Fransız psikolog ve istatistikçi Michel Gauquelin (1928 – 1991), ilk eşi Françoise Schneider-Gauquelin’in de çeşitli konularda yardımları ile astroloji alanında yaptığı istatistik çalışmaları ile ünlenmiştir. Küçük yaşlardan itibaren astrolojiye karşı büyük ilgi besleyen Gauquelin, okulda arkadaşları için yaptığı horoskop yorumları ile Nostradamus lakabını almıştı. Yaşamının en önemli çalışmalarını astrolojinin geçerliliğini inceleme ve ortaya koyma hedefine yönlendirmiş olsa bile, kendisini hiçbir zaman astrolog olarak tanımlamadığı gibi, astrolojinin, hedeflerinden sapacak şekilde uluorta kullanılmasına da karşı çıkmıştır.

Michel Gauquelin, aslında astrolojiyi, içerisindeki elemanlarla birlikte hiçbir zaman bütünsel olarak kabul etmemiştir. Astroloji sisteminin çalıştığına dair inanç sahibi olsa bile, oldukça eleştirel bir gözle baktığı ve belirleyicilikten uzak kabul ettiği faktörlerin de yine aynı sistem içerisinde atıl olarak bulunduğunu düşünüyordu. On yıllara yayılan istatistiki incelemeleri sonucunda astroloji ile ilişkilendirilen ve bugün popüler astroloji denince akla ilk gelen faktörlerin işlevsizliğine dair inancı daha da güçlenen bilim adamı, astrologların, tamamen istatistiki olarak test edilebilen ve doğruluğu saptanan değerler üzerinden çalışacak yeni bir sistem kurmasını da açıkça önermiştir. Kendince Neo-Astroloji olarak isimlendirdiği bu sisteme temel olabilecek istatistiki bulguları da yine aynı ismi verdiği son kitabında kendilerine yer bulmuşlardır.

Gauquelin, gezegenlerin konumları ile kişinin doğumu, psikolojisi ve karakterinin kaderi üzerindeki etkisi ile olan bağıntılarını ciddiyet ile incelemeye başladığında üniversitede psikoloji öğrencisiydi. 1951 yılına gelindiğinde, çalışmalarıyla ilgili ilk kitabı olan L'Influence des Astre (Yıldızların Etkisi) ile Choisnard ve Krafft gibi isimlerin kendisinden önce astroloji alanında yürüttükleri ve astrolojiyi destekleyen sonuçlar veren istatistik çalışmalarının geçersizliklerini metodolojik eksiklikler başta olmak üzere birçok yönüyle ortaya koydu. Zodyak burçlarının kendi başlarına kişilik üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını savunan Gauquelin, aile üyelerinin benzeri gezegen açılarına sahip olduğu ve doğrudan ölümle ilişkili transitlerin bulunduğuna dair görüşlere de karşı çıktı. Choisnard ve Krafft’ın bulgularının yanında Fransız astrolog Lasson’un incelemelerini de dikkate alan Gauquelin, onun vardığı sonuçları da çok az sayıda örnek kullanmak, astronomik ve demografik etmenleri göz önüne almamak gibi sebeplerden ötürü belirleyici olmaktan uzak bulmuştur.

Diğer taraftan, aynı kitapta, belli bir alanda başarı gösteren kişilerin, tesadüf olamayacak benzer gezegen konumlarına sahip olduklarını da öne sürmüştür. Her ne kadar kendinden önce yapılan çalışmaları özellikle izlenen metodoloji açısından hatalı bulduysa da, bu çalışmaların irdelediği doğum haritalarına uzun araştırmalar sonucunda kendisi de birçok harita eklemiş ve böylece eldeki örneklerinin sayısını 5,824’e çıkararak daha kapsamlı bir çalışma içerisine girmiştir. Gauquelin’in bulguları aslında oldukça basitti. Alanlarında başarılı olan insanlar, belli gezegenlerin ufuktan yeni doğduğu veya gökte tepe noktayı yeni geçtiği anlarda doğan kişilerdi. Gauquelin, etkin gördüğü gezegenler arasına ilerleyen yıllarda Ay ve Venüs’ü katmışsa da, ilk etapta Mars, Jüpiter ve Satürn’ün belirleyiciliği üzerinde durmuştur. Bulgularına göre güçlü bir Mars, doktorlar, askerler ve sporcular; güçlü bir Jüpiter aktörler; güçlü bir Satürn ise bilim adamları üzerinde etkindi.

İlk kitabının bilim çevrelerinde yarattığı tartışma içerisinde kendisine çalışmalarını Fransa dışında doğmuş kişiler üzerinde de yürütüp aynı sonuçları alıp alamayacağını görmesi önerilen Gauquelin, yıllık izinlerinde Avrupa’yı gezerek Almanya, İtalya, Belçika ve Hollanda’dan ünlülerin doğum bilgilerini topladı. Elde ettiği 15,000 horoskopa daha önceki çalışmasında incelemediği 2,000 tane Fransız ünlünün horoskopunu da ekleyen Gauquelin, bu çalışmasının sonuçlarına da 1960’da yayımlanan Les Hommes et les Astres (İnsanlar ve Yıldızlar) kitabında yer verdi. Başarılı ve göz önünde bulunan kişilerin haritalarında tespit ettiği 13 gezegensel görünümün 11 tanesi, benzeri konum ve alanlarda ön plana çıkan kişilerin haritalarında istatistiki açıdan belirleyici kabul edilecek önem seviyesi ile tekrar etmekteydi. 37 – 55 derece enlem arasında, 20 dereceden daha fazla boylamı kapsayan bir alanda, kültürel farklılıklara sahip 5 değişik ülkede 1800 – 1930 yılları arasında doğmuş önemli kişilerin, horoskoplarında benzeri yerleşimlere sahip olması, Gauquelin için sadece Fransa’yla sınırlı olarak yaptığı ilk çalışmadan çok daha önemli bir sonucu ortaya koymaktaydı.

Gauquelin, bu noktada, farklı gezegenlerin farklı mesleklerle ilişkili olduğu ve bu ilişkinin belirginliğinin de kişinin sahip olduğu itibar ile doğru orantılı olduğu şeklinde iki hipotez üretti. Gauquelin’in çalışmaları da bundan itibaren iyice tartışılır oldu. Her ne kadar varsayımlarını ve hesaplamalarını Belçika’da Comite Para’ya onaylattıysa da, bilim çevrelerinde, örnekleri, horoskop sahiplerinin itibarı gibi bir etmenle ilişkili halde, yanlı olarak seçmekle suçlandı. Comite Para da, hesaplamalar ve formülasyon gibi konularda Gauquelin’in çalışmasını desteklese bile vardığı sonuçları ve yorumlarını kabul etmedi. Gauqelin, bunun üzerine Comité Français pour l’Étude des Phénomènes Paranormaux – CFEPP (Fransız Paranormal Olgu Araştırma Komitesi) tarafından yeni bir araştırma yapılmasını istedi. Bu araştırma için 1,066 Fransız sporcunun horoskopunun incelenmesi öngörülmüştü. Gauquelin’in araştırmanın gidişatını izlerken başarılı sporcuların horoskoplarını başarısız veya orta düzeyde başarılı olanlarınkinden ayırması, CFEPP’nin de Para gibi sonuçları reddetmesi sonucunu getirdi. Ancak, o dönemde Göttingen Üniversitesi profesörü olan Suitbert Ertel, gezegenlerin başarıya ulaşabilmiş kişilerin üzerinde etkili olmasının zaten başarının altındaki faktör olarak varılan doğal bir sonuca işaret ettiğini savunarak CFEPP’nin kararına karşı Gauquelin’e destek veren ve ilerleyen dönemlerde kendi de çeşitli incelemelerde bulunan bilim adamlarının en önemlilerinden biri oldu.

1955 ile 1991 arasında birçok yayın ile astrolojinin istatistiki açıdan geçerliliğini sorgulayan Gauquelin’in isminin bugün birlikte anıldığı kavram, Mars Etkisi’dir. İstatistiki bir bağıntı olan Mars etkisi, önemli sporcular ile onların doğduğu anda Mars’ın yeni doğmuş veya gökyüzünde en üst noktayı yeni geçmiş olması arasında ilişki bulunduğunu öne sürer. Gauquelin, ekliptik düzlemini 12 bölüme ayırmış ve bunların içinden ikisini - bir gök cisminin ufuk çizgisinin hemen üzerinde veya tepede olduğu noktaları - istatistiki açıdan belirleyici bölümler olarak kabul etmiştir.

Mars etkisi, esasında sadece Mars ile ilgili olmasa da, kavramın genel hatları ile ilk olarak sporcular ve Mars arasındaki bağıntılara dair inceleme ile ortaya çıkması nedeniyle Mars’ın ismini taşımaktadır. Gauquelin, aynı Mars gibi, Ay, Venüs, Jüpiter ve Satürn’ün de aynı gökyüzü bölgelerinde yerleşmişken, farklı mesleki alanlarda faaliyet gösteren insanlar üzerindeki etkilerini de incelemiştir. Araştırmaları sırasında, bu gezegenlerin konum kombinasyonlarının da diğer mesleklerle bağlantılı olduğunu gören Gauquelin, ilerleyen dönemlerde incelemelerini beşli kombinasyonları da kapsayacak şekilde genişletmiştir.

Mars etkisinin yanında irsiyet, kişilik, eğilimler ve suç gibi alanlarda da istatistiki olarak astroloji incelemeleri yürütmüştür.

İstatistik alanında ses getiren bu çalışmalarının yanında, bisiklet ve tenis gibi sporlarda da başarılı olan Gauquelin’in 1991 yılındaki ölümü ise kendi eliyle olmuştur.

Kaynaklar : http://en.wikipedia.org/wiki/Michel_Gauquelin /http://en.wikipedia.org/wiki/Mars_effect /http://www.rudolfhsmit.nl/g-hist2.htm / http://www.aquamoonlight.co.uk/gauquelin.html /http://www.planetos.info/mmf.html