6 yıl aradan sonra 2018 yılı İlkbahar döneminde yeniden faaliyete geçen Eymir Kuş Halkalama İstasyonu, 2019 çalışmalarına başladı.

İlkbahar dönemi çalışmalarına 7 Nisan’da başlayan istasyonda, ilk üç haftada 32 farklı türden 350’den fazla kuş halkalandı. İstasyon’un yeniden faaliyete geçmesinden sonraki üç dönemlik çalışmalarda ise toplam 55 türden 2100’e yakın kuş halkalandı.

Eymir Kuş Halkalama İstasyonu, yeni dönem çalışmalarında kuşlardan alınan örneklerle moleküler araştırmalar için de bir merkez haline geldi.

Ankara Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün işbirliğiyle aktif hale getirilen Eymir Kuş Halkalama İstasyonu’nda çalışmalar, ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Can Bilgin, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Arzu Gürsoy Ergen ve Tarım ve Orman Bakanlığı uzmanı Burak Tatar’ın ortak yürütücülüğünde sürdürülüyor. Birçok üniversiteden öğrenciler de istasyon çalışmalarına gönüllü olarak destek sağlıyor.

SÜRPRİZ MİSAFİR “ÇIVGIN”

Eymir Kuş Halkalama İstasyonu, ikinci yıl çalışmalarına bir sürprizle başladı. İstasyondaki ağlara takılan bir Çıvgın’ın (Phylloscopus collybita) Romanya halkalı olduğunun görülmesi üzerine Romanya Ornitoloji Merkezi ile irtibata geçildi. Gelen yanıtta Çıvgın’ın 30 Eylül 2018’de Köstence’deki istasyonda halkalandığı bildirildi. 13 gram ağırlığındaki Çıvgın’ın karadan 1064 kilometre olan Köstence-Ankara arasını kuş uçuşu 579 kilometre mesafeyle kat ettiği belirlendi.

Prof. Can Bilgin ile uzman halkacılar Dr. Arzu Gürsoy Ergen ve Burak Tatar, Çıvgın’ın göç rotasını yüzde yüz kesinlikte bilmenin zor olduğuna dikkat çekti. Ancak yüksek olasılıkla İskandinavya’da üreyen bir birey olduğunu vurgulayan uzmanlar, Köstence’de geçit sırasında yakalanıp halkalanan Çıvgın’ın kışı Türkiye’de, çok yüksek olasılıkla da Eymir Gölü civarında geçirdiğine dikkat çekti. Çıvgın’ın, kışın en soğuk döneminde Kızılırmak boyu veya Toroslar’ın ılıman kesiminde konaklamış olabileceğini de vurgulayan uzmanlar, Eymir Gölü’nün, bin kilometreyi bulan göç yolculuğunda önemli bir ara durak olduğuna işaret etti. Uzmanlar, Eymir Gölü’nü, kuşlar için “otoyoldaki benzin istasyonu” olarak tanımladı. Ve bu nitelikteki konaklama alanlarının mutlaka korunması gerektiğini vurguladı.

EYMİRLİ KARATAVUK

İlkbahar dönemi çalışmalarının en önemli kayıtlarından bir diğeri ise bir Karatavuk (Turdus merula) oldu. 4 Nisan 2011’de yine Eymir Gölü’ndeki çalışmalar sırasında halkalanan Karatavuk, yeniden yakalandı. Bu kayıt, yerli türler arasında yer alan ve Nisan 2011’de halkalandığında bir yaşına yakın olduğu belirlenen Karatavuk’un en az 9 yaşında olduğunu ve yine en az 9 yıldır Eymir Gölü civarında yaşadığını ortaya koydu.

Karatavuk
Karatavuk

İbibik (Upupa epops), Sığırcık (Sturnus vulgaris), Çıtkuşu (Troglodytes troglodytes), Florya (Chloris chloris), Kırlangıç (Hirundo rustica), Sutavuğu (Gallinula chloropus) ve Kara Sinekkapan (Ficedula hypoleuca), 7 Nisan’dan bu yana süren çalışmalarla Eymir Kuş Halkalama İstasyonu’nda ilk kez halkalanan türler oldu.

İstasyonun 2018 yılı Nisan ayındaki çalışmaları sırasında da önemli tespitlere ulaşılmıştı. 2012 yılında, Eymir Gölü’nde, ODTÜ’nün yürüttüğü çalışmalar sırasında Soner Oruç tarafından halkalanan Karatavuk ve Bülbül, yeniden ağlara takılmıştı. 2012 dönemindeki kayıtları incelenen dişi Karatavuk’un 7 yıldır bölgede yaşadığı belirlenmişti. Bülbül’ün ise en az 7 yıldır Afrika’daki kışlama alanıyla Eymir

Fidanlığı’ndaki üreme alanı arasında düzenli göç ettiği belirlenmişti.
Eymir Gölü’nde daha önce yapılan çalışmalarda Ekim ayı başında rastlanan Kızılgerdan ve Çıvgın’ın 2018 yılı Eylül ayı ortasında bölgede bulunmasından sonra bu durumun, erken başlayacak kış koşullarının işareti olduğu uyarısı yapılmıştı.