Bugün orta yaşta olan ve çocukluğu Istanbul'da geçenler için Eyüp Oyuncakları'nın ayrı bir yeri var. O kıpkırmızı düdüklü testiler bundan yirmi otuz yıl önce çocukların elinden düşmezdi. Belki de Eyüp'e gitmenin en heyecanlı tarafı bu testilerdi... Yıllardır düdüklü testileri arasanız da bulmak mümkün değildi. Taa ki, bir grup bilimadamı Eyüp Oyuncakları'nı canlandırmaya karar verene kadar... Yrd. Doç Dr. Tosun Yalçınkaya,
''Fener ve Balat Semtlerinde Yaşayan Ev Kadınlarına Eyüp Oyuncakçılığının Öğretilerek İş Sahibi Yapılmaları ve Sürdürülebilir İş İlişkileri Kurulması Projesi''ni başlattı. Avrupa Birliği'nden destek alınarak başlatılan çalışmada Tarih Vakfının oyun ve oyuncak tarihi konusunda yaptığı araştırmalardan yola çıkılarak, Eyüp oyuncakçılığının yeniden hayata geçirilmesini amaçlandı.''Yeni Fırsatlar Programı''ndan 2005 yılında sağlanan destekle, bölge kadınlarının istihdamına yönelik bir proje hazırlandığını ifade eden Yalçınkaya, böylece hem kaybedilmiş önemli bir kültürel mirası olan Eyüp oyuncakçılığının yeniden canlandırılması hem de oyuncakların kadınlar tarafından üretilecek olmasıyla kayıt dışı ekonominin önlenmesi yolunda birkaç adımın daha atılmasının sağlandığını bildirdi.Yalçınkaya, 12 ay süren proje kapsamında ilk olarak 6 katılımcının eğitmen olarak yetiştirildiğini, bir ay süren bu eğitimin ardından da 57 işsiz kadına Eyüp oyuncağı üretimi ve pazarlama eğitimlerinin verildiğini anlatarak, 3 ay süren bu eğitim süreci sonunda ise Darphane'de açılan bir sergiyle Eyüp oyuncakçılığına dikkatin çekildiğini vurguladı. Tosun Yalçınkaya, ayrıca Eyüp oyuncaklarının üretim yöntemleri, çizimleri ve kullanılacak malzemeler tanıtılarak isteyen herkesin oyuncakları üretebilmesi için bir de kitap hazırlandığını kaydetti.Projeye destek veren Eyüp Belediyesinin, projenin uygulanabilmesi için Eyüp Sultan Mehterhanesi'nin bir bölümünü Eyüp oyuncakçılığı eğitimi için atölye ve çalışma mekanı olarak tahsis ettiğini anlatan Yalçınkaya, sonrasında da üretilen oyuncakların satışının sağlanması için Oyuncakçılar Çarşısı ve Piyer Loti'de iki adet dükkanın tahsis edildiğini bildirdi.Yalçınkaya, projenin kapsamının, Fener ve Balat semtlerinde yaşayan kadınlarla beraber Eyüp bölgesini de kapsayacak biçimde genişletildiğini ifade ederek, Fener-Balat Kültür ve Güzelleştirme Derneği, Fener ve Balat Semtleri Rehabilitasyon Programı'nın da katkılarıyla gerçekleştirilen projede, bugüne kadar 57 kursiyerin eğitimlerini tamamladığını söyledi.


ATÖLYEDEN KOOPERATİFE
Eğitimlerini tamamladıktan sonra Eyüp Belediyesinin tahsis ettiği mehteranhanede oyuncak üretimine başlayan kursiyerler bir araya gelerek Tarihi Eyüp Oyuncakları Kadın Kültür İşletme Kooperatifini kurdular.11 ortağı bulunan kooperatifin Denetim Kurulu Başkanı Gönül Tütün, hafta içi üretim faaliyetlerini sürdürdükleri atölyede, 28 Eyüp oyuncağının 19'unu ürettiklerini bildirdi.''Eyüp oyuncaklarını bilenler bir şekilde bize ulaşıyorlar, yeteri kadar satış yapamıyoruz'' diyen Tütün, daha ucuz olmaları nedeniyle Çin oyuncaklarına karşı mücadele ettiklerini söyledi.Tütün, Eyüp oyuncaklarının yapımının 1950 yılında sona erdiğini, bu tarihten sonra üretim yapan herhangi bir ustanın veya imalathanenin bulunmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:''Geleneksel pek çok Eyüp oyuncağını bugün atölyemizde yapıyoruz. Yeterince tanıtımımızın yapılmaması nedeniyle, sesimizi yeterince duyuramıyoruz. Satışlarımız istediğimiz gibi olmadığı için kooperatifimize yeni üyeler alamıyoruz. Üretimimizi arttıramıyoruz.Eyüp oyuncakları, çocuklara çok cazip gelen oyuncaklar değil. 18. yüzyılın çocuklarıyla günümüz çocukları arasında büyük fark var. Eskiyi bilenlere, Eyüp oyuncakları daha cazip geliyor. Yetişkinleri geçmişe döndüren anı niteliğini de taşıyor Eyüp oyuncakları. Çocukların bu geleneksel oyuncakları daha iyi tanımalarını istiyoruz. Bazı okullar, öğrencilere Eyüp oyuncaklarını tanıtmak adına atölyemizde etkinlikler düzenliyor.''




EYÜP OYUNCAKÇILIĞI

Oyuncak üretiminin kendine mesken olarak Eyüp’ü seçmesi tesadüfi değildir. Eyüp’ün Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişme dönemindeki rollerinden biri, devletin halkla ilişkiye geçtiği ideolojik ve simgesel tahta oturma (cülus), bağlılık yemini (biat), kılıç kuşanma törenlerinde, sünnet, doğum ve zafer kutlamalarında odak olmasıdır. Eyüp dinsel ve dinlenme amaçlı bir ziyaret ve konaklama mekanı; buna dayalı imalat ve ticaret (seramik, çanak-çömlek, oyuncak atölyeleri) işlevleri ile İstanbul’un Haliç çevresindeki mekansal yapılanmasında bir son nokta haline gelmişti. Eyüp Oyuncakçılığı’nın bir de ekonomik olarak konumlanışı vardır. Eyüp Oyuncakları tamamıyle atık malzemenin değerlendirilmesi üzerine temellendirmişti. Tahtakale’nin tahta artıkları ve sobacıların artık tenekeleri; Sütlüce Mezbahası’ndan atılan deri ve bağırsak fazlası; Kağıthane ile Alibeyköy derelerinin biriktirdiği kilin kullanılmasıyla, Eyüp Oyuncakları’nın temel malzemeleri elde edilmiş oluyordu. Bu üçgenin ortasında kalan Eyüp, özellikle sünnet merasiminin bir parçası olarak gelen gelen potansiyel çocuk müşterilerini de bularak bir oyuncak sektörü merkezi oldu. Fakat Eyüp Oyuncakları, özellikle 19. yüzyıl sonunda Pera’da açılan mağazalardaki oyuncaklarla rekabet edemedi. Zaten Eyüp Oyuncakları denen türün varoluş sebebi, malzemelerinin kısıtlı olmasıydı. Ayrıca İstanbul’un gelişimi ve sanayileşmesi içerisinde yeni doğan ihtiyaçlarla Eyüp semtinin dönüşümü de bu zanaatın ortadan kalkmasına yol açan etkenlerden biridir. 1950 yıllarında Kartal, Bomonti ve Kağıthane’de çok sayıda sanayi kolu üretime başladı. 1957’de Başbakan Menderes’in Eyüp Bulvarı’nı açmasıyla meşhur Oyuncakçılar Çarşısı yok oldu.


Oyuncakçılık tarihi 18. yüzyıla kadar dayanan Eyüp, seri üretimin gelişip, doğal malzemenin yerini plastik ve türevleri alana kadar oyuncak üretiminin merkeziydi.İstanbul çocukları, sünnet zamanlarında Eyüp'e getirilir, dönüşte istedikleri oyuncağı seçmelerine izin verilirdi. Anadolu'nun birçok yöresine oyuncak, Eyüp semtinden dağıtılırdı. Oyuncak denilince akla ilk Eyüp gelirdi.Eyüp'te ilk oyuncak 18. yüzyılda Dökmeci Hasan Ağa tarafından yapıldı. 2. Mahmud zamanında memleketinden İstanbul'a Nizam-ı Cedid askeri olarak gelen ve Rami Kışlası'nın açılış törenlerinde dümbelek çalan Dökmeci Hasan Ağa, askerlikten ayrıldıktan sonra sahur maniciliğinin yanı sıra boş zamanlarında oyuncak yapardı.''Tükürüklü oyuncakçı Hasan Ağa'' adıyla da anılan bu kişiden sonra Darbukacı Halil Efendi ve Küçük İsmail Efendi adlarındaki zanaatkarlar da oyuncak atölyeleri açarak, bu mesleğin yayılıp gelişmesine hizmet ettiler.Üstüne ayna parçaları yapıştırılmış renkli küçük testiler, sürahiler, bardaklar, teneke zilleri olan bir karış çapında tefler, bir karış çapında davullar, yaklaşık 2 santimetre büyüklüğünde tekerlekli arabalar, minik darbukalar, saplı davullar, beşik ve salıncaklar, topaçlar, hacıyatmazlar, şakşaklar, kırmızı tüylü koyun ve kuzular, padişah kayıkları, 2-3 şerefeli camisiz minareler, tahta kılıçlar dönemin Eyüp oyuncakları arasında yer alıyor.

Tarihi Eyüp Oyuncakları,Tarihi Zal Mahmut Paşa Külliyesi'nde çocuklarla buluşarak "kendi oyuncağını kendin boya" atölye çalışmaları da yapıyor.
İrtibat ve randevularınız için:     0212 567 39 26