El emeğiyle yetiştirdikleri zeytinleri toplayan vatandaşlar, bir zerresinin bile boşa gitmemesi ve yıllardır yedikleri damak tadından vazgeçemedikleri için binbir güçlükle zeytin yağını çıkarıyor.
Topladıkları zeytinleri evlerinin önünde bulunan geniş ve çukur taşlara koyan vatandaşlar, insan gücünün yanı sıra atları da kullanarak bir günlük çalışmanın sonunda kışlık yiyeceğini elde ediyor.
Atın 3 saatlik çalışmasıyla büyük bir taş yardımıyla ezilen zeytin, kadınların becerisiyle sıcak sularda yıkanıp sıkılarak büyük havuzlara alınıyor. Daha sonra süzdürülen zeytinyağının çekirdeği ve yağı ayrılarak şişeleniyor. Belli süre bekletilen zeytinyağı, bir sonraki yıla yetecek şekilde ayarlanıyor.
Altınkaya Belediye Başkanı Mustafa Kaves, beldelerinde 4 mekanda zeytin kırma taşının bulunduğunu söyledi.
Makineler çıkmadan önce hemen hemen her evin önünde bu taşlardan olduğunu ifade eden Kaves,''Atalarımızdan öğrendiğimiz yöntem biraz zor ama damak tadına meraklı vatandaşlar, alışkanlıklarından vazgeçemiyor'' dedi.
Taşta kırılan ve el emeğiyle çıkarılan zeytinyağının fabrikalarda işlenene göre daha lezzetli olduğunu vurgulayan Kaves, şöyle devam etti:
''Bu zeytinler at yardımıyla kırılırken, çekirdekler ayrılıyor. Çekirdekler kırılmadığı için zeytinyağında acımsı bir tat olmuyor. Ancak, fabrikada işlenende çekirdekler de yağa karıştığı için kötü bir tat oluyor. Bu nedenle yöre halkı fabrika üretimini tercih etmiyor.''

''GELENEKLERİMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ''

Zeytincilikle geçimini sağlayan Hatice Köroğlu (63), atalarından öğrendikleri yöntemin biraz zor olduğunu ama çekilen zahmete değdiğini, çocuklarının da aynı yöntemi uyguladığını kaydetti.
Geleneksel yöntemle çıkardıkları zeytinyağını beldeye gelen turistlere hediye ettiklerini ve çok olumlu tepkiler aldıklarını vurgulayan Köroğlu, at ve insan gücünün kullanıldığı yöntemin unutulmaması için çaba gösterdiklerini belirtti.
Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Didin ise, ağaçtan hemen toplanan zeytinden elde edilecek yağın kaliteli ve hijyenik olabilmesi için güneşle temas etmeden ve bekletilmeden hemen işlenmesi gerektiğini söyledi.
Didin, geleneksel yöntemle elde edilen zeytinyağının asit oranının fabrikada işlenene göre daha fazla olduğunu belirterek ''Fabrikada işlenen zeytinyağında kimyasal yöntemler kullanıldığı için asit oranları üçün altında oluyor. Ancak, evde yapılanlarda asit oranını belirlemek mümkün değil. Geleneksel yöntem ile elde edilen yağların yemeklerde kullanılması sağlık açısından herhangi bir tehlike oluşturmuyor. Ancak, kokusu, yoğunluğu, rengi nedeniyle yöre insanının dışında çok fazla tüketilmiyor'' diye konuştu.