İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, olay tarihinde yaşı 18'den küçük olan tutuklu sanık C.M. katıldı.

Duruşmada, öldürülen Değer Deniz'in babası Avni Deniz ile kardeşleri Orhan ve Amaç Deniz de müşteki olarak hazır bulundu.

Savunması sorulan C.M., konuşmak istemediğini ve susma hakkını kullandığını belirterek, kendi yazdığı 4 sayfalık savunmayı mahkeme heyetine sundu. C.M'nin savunmasını mahkeme heyeti başkanı Sevtap Yılmaz okudu.

“ALDIĞIM MADDELERİN ETKİSİYLE YAPTIM”

Sanık C.M.'nin savunmasında, amacının Değer Deniz'i öldürmek olmadığını ve korkutmak istediğini belirterek, "Eve gittiğimde, aldığım maddeler etkisiyle yaptım. Ben onu öyle bıraktığımda elleri ayakları oynuyordu. Değer'i öldürmediğimi sandım. Evden çıktığımda da yanıma aldığım klarnet ve tek taş yüzüğünü sattım. Sattığım şeylerin parası ile uyuşturucu aldım" dedi.

“ERKEKLİK GURUMU İNCİTİCİ LAFLAR SÖYLEDİ”

Değer Deniz'e tecavüz etmediğini savunan C.M.'nin, savunmasında kullandığı ifadeler şöyle:

"Olayları bilinçsizce, kıskançlık ve erkeklik gururumu incitici laflardan dolayı yaptım. 10 aylık çocuğum var. Beni ona bağışlayın. Karakoldaki ifadeyi eşim duymasın diye, o şeklide verdim. Para karşılığı köpek gezdirirken kızlar korkuyordu. Köpekleri gezdirirken Değer'le tanıştım. Köpekleri seven bayandan etkilendim. Adını sordum tanıştık. Beni çağırdı. Bir gün onun evine gittim. Zile bastım evde yoktu. Kapısında bekledim. Beklerken aldığım uyuşturucu maddeyi kullandım. Sonra sokağa geldiği zaman, 'burada ne yapıyorsun' dedi. Ben de, 'uyuşturucu madde kullanıyorum' dedim. O da, 'sokakta içilir mi' diyerek beni eve çağırdı. Beni dudağımdan ve boynumdan öptü. Uyuşturucu etkisi geçmeye başlayınca gittim. Bana, 'yine gel' dedi, 'seni seviyorum' diyordu."

Olay günü camdan içeri girdiğini ve Değer Deniz'in kendisini görünce, "ne işin var burada" dediğini de öne süren C.M., "Masanın üstünde tek taş yüzüğü gördüm. Değer'in, 'yüzüğü erkek arkadaşının aldığını' söylemesi üzerine, 'benimle görüşüyorsan başkalarıyla görüşemezsin' dedim" ifadesini kullandı.

Sanık C.M., E.K. isimli bir kişi tarafından, Cihangir'de ailesinden kendisine kalan evin değeri nedeniyle Kumburgaz'daki bir villaya kaçırıldığını ve ablasının 30 bin lira karşılığında kendisini kurtardığını da belirterek, savunmasını, "Değer bana, 'iki haftadır yoksun, zaten beni tatmin de etmiyorsun' deyince sinirlendim" şeklinde bitirdi.

“EŞİM ÖĞRENMESİN DİYE HIRSIZLIK DEDİM”

Daha önce savcılığa verdiği, "hırsızlık amacıyla eve girdiği" yönündeki ifadesini kabul etmeyen C.M., o ifadeyi gayri resmi evli olduğu eşinin öğrenmemesi için verdiğini iddia ederek, çok pişman olduğunu da dile getirdi.

“KIZIM UYUŞTURUCU KULLANAN BİRİYLE BİRLİKTE OLAMAZ”

Duruşmada beyanı sorulan müştekilerden, maktüle Değer Deniz'in babası Avni Deniz, olay günü kız kardeşinin ölümü nedeniyle tesadüfen İstanbul'da bulunduğunu ve olayı haber alıp kızının evine gittiğini kaydederek, "Yerde üzerinde çarşaf örtülmüş halde yattığını gördüm. İçerisi karmakarışık, yağmalanmış vaziyetteydi. Burnunun ve gözünün morarmış olduğunu, kan olduğunu gördüm" dedi.

Kızının, sanıkla birlikte olmasının mümkün olmadığını ve sanığın her seferinde değişik savunma verdiğini anlatan baba Deniz, "Kızım 39 yaşında, üniversite mezunu, sanatçı, albüm ve klipleri olan, birikimli bir kişiydi. Çok kültürlü, aydın bir şahıstı. Sanık gibi uyuşturucu kullanan bir kişiyle birlikte olması söz konusu olamaz. Sanığın savunmalarını kabul etmiyorum" diye konuştu.

“EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILSIN”

Evde, yatağın ucundaki kan izlerinden kızına işkence yapıldığının belli olduğunu ve kızının hunharca bir işkence sonucunda öldürüldüğünü düşündüğünü söyleyen Deniz, "Bunları sonra ispat edeceğiz. Bu kişinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" ifadesini de kullandı.

DEĞER’İN KARDEŞİ: 6 AYDIR UYUYAMIYORUM

Maktüle Değer Deniz'in erkek kardeşi Orhan Deniz de, kız kardeşinin cesediyle evin kilidini kırdırarak karşılaştığını ve polise haber verdiğini belirterek, yaşadığı travma nedeniyle 6 aydır uyku uyuyamadığını söyledi.

Orhan Deniz, kız kardeşine bunu yapan şahsın cezalandırılmasını istedi.

TEK TAŞ YÜZÜĞÜNÜ KUYUMCUYA SATMIŞ

Müştekilerin sorusu üzerini konuşan sanık C.M., evden aldığı tek taş yüzüğü Mısır Çarşısı'ndaki kuyumcuda sattığını belirterek, "Ben Değer'le gezmiyordum, sadece evine gidiyordum. O eve gidip geldiğimi arkadaşım biliyor. Değer'in kredi kartlarını almadım, şifrelerini de bilmiyorum. Ayrıca kolunda yara bandı görmedim. Kaçırıldığım için onun yanına iki hafta uğramamıştım" beyanında bulundu.

Söz alan müşteki avukatlarından Didem Erol, farklı savunmalar veren sanığın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını öne sürerek, ifadesine itibar edilmemesini talep etti.

Duruşmada tanık olarak da müşteki Orhan Deniz'in nişanlısı ile maktüle Değer Deniz'in iş arkadaşı da dinlenildi.

Deniz'in iş arkadaşı Ayşe Ö.G., olay hakkında herhangi bir bilgisi olmadığını, Değer Deniz'in böyle bir kişiyle ilişkisi olduğu yönünde bir bilgi edinmediğini, ilişkileri olsa mutlaka bileceğini söyledi.

Tanık Ayşe Ö.G., arkadaşı Deniz Değer'i en son gördüğünde kolunun bandajlı olduğunu fark ettiğini de anlattı.

CEZAİ EHLİYETİ TESPİT EDİLECEK

Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık C.M.'nin İstanbul Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek, işlediği iddia edilen suçlar nedeniyle ceza ehliyetinin olup olmadığının belirlenmesi için rapor aldırılmasına hükmetti.

Duruşmaya gelmeyen 6 tanık için zorla getirilme yazısı hazırlanmasını ve sanığın tutukluluk halinin devamını da hükme bağlayan heyet, duruşmayı 25 Aralık 2015'e erteledi.

“KRAVAT TAKMAKLA İYİ HAL OLMUYOR”

Duruşmadan önce Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde, Deniz Değer'in ailesi, kadın örgütleri üyeleriyle açıklama yaptı.

Değer Deniz'in kardeşi Orhan Deniz, "Acımız büyük, acımızı saracak pek bir şey yok. Bugün ilk duruşmamız. Değer'imiz aramızda yok artık. Bunun sebebi de bir hırsızlık ya da şans eseri bir şey değil. Bu tecavüzle sonuçlanan bir kadın cinayetidir. Hergün karşılaştığımız haberlere bir yenisini eklemiştir bu cinayet" dedi.

Hiçbir çocuğun böyle bir şey yapacağına inanmadıklarını, adalete güvendiklerini ve bu durumun kesinleştirilmesini istediklerini aktaran Deniz, "Ülkemizde bir sürü iyi hal indirimi dağıtılıyor. Bir insanın iyi halinin bu şekilde olacağını düşünmüyoruz. Duruşumuz buna karşıdır. İyi hal indirimi almasının önüne geçmeye çalışıyoruz. Bir kravat takmakla iyi hal olmuyor" diye konuştu.

Değer Deniz'in öldürülmeden önce bir albüm yaptığını ve bir çocuk kitabı çıkardığına dikkati çeken Deniz, bunu kamuoyuyla paylaşacaklarını da sözlerine ekledi.

58 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, şüpheli C.M.'nin, hırsızlık yapmak amacıyla Değer Deniz'in evinin camına tırmanmaya başladığı ve pencereden içeri girdiği belirtildi.

İddianamede tek odalı evde uyuyan Deniz'in şüphelinin ayak sesine bağırarak uyandığı, bunun üzerine şüphelinin elleriyle Deniz'in ağzını kapattığı ve boynunu sıktığı kaydediliyor.

Bu olaydan bir süre önce kolunu inciten Değer Deniz'in, şüpheli tarafından bu şekilde bayıltıldığı ve ellerinin şarj kablosu, boynunun ise çanta askısı sıkılarak bağlandığı anlatılan iddianamede, şüphelinin maktüle Değer Deniz'e tecavüz ettiği, sonrasında masanın üstünde Deniz'e ait telefon ile klarnetini aldığı ve anahtarı kullanarak evi terk ettiği de aktarılıyor.

Deniz Değer'in ölümünün bağla boğma sonucu meydana geldiği bilgisi verilen iddianamede, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan C.M.'nin, "Bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla öldürme", "konutta yağma" ve "mağduru öldürecek şeklide cinsel saldırı" suçlarından 43 yıl ila 58 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması isteniyor.