Salda Gölü'nde tehlike çanları çalıyor: Beyaz adacıklar kararıyor
26.07.2024 10:07
Son yıllarda iç turizmin gözdeleri arasında yer alan Salda Gölü'nde beyaz adacıklar ve kumulları oluşturan hidromanyezit oluşumların gölde en çok oluştuğu kesimlerde su çekilmeleri yaşandığını açıklandı. Uzmanlar, Salda Gölü'ndeki insan baskısının kuruma, beyaz kayalıkların oluşumunda azalma ve kirliliğe neden olduğunu söyledi.


Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, beyaz kumulları ve turkuaz rengiyle göze çarpan Salda Gölü'nde inceleme yaptı.
Dr. Erol Kesici, Salda Gölü'ndeki insan baskısının kuruma, beyaz kayalıkların oluşumunda azalma ve kirliliğe neden olduğunu söyledi.


HASSAS KESİMLERDE KARARMA

"DEĞERİ BİLİNMİYOR"
Salda Gölü'nün kara, tatlı su, kıyı ve deniz ekosistemleri ile bitki ve hayvan topluluklarının, evrim ile gelişimindeki devam eden önemli ekolojik ve biyolojik süreçleri temsil eden, istisnai örnekleri taşıyan önemli bir değer olduğunu dile getiren Dr. Kesici, sadece burada yaşayan endemik bitki ve hayvan türleriyle, yaşamın sırrı için çok önemli hazine olan gen kaynakları bulundurduğunu da kaydetti.
Dr. Kesici, bilim açısından istisnai evrensel değere sahip ve bütün insanlığın ortak mirası olan Salda Gölü'nde son yıllarda yaşananlara bakıldığında, gölün değerinin bilinmediğini söyledi.
Salda'nın kapalı havza bir göl olduğunu ifade eden Dr. Erol Kesici, “Kapalı havza göller, ona bulaşacak her türlü kirliliği suyunda depo eder ve dışarıya atamaz. Kendi kendini temizleyemez. O nedenle çok hassas ve kırılgandır, çabuk kirlenir, içerisinde bulunan az sayıdaki canlı türleri korunamazsa kokar, beyaz tortul yapıları, turkuaz renkli suyu solar. Kirlilik ve kuraklık bulaşıcıdır. Salda Gölü gibi 180 metre derinlikteki bir gölden ve hassas ekosisteme sahip bu tür korunur alanlardan, kirliliği ve bakterileşmeyi uzaklaştırmak adeta imkansızdır. Gölü besleyen derelerin önüne baraj, gölet yapılması, çevresinde oluşan kuraklık, su akışının engellenmesinden göl her bakımdan aşırı oranda etkilenmiş durumdadır." dedi.

"NEDEN AYAĞINIZ ELİNİZ DEĞMESİN DEDİK"
Salda Gölü çevresinde magnezyum kaynaklar yani hidromanyezit oluşumların gölde en çok oluştuğu kesimlerde su çekilmeleri sonucu sorunlar başladığını belirten Dr. Erol Kesici, şöyle devam etti:
“Hidromanyezit oluşumların düzensiz ve gerçekleşemez olması ve bunun sonucunda stromatolit (katmanlı kümeler) dediğimiz beyaz adacıkların oluşamaması, kararması belirlenmiştir. Kıyı bölgesinde belirlediğimiz en ilginç stromatolit oluşum, gölün içine sürüklenen büyük bir dal parçasının üzerine tutunan hidromanyezit kümeleri. Pamukkale'deki tortul yapılar gibi. Onun için yıllardır 'Salda Gölü kıyılarına ayaklarınızla, ayakkabınızla basmayın, oradaki beyaz tortullar canlı özelliğinde, basarsanız gelişmelerini, çoğalmalarını engellersiniz, öldürürsünüz onları' diye uyardık. Bu ağaç dalı, insanlara bir kez daha seslenmekte. 'Gölün kıyıları, kıyı kesim sularına ayağınız, eliniz dokunursa benim üzerime tutundukları gibi kıyıya tutunamazlar, tüm kıyılar bu beyazlıktan yoksun kalır' mesajı veriyor. Bugün Salda Gölü'ne basılan insan ayaklarının, ellerinin, atıklarının, salyalarının, terlerinin, döküntülerinin, atlı polislerin atlarının temas ettiği kıyı kesimleri kararmış durumda. Göl suyu kıyı kesiminde bakterileşme faaliyetleri artarak, peltemsi bir hal almaktadır."

"BİLİM DIŞI İNSAN BASKISI"

"SALDA'YA VÜCUDUMUZ DEĞİL, GÖZÜMÜZ DEĞSİN"
“Salda Gölü'nü cazibe merkezi haline getirmek amaçlı yapılanlara son vermezsek çok yakın zamanda kaybedeceğiz. Kimse sonra bunun nedeni küresel ısınma, iklim krizi, kuraklık demesin. Bunun nedeni, altına bir an önce sahip olmak için altın yumurtlayan tavuğu kesen insandır. Salda dünyanın bilim, seyir cazibe merkezi, müzesi olarak kalmalıdır. Bu anlamda cazibesi değer kazanır. Yoksa para değil, Salda Gölü her şeydir. Korumak, bilim merkezi, dünya mirası olarak geleceğe taşımak insanın elinde. Salda'ya ayağımız, aracımız, elimiz, vücudumuz değmesin, gözümüz değsin. Salda'yı uzaktan sevmek, gelecek kuşaklarımızın da sevmesi için çok önemli ve değerlidir."