancak bu görüşmeler kamuoyuna farklı yansıtıldı. Bunun üzerine biz de önlem aldık. Ben YARSAV’ın randevu istediğini ve 3 kere görüştüğümüzü söyledim. Ama sonra dışarı yanlış aksettirince bende randevu vermeyi kestim. Bunu söylediğim için yalancı denmesi çok yakışıksız” yorumunu yaptı.

Şu anki YARSAV yönetimine randevu vermediğini de belirten Adalet Bakanı söylediklerinin iyi dinlenmesini ve böyle yanlış yorumlar yapılmamasını istedi.