Eski DTP'lilerin müdahillik talebine tepki

Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile BDP Milletvekili Hasip Kaplan'ın şahıs ve kapatılan DTP tüzel kişiliği adına ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasına müdahil olma istekleri, sanık ve avukatlar tarafından tepkiyle karşılandı.

Anadolu Ajansı 30.03.2012 - 16:59

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, ''Halkın Avukatları Platformu Sözcüsü'' Süleyman Küçüksucu'nun mahkemeye dilekçe vererek, davaya müdahil olmak için talepte bulunduğunu söyledi.

Taleplerin alındığı duruşmada söz alan bazı sanık ve avukatlar, Bağımsız Milletvekilleri Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile BDP Milletvekili Hasip Kaplan'ın şahıs ve kapatılan DTP tüzel kişiliği adına davaya müdahil olma isteklerine tepki gösterdi.

Tutuklu sanıklardan Hasan Ataman Yıldırım, ''Ben hep kardeşliği savundum. Yanlış yapıyorlar. Türk'ün de Kürt'ün de ortak düşmanı yurt dışındadır'' diye konuştu.

Tutuklu sanık eski Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Deniz Yıldırım da ''Onurlu, devrimci siyasi hayatımda sürdürdüğüm mücadele gereği PKK tarafından yargılanmayı içime sindiremiyorum. Eğer müdahillik talebi kabul edilirse, bundan sonraki duruşmalara katılmayacağım'' dedi.

Tutuklu sanıklardan emekli Albay Dursun Çiçek de 2'si siyasi parti, biri internet sitesi, biri de avukatlar olmak üzere davaya müdahil olmak için talepte bulunulduğunu belirterek, ''Öyle görünüyor ki bu talepler daha da artacak. Ancak CMK'ya katılma talebinde bulunanların suçtan zarar gördüklerini gösteren somut delil olması gerekir'' diye konuştu.

İnternet sitesi izleme oranlarını tespit eden makama yazı yazılarak, izleme oranlarının düştüğü ya da arttığı yönünde bir tespit yapılmasını isteyen Çiçek, ''DTP, kapatılan bir partidir. Katılan ölürse ya da vazgeçerse davaya mirasçıları başvurur. Acaba bunlar partinin mirasçısı mıdır? Bunun tespit edilmesini istiyorum'' dedi.

Çiçek, siyasi partilerle ilgili olarak da Yüksek Seçim Kurulu'na yazı yazılarak partilerin gördüğü zararın tespitinin yapılmasını talep etti.

Dava kapsamında kırmızı bülten ile aranmasına karar verilen Bedrettin Dalan'ın avukatı Azmi Ulu da yargılama konusu suça göre zarar görenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Hükümeti ve hükümeti kuran siyasi parti olduğunu belirterek, ''Kim olduklarını bildiğimiz Ahmet, Aysel ve Hasip adlı kişilerin bu davadan zarar görmesi söz konusu olamaz. Bu nedenle katılma talebi yersizdir'' dedi.

Tutuklu sanık eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer de davada Genelkurmay Başkanı, 2. Başkanı ve karargahın 4 önemli başkanının yargılandığını belirterek, bu tablonun en azından bu davada Genelkurmay Başkanlığı'nın yargılandığı izlenimini verdiğini kaydetti.

Kapatılan DTP milletvekillerinin müdahil olma talebinin yeni olmadığını ifade eden Sezer, şöyle konuştu:

''Ancak bugün yenilenme ihtiyacının duyulduğu anlaşılmaktadır. Peki bu yenileme ihtiyacının bugün tekrarlanmasına neden gerek duyulmuştur? Bu talebin gerekçesi, bir Genelkurmay Başkanı'nın yargılanmaya başlanması mıdır? Acaba bu şekilde Genelkurmay Başkanlığı makamının yargılanması mıdır, bunun gerekçesi? Bölücü terör örgütü ile bağlantılarının olmadığını açıkça ifade edemeyen bu davaya müdahil olmak isteyenler Genelkurmay Başkanı ve dolayısıyla Genelkurmay Başkanlığı'nın yargılanmaya başladığı bu tarihi fırsatı mı kaçırmak istememiştir? Bu davayı bu noktaya getirenler de bu gelişmelerden acaba rahatsızlık duyuyorlar mı? Terörle mücadelede ağır sorumluluğu ve görevi bulunan TSK da elbette bu gelişmelerden rahatsız olacaktır, olmalıdır, kanaatindeyiz.''

Sezer, kanunun aradığı şartları taşımayan katılma talebinin reddine karar verilmesini istedi.

Tutuklu sanık Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu da eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ iddianamesinde, kendisinin duruşmada ''Andıcın Genelkurmay Başkanı ve 2. Başkanı tarafından görülmüş ve onaylanmış olduğuna ilişkin beyanı olduğu''na yer verildiğini belirtti.

Andıcı koordine maksadıyla kendisine arz edildiğinde gördüğünü, sonraki aşamasını bilmediğini ifade eden Otuzbiroğlu, ''Andıcın sayın Genelkurmay Başkanı tarafından onaylanıp onaylanmadığını bilmem mümkün değildir. Bu beyan, bilgi ve görgüme dayanarak değil, bir başka sanığın ifadesine dayanan beyandan ibarettir. İddianamedeki bu eksikliğin düzeltilmesini talep ederim'' dedi.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...