Erkekleri deşifre eden roman

Ömer Özgüner, büyük metropolde parlatıla parlatıla iyice aşınmış arzuların peşinden koşan, her seferinde, yıkılmamış olarak çıkan bir erkeğin hikâyesini anlatıyor.

14.09.2009 - 19:16

Erkekleri deşifre eden roman

''Geçmiş bizim için çok güzel. Gelecekten umudumuz var. Ama şimdi çok mutsuzuz. Bitmeyen bir mutsuzluk.''

Yavuz, çocukluk ve ilk gençliğinde orta sınıf, “orta direk diye şişirilen” cemaatin bir üyesi olarak Edirne ve ardın da İstanbul’da büyür. Sonraları kazançlı bir işi olur. Ancak, belki pahalı bir kol saati ve bir BMW sahibidir ama kadınlarla kalıcı ilişkiler kuramayan bir adam olmaktan da kurtulamaz bir türlü.

Bir prodüktör olarak yaşadığı parıltılı hayatın da, mutsuz ilişkilerinde rolü vardır tabii. Zira, yeni televizyon yıldızı, sokaktan çıkmış bir “retro-Yeşilçam” tiplemesi olan Aylin’le tanışmasıyla, eşi Hande’yle olan evliliği de ağır bir darbe alır. Güzeller güzeli Aylin, kendi hayatından yola çıkılarak yazılan dizinin başrol oyuncusu olarak hızla yükselirken aynı hızla da Yavuz’la yakınlaşır.

''Mutluluk bu kuşak için hep ertelenen bir şey. Bir şeye yetişmek için hep bir koşturma, hep bir boşluk, hep bir arayış. Bu gereksiz bir sorumluluk da yüklüyor omuzlara. Halbuki şu anı yaşasak hesapsız kitapsız… '' (Kitaptan)

Birbirine zıt iki kadın tipi arasında bölünen Yavuz, diğer yandan mutluluk ve anlam arayışını da sürdürür. Yavuz çok geçmeden gittikçe daha da karmaşık hale gelen bu aşk üçgeninin, aslında bir üçgenden çok, bol köşeli başka bir şey olduğunu fark eder. Yavuz, Aylin’e kapılıp evliliğinden uzaklaştıkça, Aylin’de ondan uzaklara doğru savrulur.

Ömer Özgüner, büyük metropolde parlatıla parlatıla iyice aşınmış arzuların peşinden koşan, her seferinde, olup bitenden epey hırpalanmış ama yıkılmamış olarak çıkan kafası karışık bir erkeğin hikâyesini anlatıyor.

“Beni neden düğününe çağırmadın?”
“Gelmezsin diye!”
“Valla, duysam kesin gelirdim.”
“Ee, sen evlenmedin mi?”
“Evlendim.”
“Peki, sen niye beni çağırmadın?”
“Adresini kaybettim. Yoksa mutlaka çağırırdım.”
“Ama ben gelmezdim.”
“Hoppala o niye, eğlenirdin kesin?”
“Ben seni, senin düğününe gelecek kadar unutmadım da ondan.”

Midem bulandı. İnsanın midesi sadece tiksintiden bulanmaz... İçinden kalkamayacağı kadar ağır şeyler de yeter. Öyle oldu. Söyleyecek hiçbir lafım yoktu. Özür için çok geçti. Unutulmuş olmayı, unutabilmesini çok isterdim. Gerçekten.'' (Kitaptan)

Ömer Özgüner'in yazdığı 'Başkasını Seviyorum' Doğan Kitap Yayıncılık'tan yayınlandı. Yazar Özgüner sosyoloji eğitimi aldı. Gazetecilik, dergicilik ve televizyonculuk yapan Özgüner, şu anda NTV’nin Genel Yayın Yönetmenliğini yapıyor.

Başkasını Seviyorum
Ömer Özgüner
Doğan Kitap


  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...