NTV

Ahbap soruşturmasında yeni gelişme | Hazal Kaya, Ruşen Çakır ve Özlem Gürses'in ifadesi ortaya çıktı. "120 bin TL bağış yaptım, ben de mağdurum"

23.07.2026 15:38

Son Güncelleme: 24.07.2026 16:31

NTV - Haber Merkezi

Google'da NTV'yi tercih et

Ahbap soruşturması kapsamında ifadeye çağırılan oyuncu Hazal Kaya, gazeteciler Fatih Altaylı, Ruşen Çakır ve Özlem Gürses, adliyede ifade verdi. Kaya, Ahbap Derneği'ne 120 bin lira bağışladığını ve kendisinin de mağdur olduğunu iddia etti.

Ahbap soruşturmasında yeni gelişme | Hazal Kaya, Ruşen Çakır ve Özlem Gürses'in ifadesi ortaya çıktı. "120 bin TL bağış yaptım, ben de mağdurum"
NTV

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturması devam ediyor.

 

Soruşturma kapsamında son olarak sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur'un tutuklanmasına karar verilmiş ve böylelikle soruşturmada tutuklu sayısı 27'ye yükselmişti.

6 ÜNLÜ İSİM DAHA İFADEYE ÇAĞIRILDI 1
NTV

6 ÜNLÜ İSİM DAHA İFADEYE ÇAĞIRILDI

Soruşturma kapsamında bugün de yeni bir gelişme yaşandı. 

 

Oyuncu Hazal Kaya, gazeteci Fatih Altaylı, Ruşen Çakır ve Özlem Gürses, komedyen Şahan Gökbakar ve sosyal medya fenomeni Fatih Koparan soruşturma kapsamında ifadeye çağırıldı.

ADLİYEYE GELDİLER 2
NTV

ADLİYEYE GELDİLER

Savcılığa ifade vermek üzere adliyeye ilk gelen isim Özlem Gürses oldu. Öncesinde gazetecilere açıklama yapan Gürses, "Savcı Bey, bilgimize başvurmak istemiş. Kendisinin sorularını yanıtlamaya geldik." diyerek savcıya ifade verdi  Gürses'in ifade işlemleri başladı. 

 

Sabah saatlerinde de savcıya ifade veren Ruşen Çakır'ın ardından Hazal Kaya giriş yaptı. 

 

Avukat annesiyle gelen Kaya  gazetecilere "İfadeye çağırıldım geldim. Söyleyecek bir şey yok, göreceğiz." dedi. Kaya, ifade işlemlerinin ardından adliyeden ayrıldı.

FATİH ALTAYLI: VERDİĞİM DESTEK İÇİN ÜZGÜNÜM 3
DHA

FATİH ALTAYLI: VERDİĞİM DESTEK İÇİN ÜZGÜNÜM

Gürses'in ardından adliyeye gelen isim, Fatih Altaylı oldu. Altaylı, ifadesinde Haluk Levent'le ilk kez 2021 yılında yaptığı bir program vesilesiyle tanıştığını, kendisini daha önceden kamuoyundaki kimliğiyle bildiğini anlattı:

 

“Bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Kendisini kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim. Açıkçası kendisine çok güvenmezdim.”

 

Altaylı, Levent ve AHBAP Derneği'ne yönelik algısının 2020 yılındaki orman yangınları sırasında değişmeye başladığını söyledi. Derneğin helikopter ve uçak kiralayarak yangın söndürme faaliyetlerine katıldığını hatırlatan Altaylı, bu çalışmaların hem kendisinde hem de kamuoyunda derneğe karşı sempati oluşturduğunu belirtti.

 

6 Şubat 2023'teki deprem felaketinden sonra da bu güven ortamının devam ettiğini söyleyen Altaylı, kendi şüpheleri sürmesine rağmen AHBAP hakkında olumlu söylemlerde bulunmuş olabileceğini söyledi. 

 

“SÜT GİBİ LEKESİZ GÖRÜNMEK ZORUNDASIN”

 

Altaylı, Haluk Levent’in geçmişi nedeniyle derneğin çok sıkı biçimde denetlenmesi gerektiğini savunduğunu da ifadesine ekledi.

 

Bu konuda “Haluk, çuvallamamalısın; süt gibi lekesiz görünmek zorundasın” anlamına gelen yazılar kaleme aldığını belirten Altaylı, Levent’in kendisiyle irtibatını kestiğini, telefonlarına cevap vermediğini ileri sürdü.

 

Buna rağmen derneğin bağımsız kuruluşlarca denetlenmesi gerektiğini her platformda dile getirmeyi sürdürdüğünü savundu. 

 

Altaylı’nın ifadesine göre Levent, daha sonra kendisine gönderdiği mesajda denetim geçirdiklerini ve kuruşu kuruşuna hesap vereceğini söyledi.

 

“ÇOK HAKLISIN ABİM” MESAJI

 

Fatih Altaylı, birkaç ay önce AHBAP’ın hesap vermediğine ilişkin yeni bir yazı kaleme aldığını anlattı.

 

İnternet sitesinde mali tabloların açıklanmadığını belirten Altaylı, derneğin uluslararası denetim kuruluşları tarafından incelenmesi gerektiğini yazdığını ve İçişleri Bakanlığı'nı göreve çağırdığını söyledi.

 

Altaylı, bu yazının ardından Haluk Levent'in kendisine şu mesajı attığını belirtti:

 

“Çok çok haklısın abim. Yaklaşık 10 ay önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim. Sözüm söz.”

 

Altaylı’nın, “Kumarbaz ve mali suçlarla anılan biri olduğunu biliyordum”, “Yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığını araştırmadım” ve “Hak etmediği desteği vermişim” şeklindeki sözleri dikkati çekti.

"BEN DE MAĞDURUM" 4
IHA

"BEN DE MAĞDURUM"

Kaya'nın ifadesi ortaya çıktı.

 

"Haluk Levent'i 2020 yılında kendisi SMA'lı çocuklar hakkında yaptığı yardım faaliyetlerine ilişkin ben de aynı şekilde yardım faaliyetlerinde bulunmam sebebi ile bana telefonla ulaştı." diyerek konuşan Kaya, Levent'in kendisine benzer yönlerdeki faaliyetlerinden bahsettiğini ancak somut bir yardım talebinde bulunmadığını dile getirdi.

 

Bu telefon görüşmesinden sonra Levent ile hiçbir şekilde görüşmediğini ifade eden Kaya, "Bu nedenle bir tanışıklığımız bulunmamaktadır." dedi.

 

6 Şubat depremlerinde yardımda bulunmak istediğinden bahseden Kaya, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

 

"- Babala TV'nin canlı yayınını gördüğümde kendim yayına katılmak amacıyla yayının yapıldığı ofise gittim. Buraya gitmem konusunda herhangi birinin çağrısı veya yönlendirmesi olmadı. Oradaki beyanlarımız ve sonrasındaki süreçte şahsi sosyal medya hesaplarımdan yaptığım paylaşımlar tamamen depremden zarar görmüş insanlara yardımcı olmak kastıylaydı. O dönemde hamile olduğum için çok duygusaldım zaten çok kısa bir süre sonra 11 Şubat tarihinde doğum yaptım ve sonraki süreçte bu tür etkinlik veya bir yayına katılımım söz konusu olmadı.

 

"120 BİN LİRA BAĞIŞLADIM"

 

- Depremde birçok hamile kadın veya çocuk da etkilendiği için özellikle kendimi yardım etmek zorunda hissettim. Bu sebeple elimden geldiğince yardımlarda bulundum. AHBAP'a şahsen 120 bin TL bağış ben de yaptım. Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikayet hakkımı gerekli olursa kullanacağım.

 

- Bu süreçte sadece AHBAP ve Babala TV'ye yönelik paylaşımların olmadı. Göçük altında kalan veya acil yardıma ihtiyacı olan insanların çağrılarına ilişkin de AFAD'ı etiketleyerek yine aynı şekilde sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarım oldu. AHBAP Derneği'nin o süreçte kullanacağı çadırları Kızılay'dan temin etmesi veya çeşitli kamu görevlilerinden destek içeren açıklamalar paylaşması bizde de o dönem bir güven duygusu oluşturmuştu ama geldiğimiz noktada bu duygumuzun ve bizim kamuoyu nezdinde bilinirliğimizin kullanılarak insanlardan bağış toplanmaya çalışılmasını topluma yapılan bir kötülük olarak değerlendiriyorum.

 

- Basından öğrendiğim kadarıyla savunmasında dayandığı hususları korkunç bir şey olarak buluyorum. Hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Benim de aralarında bulunduğum binlerce insanın iyi duygularının suistimal ederek yaptığımız bağışları bahis ve kumarda harcaması alçakça bir harekettir.

"ŞAHSİ BİR TANIŞIKLIĞIM OLMADI" 5
DHA

"ŞAHSİ BİR TANIŞIKLIĞIM OLMADI"

Gürses de ifadesinde 2023 yılı Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin yaşandığı dönemde işsiz olduğundan bahsedip deprem nedeniyle ekranlarda bulunmadığından, sadece birkaç Youtube yayına katıldığından bahsetti.

 

Sosyal medya paylaşımlarında genel olarak o dönem yoğun bağış toplayan Ahbap Derneği'nin ve birlikte çağrı yayınları yapan Babala TV organizasyonunun denetlenmesini önerdiğini sözlerine ekleyen Gürses, "Benim Haluk Levent ile herhangi bir şahsi tanışıklığım yoktur. Deprem öncesinde kendisi ile ilgili röportaj, özel haber dahil hiçbir çalışmam olmadı. Yalnızca depremin 3. yıldönümünde Hatay'dan direkt bağlantı ile canlı yayına konuk almıştık." dedi.

 

“LAKAYİT TAVIRLARI”

 

Levent'in ofis sandalyesinde "lakayit" bir tavır ile depremzedelerden bahsettiğini öne süren Gürses, ifadesine şöyle devam etti:

 

"- Kendisinin deprem acılarını yaşayan insanların yanındaki hal ve hareketlerini yanlış bulduğumu rejideki arkadaşlarıma iletmiştim. Bu yayın deprem bölgesinde geçen zaman içerisindeki durumu değerlendirdiğimiz ve vaatleri sorguladığımız bir içerikte idi. Bu yayında müteahhiti kaçan projelerde mağdur olan 2 depremzede avukatı konuk alıp durumun vahametini anlatmıştım. Buradan da deprem sonrası verilen sözlerin peşinde olduğumu görebilirsiniz.

 

"Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim. Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım. Çünkü iletişim ve koordinasyonsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın kötü niyetli olarak kullanılması en hafif tabirle vicdansızlıktır.

 

-Deprem döneminde toplumda var olan görüş ayrılıkları nedeni ile farklı yerlere yardım iradesi mevcuttu. İnsanlar bazı derneklere güvenmeyip bazı derneklere daha çok itimat ediyordu. Ben yoğun bağış aldığını düşündüğüm Ahbap' ın bağımsız organ tarafından denetlenmesi çağrısını yaptım. Tweetlerimde yalnızca Ahbap ve Babala' yı düzeltmeye çalışıp ön plana çıkardığım yönündeki tespitlere katılmıyorum. Ben AFAD' a, Kızılay' a ve diğer sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafede idim. Devlet ve hükümet ayrımını bilirim.

 

-Devlet kurumlarına her zaman saygı duyar, işlerini yapmaları için gerekli desteği sağlarım. Ancak Kızılay bir devlet kurumu değildir. Tıpkı Ahbap'ın denetlenmesi gerektiği gibi Kızılay da denetlenmelidir. Deprem döneminde vatandaşlarda Kızılay'ın çadır satması ile alakalı tereddütle oluşmuştu.

 

- Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun. Türk yargısı geçen 3 sene içerisinde durumu somut olarak belirleyecek verilere sahiptir. Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım."

"AHBAP DERNEĞİ'NE CUZİ BİR MİKTARDA YARDIMDA BULUNDUM” 6
DHA

"AHBAP DERNEĞİ'NE CUZİ BİR MİKTARDA YARDIMDA BULUNDUM”

Gazeteci Ruşen Çakır savcılık ifadesinde, Haluk Levent’i şahsen tanımadığını, sanatçı olması münasebetiyle bir vatandaş olarak bildiğini söyledi.

 

Yaptığı bir habere ilişkin soru sorulan Çakır, “Haberi ben yapmıştım. O dönem depremin oluşturduğu üzüntü sebebiyle ve deprem bölgesinde bulunan yine meslektaşlarımızın bizlere yansıtmış olduğu durumlarla ilgili olarak AHBAP Derneği’nin depremzedelere ciddi yardımlarda bulunduğu söylemeleri sebebiyle bu şekilde haber yaptım." dedi.

 

Herhangi bir şekilde para toplanmasına yardımcı olmadığını dile getiren Çakır, "Tamamen bu yapılan haber o şartlarda bir durum değerlendirmesiydi. Şahsım olarak ve ailem tarafından da AHBAP Derneği’ne çok cüzi miktarda deprem bölgesine gönderilmek üzere yardımda bulundum. Haluk Levent ile hiçbir şekilde bir araya gelmedim. Bir organizasyonunda yer almadım. Savcılık makamı gerekli gördüğü takdirde HTS kayıtlarımı inceleyebilirler.”

 

“KAZANÇ SAĞLAMADIM”

 

Herhangi bir sorumluluk hissetmediğini de dile getiren Çakır, ifadesinde kendisini şöyle savundu:

 

"- Ben 41 yıldır gazetecilik mesleğini yapmaktayım. Toplumun büyük bir kesimi uzun yıllardır yazılarımı okurlar haberlerimi değerlendirirler. Bu dernek sayesinde artan bir popülerliğim söz konusu değildir. Zaten tanınan bir kişiyim. Herhangi bir kazanç sağlamadım.

 

- Öncelikle su hususun tekrar altını çizmek isterim ben Haluk Levent isimli şahıs ile hiçbir şekilde bir araya gelmedim. Yapılan yardımların yerine getirilip getirilmediği hususunu kontrol etme gibi bir imkanım yoktur. Ben kesinlikle devletin hiç bir kurumunu aşağılamadım. Kimseyi devletimize yada devletin kurumlarına güvenmeyin şeklinde telkinde bulunmadım. Bu yapılan haber bir yönlendirme değil bir durum değerlendirmesidir. Yani bana bu derneğin maddi manevi zerre katkısı olmamıştır.

 

- Deprem bölgesine gitmediğim doğrudur. Fakat orada bulunan arkadaşlarımızdan sürekli olarak bilgi aldım. Onların yönlendirmesi neticesinde de gazetecilik görevim gereği toplumu aydınlatıcı bu haberi yaptım. Soruşturmalar neticesinde söz konusu ahbap derneğinin mağdur insanlara yardım niteliğinde dağıtılması gereken paraların şahsi sebepler ile kullanıldığının öğrenmiş oldum. Bir derneğin bu şekilde hareket etmesi gerçekten çok üzücü. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da ve yine bir gazeteci olarak da beni üzmüştür. Bende bu derneğe yardımda bulundum. Umarım bir an önce suçlu olan kişilerin cezalandırılmasının gerçekleşmesini isterim."

GÖKBAKAR, LEVENT'LE TARTIŞMIŞTI 7
Anadolu Ajansı

GÖKBAKAR, LEVENT'LE TARTIŞMIŞTI

Yaklaşık 53 bin kişinin yaşamını yitirdiği depremden sonra Şahan Gökbakar, Haluk Levent'i sert biçimde eleştirmiş; iki isim arasında tartışma çıkmıştı.

 

Depremin ilk günlerinde Kızılay'dan 2 bin 50 çadır satın aldıklarını belirten Levent, "Biz, biraz indirim yaptırabildik ve tanesini 19 küsur bin liraya aldık. Artı KDV ve nakliye ile maliyeti 22 bin liraya gelebiliyor. Dün bir arkadaşım yazmış ‘çadırlar 11 bin lira sen 20 bin lira vermişsin’ diye, yapmayın. Tam izolasyon çadır o fiyata olmaz" demişti.

 

Bunun üzerine Gökbakar, şarkıcıya şu tepkiyi göstermişti:

 

"Haluk bu sabah TV'de, Kızılay'la alışverişini cansiperane savunurken 'fiyat normal, çadırlar kaliteli' dedi. Kendi tweet'i 145.446.500 TL / 13.250 çadır= 10.970 TL. Haluk sen de 10 bine almışsın çadırların tanesini. 22 bine aldıkların kaliteli de, bu aldıkların kalitesiz miydi?"

 

Haluk Levent'in yanıtı ise şu olmuştu:

 

“Sevgili Şahan. 19 binlik + KDV çadırlardan yani bizim 2 bin 50 tane aldığımız çadırlardan şu anda olsa hiç ucuz çadır almam. Çünkü tam korunaklı çok sıcak deprem çadırı. Piyasada yok şu anda. Keşke olsa da alsak. Yani bu hesaplama çadır kalitesine göre değişiklik gösteriyor.”

ÜNLÜ İSİMLER İFADEYE ÇAĞRILDI 8
NTV

ÜNLÜ İSİMLER İFADEYE ÇAĞRILDI

Gazeteci Ece Üner ve Fatih Portakal, avukat Feyza Altun, şarkıcı Gökhan Özoğuz ve sunucu Öykü Serter ifadeye çağrıldı.

 

Üner, Özoğuz ve Serter aynı saatlerde adliyeye geldi.

 

Üç isim savcıya ifade verip adliyeden ayrılırken dün de gazeteci Fatih Portakal ifade verdi.

"BU DERECE GÜVEN DUYDUĞUM İÇİN PİŞMANIM" 9
Anadolu Ajansı

"BU DERECE GÜVEN DUYDUĞUM İÇİN PİŞMANIM"

Soruşturma kapsamında, Fatih Portakal bugün İstanbul Adliyesi'ne gelerek savcıya ifade verdi.

 

Fatih Portakal ifadesinde, Haluk Levent'i sanatçı kimliği, Oğuzhan Uğur'u da yaptığı programlar nedeniyle tanıdığını, iki şüpheliyle de sosyal hayatında kişisel bir ilişkisinin bulunmadığını söyledi.

 

Levent'le yüz yüze hiçbir zaman bir araya gelmediğini, bir iki kez telefonla Ahbap Derneği'nin kuruluş aşamasından bir süre sonra haber programıyla ilgili görüştüğünü hatırladığını anlatan Portakal, Uğur'la da gazetecilik faaliyetiyle ilgili birkaç kez görüştüğünü, iş haricinde arkadaşlığının olmadığını belirtti.

 

Portakal'a, "Yapmış olduğunuz yayınlarda 6 Şubat depreminden sonra Türkiye genelinde deprem bölgesine yardımların toplanarak gönderildiği aşamada devlet kurumu olan AFAD'a ve Kızılay'a güvenmediğiniz, bu kurumlara yardım yapmayacağınız, onun yerine soruşturmaya konu olan Ahbap Derneği'ne yardım yapacağınıza dair ve insanları da bu derneğe yardım yapmaya yönlendirici beyanlarınız tespit edilmiştir. Yardım yapmak isteyen kişilerin neden özellikle bu derneğe yönlendirdiniz?" sorusu yöneltildi.

 

Kendisine sorulan derneğin kamuoyu nezdinde olumlu algıya sahip olduğunu, kuruluş aşamasından Kahramanmaraş merkezli depremlere kadar dernek hakkında adli veya idari soruşturma olmadığını söyleyen Portakal, deprem döneminde de ihtiyaç sahipleriyle yardım yapmak isteyenleri buluşturmak amacıyla, dönemin şartlarında öne çıkan derneğe bağış yapılabileceğini ifade ettiğini söyledi.

 

Portakal, deprem döneminde yalnızca Ahbap Derneğini değil, AFAD ve Kızılay'ın yayımladığı ihtiyaç listelerini de programlarında paylaştığını belirterek, amacının yardım yapmak isteyenlerle ihtiyaç sahipleri arasında köprü kurarak desteklerin en kısa sürede yerine ulaşmasına katkı sağlamak olduğunu ifade etti.

 

“BİLGİYE SAHİP DEĞİLDİM”

 

Medya sektöründe uzun yıllardır bulunduğunu söyleyen Portakal, ifadesinin devamında şunları kaydetti:

 

"- Söz konusu derneğin yöneticisi olan Haluk Levent ile ilgili geçmişte karşılıksız çek konusunda birkaç olumsuz duyum almıştım ancak bu konuyu detaylı olarak araştırmadım. Söz konusu derneğe şahsi olarak herhangi bir bağışta bulunmadım. Ben yardımlarımı doğrudan ihtiyacı olan kişilere bizzat yapıyorum.

 

- Haluk Levent ile herhangi bir ticari ilişkim veya aramızda bir para alışverişi söz konusu olmamıştır. Ben yapmış olduğum yayınlarda, Babala TV ve Ahbap üzerine beyanlarda bulundum ve yayınlarımda bu kişilere yer verdim ancak buradaki kastım toplanan yardımların insanlara ulaştırılmasına yardımcı olmaktı. Bu şahıslara sınırsız bir güvenim söz konusu değildi.

 

- Deprem dönemindeki hassasiyet duyguları, söz konusu derneğin kamuoyu nezdinde muteber bir yapı olması, derneğin yöneticisi olan Haluk Levent'in yapılan anketlerde ülkede en çok güven duyulan kişi olarak gözükmesi sebebiyle Ahbap Derneğine yardım yapılması konusunda lehine beyanlarım söz konusu olmuştur."

 

- Derneğin lehine beyanda bulunurken toplanan paraların devamında nerelere harcandığı konusunda somut olarak bir bilgiye sahip değildim. Bunu o günkü şartlarda denetleme gereği de duymadım. Bu konuda kendime de kızgınım zira yapı olarak insanları sorgulamaya yönelten bir insanım.

 

- Hal böyleyken bu derneğe yapılacak olan bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım. Yapılan yardımların ve toplanan paraların büyüklüğü göz önüne alındığında, devam eden süreçte bu Haluk Levent'e topladığı paraları nereye harcadığı konusunda hesap verilebilir olması yönünde telkinlerde bulunabilir ve bunu açıklamasını isteyebilirdim ancak bunu yapmadım."

ECE ÜNER: KENDİMİ KANDIRILMIŞ HİSSEDİYORUM 10
Anadolu Ajansı

ECE ÜNER: KENDİMİ KANDIRILMIŞ HİSSEDİYORUM

Üner, Haluk Levent’i sanatçı ve Ahbap Derneği yöneticisi olarak tanıdığını, kendisiyle ilk kez Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Oğuzhan Uğur’un Babala TV kanalında düzenlediği programda yüz yüze geldiğini anlattı. Bu görüşmenin öncesinde ve sonrasında Levent ile yüz yüze veya telefonla herhangi bir görüşmesinin olmadığını belirtti.

 

Canlı yayında Ahbap’a yönelik eleştirilere karşı kullandığı ifadelerin derneği savunma amacı taşımadığını söyleyen Üner, o dönemde yaptığı “AFAD da bizim, Ahbap da bizim” paylaşımıyla birlik ve beraberlik mesajı vermek istediğini kaydetti.

 

Ahbap Derneği’ne herhangi bir bağışta bulunmadığını bildiren Üner, bunun banka hesap hareketlerinden de görülebileceğini ifade etti. Bağışların kaynağının sorgulanması ve sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini daha sonra sosyal medya hesabından da dile getirdiğini söyledi.

 

Basına yansıyan iddiaların doğru olması halinde kendisini kandırılmış hissettiğini belirten Üner, Haluk Levent’in yardım paralarını iddia edilen şekilde kullanacağını bilseydi söz konusu açıklamaları yapmayacağını vurguladı. Üner, Levent’e o dönemde devlet yetkilileri tarafından teşekkür edilmesi ve ödüller verilmesinin de kendi yaklaşımında etkili olduğunu söyledi.

 

Geçmişteki paylaşımından pişman olduğunu ifade eden Üner, Haluk Levent’in savunmasını geçerli bulmadığını ve iddia edilen eylemlerin kamu vicdanına sığmadığını düşündüğünü belirterek tepki gösterdi.

GÖKHAN ÖZOĞUZ: TEK AMACIM İNSANLARA YARDIMCI OLMAKTI 11
Anadolu Ajansı

GÖKHAN ÖZOĞUZ: TEK AMACIM İNSANLARA YARDIMCI OLMAKTI

Özoğuz, Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent’i aynı sektörde bulunmaları ve basında yer alması nedeniyle ismen tanıdığını, ancak kendisiyle yüz yüze görüşmediğini söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ne tür yardımlar yapılabileceğine ilişkin kısa bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiş olabileceğini belirten Özoğuz, bu görüşmenin herhangi bir iş birliğiyle sonuçlanmadığını ifade etti.

 

Özoğuz, kendisine ait banka hesaplarından Haluk Levent, Oğuzhan Uğur veya Ahbap Derneği’ne ait herhangi bir hesaba para transferi yapmadığını, bu kişi ve kuruluşlarla iş ilişkisinin bulunmadığını kaydetti.

 

Oğuzhan Uğur’u deprem öncesinde müzik çevresinden tanıdığını anlatan Özoğuz, deprem sonrasında yardım çalışmalarını görmesi üzerine Uğur’u arayarak nasıl destek olabileceğini sorduğunu söyledi. Daha sonra Uğur’un ofisine gittiğini belirten Özoğuz, burada göçük altındaki kişilerden gelen telefon görüşmelerini dinlediğini ve bundan etkilenerek ofisten ayrıldığını anlattı.

 

Herhangi bir hesap için bağış toplamadığını vurgulayan Özoğuz, yardım çağrısı içeren bir video çekmiş olabileceğini ancak videoda hangi bağlantıları işaret ettiğini hatırlamadığını söyledi. Özoğuz, söz konusu bağlantıların Oğuzhan Uğur ve ekibi tarafından paylaşılan yardım adresleri olabileceğini belirtti.

 

Deprem döneminde yaptığı sosyal medya paylaşımlarına da değinen Özoğuz, Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’u etiketlediği paylaşımları, sahte hesaplar üzerinden yayılan ve yardımların ulaştırılmadığını öne süren yorumlara karşı yaptığını ifade etti. Paylaşımlarında Ahbap’ın yanı sıra AFAD, Kızılay ve diğer yardım kuruluşlarını da etiketlediğini belirten Özoğuz, amacının yalnızca yardım çalışmalarına destek olmak olduğunu söyledi.

 

YouTube’da kullandığı, “Hayatımda ülkeyi bu kadar sahipsiz hissetmedim” sözlerinin Türkiye Cumhuriyeti’ni veya herhangi bir kamu kurumunu hedef almadığını savunan Özoğuz, bu ifadeyle göçük altındaki kişiler ile yakınlarının çaresizliğini anlatmak istediğini kaydetti.

ÖYKÜ SERTER: HALUK LEVENT'LE PARA ALIŞVERİŞİM OLMADI 12
Anadolu Ajansı

ÖYKÜ SERTER: HALUK LEVENT'LE PARA ALIŞVERİŞİM OLMADI

Serter, 1999’daki Adapazarı depreminde muhabir olarak görev yaptığını ve sahada tanık olduğu olayların kendisinde travma yarattığını anlattı. Bu nedenle doğal afetler konusunda hassas olduğunu belirten Serter, 6 Şubat depremlerinin ardından yaptığı sosyal medya paylaşımlarını yaşadığı üzüntü ve öfkeyle kaleme aldığını söyledi.

 

Paylaşımlarının devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldığını öne sürmek amacı taşımadığını ifade eden Serter, ortak acıyı paylaşmak için duygularını dile getirdiğini kaydetti. Serter, vatandaşları Ahbap’a veya başka bir özel yardım kuruluşuna yönlendirmediğini vurguladı.

 

Haluk Levent’i şahsen tanımadığını belirten Serter, kendisiyle hiçbir dönem kişisel ya da ticari bir ilişkisinin ve para alışverişinin olmadığını söyledi. Ahbap Derneği aracılığıyla herhangi bir yardım faaliyetinde bulunmadığını ve derneğe para yatırmadığını da ifade etti.

 

Levent hakkında geçmişte çıkan dolandırıcılık haberlerinden haberdar olduğunu söyleyen Serter, bu tür yardım topluluklarına itibar etmediğini ve yardımlarını doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı tercih ettiğini anlattı.

 

Ahbap soruşturmasını bir vatandaş ve medya mensubu olarak takip ettiğini belirten Serter, insanların zor durumlarından ve duygularından yararlanılarak menfaat sağlanmasını kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.

SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI? 13
NTV

SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?

Ahbap Derneği soruşturması, "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlamaları üzerinden yürütülüyor.

 

Soruşturma kapsamında Dernek Başkanı Haluk Levent, Bursa'da gözaltına alındı.

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmaya ilişkin olarak yapılan açıklamada; 6 Şubat'ta derneğe bağış yapan vatandaşların bağışlarının şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis oynandığı üçüncü kişilere aktarıldığı öne sürülüyor.

 

"Yurt dışı yasağı tedbiri uygulanan Levent'in yurt dışına kaçma hazırlıkları yapması üzerine operasyon ve yakalama süreci başlatıldı" ifadeleri kullanılan açıklamada, Levent tarafından kullanılan asistanı Yeliz Kaya'nın hesaplarına dernekten yaklaşık 120 milyon TL para akışı tespit edildiği, Kaya'ya aktarılan gayrimenkullerin daha sonra farklı kişiler adına tescil edildiği, 60 milyon dolar mağduriyet yaratıldığı iddia ediliyor.

 

Ayrıca dernek kurucularından Alper Çelik'in hesaplarından 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL yasal bahis oynandığı ve yaklaşık 390 milyon TL para kaybedildiği öne sürülüyor.

NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olun
Google Play
App Store
App Gallery