Gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasına protesto

Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün MİT TIR'ları soruşturması kapsamında tutuklanması birçok kentte protesto edildi. Ankara'daki protestoda gerginlik yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ise tutuklamalarla ilgili açıklama yaptı.

cumhuriyet12.jpg

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün MİT TIR’ları soruşturmasında tutuklanması protesto edildi.

Cumhuriyet Gazetesi'nin İstanbul'un Şişli ilçesinde bulunan binası önüne gelen kalabalık bir grup, tutuklama kararına tepki gösterdi. Çeşitli sloganlar atan gruptakiler, gazeteye destek mesajları verdi.

EŞİ: CAN'A TAKILMIŞ BİR ŞEREF MADALYASI

Gazete önünde açıklama yapan Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar, “Bu Can'a takılmış bir şeref madalyasıdır. Gurur duyuyoruz. Cumhuriyet göğsüne tekrar bir şeref madalyası taktı. Biz de ailecek taktık. Can'ın herkese selamı var" dedi.

AKAN: ÜZÜNTÜDEN PERİŞANIZ

Sanatçı Tarık Akan da yaptığı açıklamada, "Devletin yapmış olduğu gizli bir yanlışı basının yayınladığı için ceza alması dünyada görülmemiş bir şey. Bu benim ülkemde yaşanılıyor. Üzüntüden perişanız” diye konuştu.

YÜKSEKDAĞ: HİÇBİRİMİZ GÜVENDE DEĞİLİZ

Kararı protesto etmek için Cumhuriyet Gazetesi binası önüne giden Figen Yüksekdağ, yaşananları “hukuk katliamı” olarak nitelendirdi.

Figen Yüksekdağ, “Kimse bize bundan sonra hukuktan, kamu güvenliğinden bahsetmesin. Türkiye'de meşru yaşam mücadelesi verenler, hiçbirimiz güvende değiliz. Gerçeğin özgürce ifade edilemediği bir ülkede kimse güvende değildir. Muhalif basın örgütleri, basın etiğine ve kriterlerine dayanarak gazetecilik yapmaya çalışan bütün basın kuruluşları tehdit ve saldırı altında" şeklinde konuştu.

Eski HDP Milletvekili Levent Tüzel de "Bu, barışa, demokrasiye, özgürlüklere ve insan hakları mücadelesine, basın özgürlüğüne dönük çok açık bir saldırıdır" dedi.

YARKADAŞ: HUKUK TRAJEDİSİ

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, yaptığı açıklamada, "hukuk trajedisi" yaşandığını söyledi.

Yarkadaş, şöyle konuştu: “Basın kanuna göre bu tür soruşturmalar için dava ve soruşturma açılma süresi 4 aydır. Savcılar bu 4 aylık hukuk kuralına uymaya tenezzül etmemişlerdir. Bu yüzden açılan soruşturma hukuksuzdur. Hiçbir geçerliliği yoktur."

BERBEROĞLU: TEK TEK AVLIYOR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, Türkiye'de üstünlerin hukuku olduğunu savunarak, "Bugün artık üstünlerin hukuku da kalmadı. Tek bir kişinin hukuku kaldı. O kişi adeta kuş avlar gibi, armut toplar gibi düşmanlarını, muhalefeti ve özgür düşünceyi hedef alıyor ve tek tek avlıyor. Biz ise gözüne ışık tutulmuş tavşanlar gibi, felç olmuş halde seyrediyoruz. Tek tek kurbanlarımızı sayıyor ve acılarını yaşıyoruz" diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da suçların "devlet sırrı" adı altında örtüldüğünü öne sürdü.

CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi de, bütün toplumsal muhalefetin ortak hatta buluşması ve birlikte mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

Gazete önündeki protestoya, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP Milletvekilleri Şafak Pavey, Mahmut Tanal, Süleyman Çelebi ve Barış Yarkadaş, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, eski HDP Milletvekili Levent Tüzel, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, gazeteci Nedim Şener ile TMMOB ve DİSK temsilcilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

ANKARA’DA BİBER GAZLI MÜDAHALE

Öte yandan, Ankara’da Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasını için düzenlenen protestoda gerginlik yaşandı.

Çankaya ilçesinde aralarında gazeteci ve milletvekillerinin de bulunduğu bir grup, Yüksel Caddesi'nde basın açıklaması yaptıktan sonra Atatürk Bulvarı'na doğru yürüyüşe geçti.

Polisin izin vermememesi üzerine arbede yaşandı. Polis ekipleri, gruba biber gazıyla müdahale etti.

CHP'Lİ VEKİL HASTANEYE KALDIRILDI

Arbedenin ardından Çankaya Belediyesi önüne yürümek istediğini belirten grubun geçişine polis ekiplerince izin verildi.

Yaklaşık 300 kişiden oluşan grup, Çankaya Belediyesi önünde kendilerini bekleyen otobüslere binerek Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara temsilciliğine gitti.

Öte yandan, protesto eylemine katılan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, biber gazından etkilendi. Gök'ün tedavi amacıyla Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldığı bildirildi.

HDP'Lİ BALUKEN: KARAMSAR DEĞİLİZ

Bu arada, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve parti yöneticileri de gazetenin Ankara bürosunu ziyaret etti.

Baluken, “Sayın Can Dündar ve Erdem Gül'ün sadece gazetecilik mesleğini yapmalarından dolayı cezaevine gönderilmesiyle beraber aslında bu baskıların hangi aşamaya geldiği kanıtlanmış oldu” dedi.

Karamsar olmadıklarını dile getiren Baluken, “Şunu biliyoruz ki karanlığın en zifiri olduğu dönemler şafağın ve aydınlığın en yakın olduğu dönemlerdir” diye konuştu.

İZMİR’DE DE EYLEM

Cumhuriyet Gazetesi’nin Ege Bürosu önünde de tutuklamalar protesto edildi.

Bazı CHP milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Bedri Serter ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile bazı vatandaşlar protestoya destek verdi.

Özgür basının yanında yer alacaklarını ifade eden Bedri Serter, "Öncelikle hukuk sisteminin özgürce hareket etmesini istiyoruz" dedi.

HDP İzmir İl Başkanı Cavit Uğur de demokrasinin yolunun basın özgürlüğünden geçtiğini dile getirdi.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleri adına basın açıklamasını okuyan Murat Attila da basın özgürlüğünün ağır baskı altında bulunduğunu savundu.

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Onursal Başkanı ve CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel de adaletin herkese gerektiğini dile getirdi.

 Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Başkanı Halil Hüner ve Cumhuriyet Gazetesi Ege Bürosu Temsilcisi Serdar Kızık da tutuklamaları kınadı.

Açıklama sonrasında ellerinde Cumhuriyet Gazetesi taşıyan gazeteciler, "Özgür basın susturulamaz" sloganları attı.

Bu arada, Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanması birçok ilde düzenlenen gösterilerle protesto edildi.

BAŞSAVCI’DAN AÇIKLAMA

Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması konusunda açıklama yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, soruşturmanın "basın özgürlüğü" ile hiçbir ilgisi olmadığını bildirdi.

Salihoğlu açıklamasında, "Soruşturmanın anayasal teminat altında bulunan 'basın özgürlüğü' ile hiçbir ilgisi bulunmayıp, kişi hak ve hürriyetlerini ihlal edecek hiçbir tavır içerisine girilmemiştir. Şüpheliler gözaltına alınmaksızın, telefonla aranmak suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığımıza davet edilmişlerdir" ifadelerini kullandı.

Şüphelilerin habere konu görüntüleri nereden temin ettiklerine yönelik soruşturmanın devam ettiğini de belirten Salihoğlu, bu soruşturmanın en kısa zamanda sonuçlandırılacağını kaydetti.

ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ: ENDİŞELİYİZ

Öte yandan, konuyla ilgili açıklama yapan ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, "Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasından ve bir basın kurumunun daha baskılandığını düşündüren gelişmelerden oldukça endişeliyiz. Türk mahkemelerinin ve yetkililerin, T.C. Anayasası'nda yüceltilen basın özgürlüğü temel ilkesini güvence altına almalarını umuyoruz" ifadelerini kullandı.

HSYK’YA BAŞVURU

Türkiye Barolar Birliğinin (TBB), Can Dündar ve Gül’ün tutuklanmasıyla ilgili karar için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) başvurdu.

Tutuklanan gazetecilerin kaçma ihtimalinin bulunmadığı vurgulanan dilekçede, "Hal böyleyken Hakim İsmail Yavuz'un verdiği tutuklama kararı, Ceza Muhakemesi Kanunu'na, Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne açıkça aykırılık teşkil etmektedir" denildi.

Dilekçede, tutuklama kararı veren hakim İsmail Yavuz ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliği görevini yürüten İrfan Fidan hakkında adli ve idari soruşturma başlatılması istendi.

Öte yandan, Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi üyesi bir grup avukat da Ankara Adliyesi önünde Dündar ve Gül'ün tutuklanmasını protesto etti.

Öte yandan, tutuklamaları protesto için Cumhuriyet Gazetesi binasına gelenler, Can Dündar’ın odasını da ziyaret ediyor.  

MİT TIR'LARI SORUŞTURMASI

MİT TIR'ları ile ilgili 29 Mayıs'ta Cumhuriyet gazetesinde haber ve görüntüler yayınlanmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu.

Suç duyurusunun ardından başlatılan soruşturma kapsamında gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül, dün İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili İrfan Fidan'a ''şüpheli'' sıfatıyla yaklaşık 2 saat ifade vermişti.

''Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek'', ''devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak'' ve ''silahlı örgüte üye olmamakla birlikte bilerek veya isteyerek yardım etmek'' suçlamalarından nöbetçi hakimliğe sevk edilen Can Dündar ve Erdem Gül tutuklanmıştı.

Can Dündar ve Erdem Gül, Silivri Cezaevi'ne gönderilmişti.

Sayfa Yükleniyor...