Fahrettin Altun: DEAŞ'lılar bize ihale edilmedi

Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde YPG/PKK'ya karşı başlattığı Barış Pınarı Harekatı'yla ilgili başlıklardan biri de tutuklu DEAŞ'lıların durumu. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

ntv.com.tr 14.10.2019 - 08:13

fahrettin altun.jpg

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Fırat'ın doğusunda PYD/PKK terör unsurlarına başlattığı 'Barış Pınarı Harekatı' devam ederken, harekatla ilgili önemli başlıklardan biri de, tutuklu DEAŞ'lıların akıbeti.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Hürriyet gazetesinden İpek Özbey'e konuştu.

DEAŞ'la tek başına mücadele yürütme ve kampların kontrolünü sağlama kapasitesien sahip miyiz? 

Türkiye, Suriye'nin kuzey doğusundaki hapishanelerde tutulan DEAŞ'lı teröristlerin idamesini üstlenecek mi?

Öncelikle şu hususu açıkça ifade edeyim: Bu teröristlerin Türkiye'ye ihale edilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Bizim harekât bölgemizin sınırları bellidir. İlk aşamada 30 kilometre derinliğe ineceğimizi ifade ettik. Sürekli konuşulan büyük hapishane ve gözetim merkezleri bu alanın dışında kalıyor.

Öte yandan hem sınırlarımızın içinde hem de Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekât bölgelerinde binlerce DEAŞ teröristi demir parmaklıkların arkasında tutuluyor. Bunlara ek olarak deradikalizasyon merkezleri var. Barış Pınarı sahasında DEAŞ'lı terörist varsa bunları salıverecek hâlimiz yok. Diğer teröristlere nasıl muamele edeceksek onlara da aynı şekilde muamele edeceğiz. Ancak güvenli bölgenin dışında kalan bölgelerdeki teröristler bugünün konusu değil.

Tek başına DEAŞ'la mücadeleyi yürütme ve DEAŞ'lı kamplarının kontrolünü sağlama kapasitesine sahip miyiz?

Türkiye, Suriye krizinin başından beri terörle mücadele anlamında uluslararası toplumun önünde oldu. Yabancı terörist savaşçıların durdurulması için büyük çaba gösterildi. Teröristler bugün bizi eleştiren Avrupa ülkelerinden ellerini kollarını sallayarak geldiğinde onlan tespit edip geri gönderen Türkiye oldu. İsim vermeyeyim ama o dönemde yakalayıp sınır dışı ettiğimiz yabancı savaşçıların birkaç ay sonra yeni pasaportlarla tekrar Türkiye'ye gelmeye çalıştığını gördük. Yaşanan olayları kamuoyuyla paylaşsak Avrupalı yetkililerin önemli bir bölümü sokağa çıkamaz. Aynı şekilde Avrupa'da yaşanan terör saldırılarının sorumlularını önceden tespit edip Avrupalı yetkilileri uyarmamıza rağmen hiçbir önlem alınmadığını hatırlayacaksiniz. Fırat Kalkanı ile başlayan yeni dönemde bir yandan bu faaliyetler devam etti, diğer yandan Suriye sahasında muharip unsurlarımız görev yapmaya başladı. Türkiye gibi bu sürecin tamamında zaten başı çekmiş bir ülkenin kabiliyetlerinin veya niyetinin sorgulanmasını gülünç buluyorum.

Sayfa Yükleniyor...