İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, Mahmut İbrahimiye, Binbaşı Ali Rıza Çiçek ve Yarbay Metin Arıkan'ın da aralarında bulunduğu 18 tutuklu sanık katıldı.

Sanıkların kimlik tespitinin yapılmasının ardından söz alan İran uyruklu Mahmut İbrahimiye alacaklı olduğu insanlara yönelik cebir ve tehdit uygulamadığını öne sürerek, ''Kıbrıs'taki bir casino vergi veriyor, biz ise vermiyoruz. Kumarhane işlettim ancak bu işi örgüt faaliyeti çerçevesinde yapmadım. Kimseye rüşvet vermedim, bunun için teklifte dahi bulunmadım'' dedi.

Sanık İbrahimiye, polis memurlarına rüşvet verilmesi iddiasını ilişkin ise polis memuru Osman Akkaya'nın kendisini mahvettiğini belirterek ''Akkaya bana Bahçeşehir'deki kumarhanede 'bana bir oyun verirsen, 1 ay idare ederim seni' dedi. Ama aynı gün içerisinde Bahçeşehir'deki kumarhaneyi bastılar. Benden 7.5 milyon dolar para istedi'' diye konuştu.

Duruşmada ifade veren tutuklu sanıklardan Yarbay Metin Arıkan ise hakkındaki iddiaları kabul etmediğini ifade ederek, kumarhaneye 3 kez baskın yaptığını söyledi.

Sanık Arıkan, baskınları adli yetkililerin bilgisi dahilinde yaptığını belirterek, ''Baskınlarda ele geçirilen kumar malzemeleri savcının talimatıyla Polenezköy Jandarma Karakolu'na ait depoya götürüldü. Ben bu yapılan 3 baskını yöneten bir komutan olarak ve 130'dan fazla kişiye işlem yapan bir kişi olarak hakkımdaki suçlamaları reddediyorum'' dedi.

Tekrar kumar oynanmaması için kumarhaneye çıkan yollarda arama yapılmasını emrettiğini belirten Arıkan, ''İddia edildiği gibi Binbaşı Ali Rıza Çiçek'in kumarhane baskınını Mahmut İbrahimiye'ye telefonla haber verdiğini görmedim. Baskınları önceden haber verdiğim ve rüşvet aldığım iddiaları yalandır'' iddiasında bulundu.

BİNBAŞININ SÖZLERİ HAKİMİ KIZDIRDI
Duruşmada savunmasını yapan sanıklardan Binbaşı Ali Rıza Çiçek de, çete lideri olduğu iddia edilen Mahmut İbrahimiye'nin sosyal ortamda vakit geçirdiği bir arkadaşı olduğunu söyledi.

Sanık Çiçek, ''En büyük hatam İbrahimiye'nin kumarhane işlettiğini öğrendikten sonra arkadaşlığımı kesmemiş olmamdır'' dedi.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, ''Adam ‘kumar oynatıyorum’ diyor. Sen jandarma komutanısın, Binbaşısın. Bu adamlarla mücadele etmen gerekirken kendisiyle olan arkadaşlığını masum sıradan bir arkadaşlık gibi gösteriyorsun, ben bunu anlamıyorum'' diye konuştu.

‘O EL BOMBALARI HATIRA’
Duruşmada daha sonra emekli MİT görevlisi Mehmet Fuat Batur da evinde bulundurduğu patlayıcılara ve mermilerin Batman’da operasyon yaptığı günlerden kaldığını ifade etti.

Sanık Batur, “El bombaları ve G-3 silahına ait 7.65 mm mermileri hatıra olarak bende kaldı'' dedi.

İKİ TAHLİYE
Mahkeme heyeti, sanıklardan Yarbay Metin Arıkan, Astsubay Abdurrahim Önal ve Bünyamin Yazoğlu'nun tahliyesine karar verdi.

Sanıklardan emekli MİT görevlisi Mehmet Fuat Batur ve Mahmut İbrahimiye'nin de aralarında bulunduğu 15 kişinin ise tutukluluğunun devamına hükmeden heyet, duruşmayı erteledi.

160 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Mahmut İbrahimiye'nin ''suç örgütü kurmak'' suçundan 2 ile 6, 3 kez ''nitelikli yağma'' suçundan 30 ile 45 yıl, 2 kez ''nitelikli yağmaya teşebbüs'' suçundan 10 ile 15 yıl, 2 kez ''rüşvet vermek'' suçundan 8 ile 24 yıl, 2 kez ''kumar oynatmak için yer sağlama'' suçundan 2 yıl, ''tehdit etme'' suçundan 2 ile 5 yıl, ''zincirleme olarak emniyet görevlilerine rüşvet vermek'' suçundan 6 ile 18, ''zincirleme olarak görevi kötüye kullanmaya iştirak'' suçundan 1,5 ile 4,5 yıl, ''görevi kötüye kullanmaya iştirak'' suçundan 1 ile 3 yıl, ''zincirleme olarak jandarma görevlilerine rüşvet vermek'' suçundan 6 ile 18 yıl, ''zincirleme olarak belediye görevlilerine rüşvet vermek'' suçundan da 6 ile 18 yıl olmak üzere toplam 72,5 yıl ile 158,5 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

Yaman Can'ın da benzer suçlardan toplam 73,5 yıl ile 159,5 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, Mehmet Fuat Batur'un ''evde el bombası bulundurmak'' suçundan 3 ile 8 yıl ve ''evde mermi bulundurmak'' suçundan da 1 ile 2 yıl olmak üzere toplam 4 ile 10 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması istenmişti.

Şüpheliler Jandarma Yarbay Metin Arıkan, Jandarma binbaşılar Ali Rıza Çiçek ve Önder Sazak ile Astsubay Abdurrahim Önal'ın da ''suç örgütüne yardım etmek'' suçundan 1 ile 3 ve ''zincirleme şekilde rüşvet almak'' suçundan 6 ile 18 yıl olmak üzere toplam 7 yıldan 21 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, diğer şüpheli Astsubay Zafer Demirbaş'ın da 16 ile 48 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması istenmişti.

Şüpheli polis memurları Ayhan Takaoğlu, Salih Demir ve Mustafa Gürhan Yılmaz'ın ''suç örgütüne yardım etmek'' ve ''zincirleme şekilde rüşvet almak'' suçlarından 7 ile 21 yıl ve diğer polis memuru Osman Akkaya'nın da 5 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Beykoz Belediyesi'nde görevli memur Nedim Sarıbaş'ın da 9 yıldan 27 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

Hasan Hüseyin Ünal için ''suç örgütüne üye olmak'' ve ''örgüte yardım ederek avukatlık görevini kötüye kullanmak'' suçlarından 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer şüphelilerin de 1 ile 68 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.