NTV

Özgür Özel ekibi Parti Meclisi'nden istifa etti, Kılıçdaroğlu "Olağan kurultay" dedi

11.06.2026 08:46

Son Güncelleme: 11.06.2026 21:13

Miray Tamer

Google'da NTV'yi tercih et

CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) kritik Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesi dokuz kişiyi ihraç talebiyle disipline sevk etmesi tabloyu değiştirdi. Özgür Özel'in ekibi bugün PM'den istifa etti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun "olağanüstü" değil, "olağan kurultay" sürecini başlatacağı bildirildi.

Özgür Özel ekibi Parti Meclisi'nden istifa etti, Kılıçdaroğlu "Olağan kurultay" dedi
NTV

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin “mutlak butlan” kararı sonrası “yönetim” konusunda tartışmaların yaşandığı CHP'de gözler bu kez, Parti Meclisi'ndeydi (PM).

 

Parti Meclisi, CHP'de kurultaydan sonraki en büyük karar organı; genel başkan ve kurultayca seçilen 60 üyeden oluşuyor. Para politikaları ve stratejilerin belirlendiği bu masadan, gerekli şartların sağlanması durumunda olağanüstü kurultay kararı da çıkabiliyor.

 

CHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultay; genel başkanın çağrısı, PM'deki salt çoğunluk kararı veya delegelerin beşte birinin imzasıyla toplanabiliyor.

 

Seçimli kurultay yapılabilmesi içinse delegelerin salt çoğunluğunun desteği gerekiyor. 

 

PM'deki dengeler, dün akşam saatlerine kadar netleşmiş değildi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Grup Başkanı Özgür Özel destekçilerinin sayısının başa baş olduğu görülüyordu.

 

A TAKIMI'NIN KARARI DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ

 

Dengeleri, Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK), yani Kılıçdaroğlu'nun A Takımı'nın son kararı değiştirdi.

 

Dokuz kişi dün ihraç talebiyle disipline sevk edildi. Bu isimler arasında PM üyeleri Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Turan Taşkın Özer de bulunuyordu.

 

Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen siyasetçiler, PM toplantısında "olağanüstü kurultay" isteyecekti. Ancak bahse konu gelişme sonrası masaya oturamayacakları anlaşıldı.

 

ÖZEL'İN EKİBİNDEN 28 KİŞİ İSTİFA ETTİ

 

Sabah saatlerinde gerilim, bir üst seviyeye taşındı. Özgür Özel'in ekibi, değişen sayısal durumu göz önünde bulundurarak Parti Meclisi'nden istifa etme kararı aldı. 28 kişi, PM üyeliğini toplantıya iki saat kala bıraktı.

 

PM'den ayrılan isimler şöyle sıralandı: Sevgi Kılıç, Selin Sayek Böke, Erbil Aydınlık, Ednan Arslan, Zeynel Emre, Yunus Emre, Gökçe Gökçen, Özgür Karabat, Ulaş Karasu, Aylin Nazlıaka, Hakkı Süha Okay, Sezgin Tanrıkulu, Gamze Taşcıer, Yüksel Taşkın, Bülent Tezcan, Seyit Torun, Pınar Uzun Okakın, Aylin Yaman, Emre Yılmaz, Gökhan Zeybek, Hüseyin Yaşar, Ayşe Eser Danışoğlu, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Fethi Açıkel, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Aysu Bankoğlu ve Yaşar Seyman.

 

Bu şekilde parti tüzüğünün 24. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hem Parti Meclisi (PM) hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) düşmesi hedefleniyor.

 

Normal şartlarda Parti Meclisi (PM) üye sayısının üye tam sayısının üçte ikisinin (40'ın altına) düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunlu hale geliyor.

"ÜÇÜNCÜ YOL DEVREYE SOKULDU" 1
Anadolu Ajansı

"ÜÇÜNCÜ YOL DEVREYE SOKULDU"

NTV Muhabiri Özgür Akbaş, canlı yayında şu bilgileri verdi:

 

"Özgür Özel ve ekibi olağanüstü kurultay hedefliyor. Mutlak butlan kararı çıktığından bu yana Özgür Özel ve ekibinin belli yol haritaları var. Bunlardan bir tanesi delegelerden imza toplamaktı. O toplandı.

 

İkincisi Parti Meclisi'nden olağanüstü kurultay kararı çıkarmak. Diğeri de Parti Meclisi'ni düşürerek partiyi olağanüstü kurultaya götürmekti. Bugün üçüncü yol devreye sokuldu."

 

“KURULTAY TOPLANMAZSA MAHKEMEYE GİDECEKLER”

 

Akbaş, “Kurultay toplanmazsa ne olacak?” sorusuna şu yanıtı verdi:

 

“Büyük ihtimalle mahkeme süreci başlayacak. Çünkü delegeden de imza toplandı. Sürenin dolması bekleniyor. Delegelerden imza toplandıktan sonra 15 günlük bir süre var. 15 günün sonunda imzalar verilecek. Yine kurultay toplanmazsa mahkemeye gidecek Özgür Özel kanadı.”

CHP SÖZCÜSÜ: İSTİFALARI KABUL ETME YETKİMİZ YOK 2
Anadolu Ajansı

CHP SÖZCÜSÜ: İSTİFALARI KABUL ETME YETKİMİZ YOK

CHP Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, istifaların gölgesinde gerçekleştirilen toplantı sonrası kameralar karşısına geçti; mahkemenin tedbir kararına dikkati çektikten sonra şunları söyledi:

 

"Yargı kararı kesinleşmeden kurultay yapılamayacağı net. Bir de ceza davası var... Parti Meclisi'nin işlevsiz hale getirilmesi, yargı kararına karşı bir duruş anlamına geliyor. PM'ye katılanlarla devam edileceği yargı kararında var zaten. 

 

Parti Meclisi'nin kaç kişi kaldığının bir anlamı yok. 'Yani 40'ın altına düşmesi halinde yedeklerle dahi sayının sağlanamaması halinde düşmesi' hususu söz konusu olmuyor. Hukuki yollarla itirazlarını dile getirebilirler.

 

Bu istifalar karşısında Parti Meclisi'nin çalışmaması, düşmüş sayılması, bu yolla kurultaya gidilmesi mümkün değildir. İstinaf mahkemesinin yetkilendirmesiyle göreve geldiğimiz için istifaların da ilgili mahkeme tarafından değerlendirmeleri gerekiyor."

 

“OLAĞANÜSTÜ DEĞİL OLAĞAN KURULTAY SÜRECİNİ BAŞLATIYORUZ”

 

Sarı, parti olarak bu meseleden tek çıkışın kurultayla mümkün olduğu görüşünde olduklarını söyledi. 

 

Toplantıda da bu iradenin yinelendiğini dile getiren CHP Sözcüsü, “şekil” tartışmalarına son noktayı koydu ve “olağan kurultay” sürecinin başlatılacağını duyurdu.

 

Olağan kurultay, mahallelerden başlaması nedeniyle hayli uzun bir yol katedilmesi anlamına geliyor. Sürecin aylar sürmesi bekleniyor.

 

“Neden olağanüstü değil de olağan kurultay” sorusu ise kendine şöyle yanıt buldu:

 

"Çünkü kesinleşmemiş bir yargı kararı var ve ne zaman kesinleşeceğini öngöremiyoruz. Biz partiyi kurultaysız bırakmamak üzere en azından bir olağan takvim sürecinin başlatılmasını kararlaştırmış durumdayız. En azından süreç başlar. Mahkeme karar verene kadar hareketsiz beklememiş oluruz. MYK'mız bir takvim çalışması başlatacak."

"PARTİYİ OLAĞANÜSTÜ KURULTAYA GÖTÜRMEK ZORUNDALAR" 3
NTV

"PARTİYİ OLAĞANÜSTÜ KURULTAYA GÖTÜRMEK ZORUNDALAR"

Özgür Özel kanadı ise kendilerine gösterilen “tedbir” gerekçesine itirazlarını sürdürdü.

 

"Mutlak butlan" kararı öncesi Özgür Özel yönetiminde CHP Sözcüsü olarak görev yapan Zeynel Emre, ihraç talebi öncesi Parti Meclisi'ne katılma düşüncesinde olduklarını; ancak yaşananlardan sonra fikirlerinin değiştiğini söyledi:

 

- "Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza, hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'nin karamsarlığını, itirazını ve olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım diye düşündük. Ancak dün itibarıyla 9 arkadaşımızı yetkisiz bir şekilde disiplin kuruluna sevk edildiği şeklinde bir açıklama oldu.

 

- Hiçbir şeyi kabul etmiyorlar. Kafalarına göre yönetiyorlar. Tedbir kararının gerekçesi yanımızda... Tedbir kararı, gelen heyete gidin anayasayı, kanunu, yönetmeliği takmayın dememiştir. Bu tüzükler ayakta, hangisini kabul ederseniz.

 

Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda 'usulsüz görev üstlenme' suçunu işlemiş olurlar. Partiye kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar. Çünkü düşmüştür."

 

Emre, Yargıtay'a da "Bir an evvel bu dosyayla alakalı karar verin." diye seslendi.

KILIÇDAROĞLU'NUN "KURULTAY" MESAJI NASIL GELMİŞTİ? 4
Anadolu Ajansı

KILIÇDAROĞLU'NUN "KURULTAY" MESAJI NASIL GELMİŞTİ?

Bu tartışmaya ek olarak iki gün önce bir de “kürsü” krizi yaşanmıştı. 

 

9 Haziran 2026, saat 11.30'a kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısına hangi ismin başkanlık edeceği belirsiz kaldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Grup Başkanı Özgür Özel de son iki saate kadar geri adım atmamıştı. 

 

Gidişat, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın “sağduyu” çağrısı sonrası değişmişti. 

 

Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın "Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur." dediği mesajı alıntılayarak TBMM yerine Genel Merkez'e gideceğini açıklamıştı.

 

Konuşmasında “arınma” ve “hesaplaşma” vurgularını yineleyen Kılıçdaroğlu, PM toplantısını işaret ederek kurultay sürecinin başlayacağını duyurmuştu:

 

“Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bu dava bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz.”

 

“Benim koltuk derdim yok. Ben kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, dolarlar havada savrulmayacak.”

 

Bu sözler, akıllara “Bu kurultay nasıl olacak?", "Olağanüstü kurultay çağrısı mı yapacak?” sorusunu getirmişti.

ÖZEL TARAFI OLAĞANÜSTÜ KURULTAYDA ISRARCI 5
Anadolu Ajansı

ÖZEL TARAFI OLAĞANÜSTÜ KURULTAYDA ISRARCI

Özgür Özel kanadı, Genel Başkan'ın “Parti Meclisi toplantısıyla süreci başlatıyoruz.” ifadesini yorumlarken kurultayın şeklinin nasıl olacağına dikkati çekmişti.

 

Grup Başkanı, “olağan kurultay” değil, “olağanüstü kurultay” istediklerini yinelemiş; son olarak Meclis'teki grup toplantısında şunları dile getirmişti:

 

"(…) Efendim 'tedbir var kurultay yapılmaz.' Türkiye'nin tüm hukukçuları aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları 'Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun.' diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur.

 

'Kurultay yapacağım.' deyip bir - bir buçuk yıla yayar, seçime girerim hesabı yaparsanız tek umudu CHP olan herkesin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onları ebediyen sandıktan koparır, geri dönülmez şekilde kaybedersiniz.”

 

Geçtiğimiz hafta olağanüstü kurultay talebiyle ilgili delegelerden de imza toplanmış, sayının 900'ü geçtiği belirtilmişti. 

"PM İÇİN MAHKEMEYE GİTMELERİ LAZIM" 6
Resmi Kurum

"PM İÇİN MAHKEMEYE GİTMELERİ LAZIM"

Avukat Şükrü Aksu ise NTV yayınında şunları söyledi:

 

"Kemal Kılıçdaroğlu mutlak butlan kararı kesinleştikten sonra göreve gelseydi olağanüstü kurultay yolu açılabilecekti. Tedbiren göreve geldiği için şimdi PM'deki eksikliği bildirmek zorundalar. ‘5 kişiye düşse de göreve devam ederiz.’ doğru bir cümle değil. Devam edersiniz ama parti tüzüğüne uygun karar alamazlar.

 

Yedek üyelerle 45 kişiye ulaşamıyorsanız mahkemeye başvurarak ‘olağanüstü kurultaya gitmek gibi bir yetkim de olmadığı için bana yeni görevlendirme yapmam.’ lazım demeniz lazım.

 

“MYK KARARI DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ AMA HUKUKİ DEĞİL”

 

Dokuz isim de Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildi. Ceza verileceğine parti tüzüğüyle belirlemek zorundasın. PM'de milletvekilleri için özel bir düzenleme öngörülmüş.

 

Milletvekilleri ancak PM tarafından disipline sevk edilir diyor. ‘İvedi durumlar’ normal üyeler için geçerlidir. MYK'nın kararının da problem teşkil ettiğini söylemek lazım. Asliye mahkemesine başvurarak bu kararı geri aldırmaları mümkün."

KILIÇDAROĞLU'NUN ÇEVRESİ "OLAĞAN KURULTAYI" GÜNLER ÖNCE SÖYLEMİŞTİ 7
Anadolu Ajansı

KILIÇDAROĞLU'NUN ÇEVRESİ "OLAĞAN KURULTAYI" GÜNLER ÖNCE SÖYLEMİŞTİ

Ancak Kılıçdaroğlu cephesi mutlak butlan kararı alan mahkemenin “tedbir” de koyduğunu belirterek olağanüstü kurultay yapılamayacağını savunuyordu.

 

Bu nedenle Parti Meclisi'nden olağanüstü kurultay kararı çıksa bile uygulamaya konulmayabileceği ifade ediliyordu.

 

Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, bunun yerine mahallelerden başlaması beklenen bir “olağan kurultay” takviminin öngörüldüğünü söylüyordu.

 

Bu senaryonun hayata geçmesi durumunda süreç mahallelerden başlayacağı için aylara yayılacak.

 

CHP Sözcüsü Müslim Sarı da şunları dile getirmişti:

 

“Biz kurultayın toplanmasına karşı değiliz. Biz kurultaysız yol yürüme niyetinde değiliz. Partinin içine düştüğü bu durumdan ancak bir siyasi müdahaleyle çıkabileceğini söyledik. 

 

Bu da hiç kuşkusuz kurultay. Hala aynı yerdeyiz, PM’de yine kurultay tartışacağız. Ancak varmış olduğumuz noktada partide bir çeşit iki başlılığın oluştuğunu da görüyoruz.”

TARTIŞMANIN KAYNAĞI NEYDİ? 8
NTV

TARTIŞMANIN KAYNAĞI NEYDİ?

Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, bugüne kadar “mutlak butlan” ile ilgili yargı kararı kesinleşmeden olağanüstü kurultayın yapılamayacağını söylüyordu.

 

Özel'in mutlak butlan kararı sonrasında Yargıtay'a temyiz başvurusu yaptığı anımsatılıyor, yargı kararı kesinleşene kadar kurultay takviminin de durduğu belirtiliyordu, delege imzası ve PM'den çıkacak taleplerin işleme konulamayacağı ifade ediliyordu.

 

Yargıtay'daki süreç sonuçlanmadan olağanüstü kurultay yapılamayacağı vurgulanıyordu.

 

Özgür Özel kanadı ise bu konuda bir Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı olduğunu anlatıyor, hukukçuların “imza toplanması halinde bunun herkes için bağlayıcı olduğu ve kurultayın yapılacağı yönünde görüş birliğinde olduğunu” söylüyordu.

 

Bu noktada TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den de açıklamalar gelmiş, her iki isim de Yargıtay'ın konuya ilişkin kararını bir an önce önce açıklaması gerektiğini vurgulamıştı.

YARGITAY'DA DÖRT SENARYO 9
Anadolu Ajansı

YARGITAY'DA DÖRT SENARYO

Özgür Özel’in temyiz başvurusu Yargıtay’a ulaştığında 3. Hukuk Dairesi’nde görülecek ancak “süre” ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmuyor, 

 

Adli tatilin başlayacak olması nedeniyle "20 Temmuz" öne çıkıyor. Başvurunun bu tarihten önce mi ele alınacağı, yoksa ağustos ayı sonrasına mı kalacağı bilinmiyor.

 

Dosyanın Yargıtay’da öncelikle usul yönünden ele alınması bekleniyor.

 

İstinaf mahkemesinin “mutlak butlan" ve “görevden uzaklaştırma” kararı verip veremeyeceğine, kurultayın iptalini gerektirecek ölçüde hukuka aykırılığın bulunup bulunmadığına bakılacağı ifade ediliyor.

 

Buradan çıkabilecek kararlar ise dört maddede özetleniyor:

 

1) Eğer Yargıtay istinafın hükmünü hukuka uygun bulursa onayabilir. Mutlak butlan kararı ve Kılıçdaroğlu yönetiminin göreve dönmesi hukuken kesinleşir. 

 

2) İstinafın hukuki değerlendirmesi hatalı bulunursa karar bozulur, dosya yeniden incelenmek üzere geri gönderilir. 

 

3) Yönetimin görevden uzaklaştırılmasına ilişkin tedbir kararı hukuka aykırı bulunurken kurultayın iptali yönündeki değerlendirme yerinde görülebilir.

 

4) Temyiz yetkisi, görev veya yargılama usulüne ilişkin eksiklikler tespit edilebilir, dosya esasa girilmeden bozulabilir.