Türk mühendislerden "Deprem kara kutu sistemi" | 4 risk faktörünü engelleyecek
28.04.2024 10:40
Son Güncelleme: 28.04.2024 10:42
İzmir’de Türk mühendislerden oluşan bir ekip, "Deprem Kara Kutu Sistemi" projesini geliştirdi. Geliştirilen proje ile deprem öncesi, sırası ve sonrasında risk oluşturacak 4 faktör engellenerek olası tehlikelerin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

İzmir’de Türk mühendislerin yer aldığı 10 kişilik bir ekip, uçaklarda bulunan ve uçağın düşmesini engelleyen kara kutulardan esinlenerek "Deprem Kara Kutu Sistemi"ni geliştirdi.
Geliştirilen sistem ile deprem öncesi, sırası ve sonrasında oluşacak 4 risk faktör tespit edilerek muhtemel tehlikelerin önüne geçilmesi öngörülüyor. Sistem sayesinde binada bulunan kişilerin yerleri de daha önceden kayıt altına alınıp bu veriler Afet Koordinasyon Merkezi'ne iletilecek. Bu sayede enkaz altında bulunan kişilerin hayatta kalması hedefleniyor.

ÜCRETSİZ PAYLAŞILACAK

İŞTE 4 RİSK FAKTÖRÜ
Akçığ, böylelikle yangın ve su basması gibi tehlikelerin de önüne geçileceğini ifade etti.

CANLILARIN YERİNİ TESPİT EDİYOR
Sistem beklediğini ve binada bir yıkım yoksa 10 dakika sonra tekrar çalışır hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. Akçığ, şunları kaydetti:
"Cihaz bir yıkım algıladığı zaman, her ihtimale karşı bir tane de çatıda aynı özellikleri taşıyan bir aparatımız daha var. Ne olur ne olmaz düşüncesiyle aşağıdaki kara kutu kendini kapatıyor ve görevini yukarıdaki kara kutuya devrediyor. Her dairede sensörlerimiz var. Yukarıdaki kara kutu o sensörlerle devreye giriyor. Kara kutular insan nefesine ve nem basınç değişimlerine, karbondioksit tüketimine duyarlı. O nedenle canlı olma ihtimali olan yerleri ve paralelde GPS'leri de içinde olduğu için yaklaşık 25-50 santim hata payı ile canlıların yerini bulup aşağıya gelen kurtarma ekiplerine bilgi veriyor. Baygınlar da olabiliyor. Onların da yerleri tespit edilebiliyor.”

KİŞİ SAYISI KAYDEDİLİYOR
“Sistem dahilinde daha önceden yapılan çalışmalarla, yapıdaki kişi sayıları da baştan belli.” diyen Akçığ, “Giriş-çıkışlardan dolayı gelen ve çıkanların sayısından apartmanda kimlerin olduğunu biliyoruz. Örneğin deprem bir tatil zamanı olduysa, bir iş hanı önceliğini yitiriyor. Bu da çok sayıda insanın binada olmamasından kaynaklanıyor. Öncelikle nerede yoğunluk var onları bulmayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.
"ÖNCELİK CANLILAR VE BAYGINLAR"
Deprem sırasında önceliğin canlılar ve baygınlar olduğunu ifade eden Zafer Akçığ, sözlerine şunları da ekledi:
“Dolayısıyla 72 saat veya 96 saatten sonra canlı kavramı ortadan kalktığı andan itibaren de amacımız naaşları bütün çıkarabilmek. Enkazdan kol bacak parçalarının çıkmasını asgariye indirmek için çabalıyoruz. Bu çalışmaların temelinde yatan ana fikir de budur.”