Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Yargıtay'a girişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin ''Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin bir işlem yapıp yapmadıklarını'' sorması üzerine, Gerçeker, basında konuya ilişkin haberler yer aldıktan sonra olaya el koyduklarını ve gerekli talimatları verdiğini, soruşturmanın, araştırmanın yapıldığını söyledi.

Adli tatil dolayısıyla nöbetçi başkanvekili ve heyetin yasal olarak gerekli her şeyi yapacağını ifade eden Gerçeker, ''Basında çıkan konuşmalar yasal mıdır, hukuki geçerliliği var mıdır, yok mudur, bilmiyoruz. Bunlar araştırılacak. Bize intikal eden duruma göre ne gerekiyorsa yapılacak'' dedi.

Adli tatil dolayısıyla ses kayıtları iddia edilen yargıtay üyeleriyle görüşmediğini, tatil sonrasında ise görüşebileceğini ifade eden Gerçeker, şöyle konuştu:

''İçerik itibariyle hiçbir zaman tasvip edilecek bir şey değil. Bir yargıtay üyesinin, hakimin, insanın söyleyebileceği, konuşabileceği şeyler değil. Bunlar hiçbir zaman tasvip edilecek şeyler değil ama hep Yargıtayla, Danıştayla ilgili yasal olmayan dinlemeler söz konusu. Bunların gerçek olduğu yayınlarla ortaya çıkıyor. Bir Yargıtay üyesinin Birinci Başkanlık Kurulu'nun izni olmadan dinlenmesi mümkün değil. Onun için ortam dinlemesi mi, telefon dinlemesi mi yapıldı, bilemiyoruz. Bunları araştıracağız.''

ÖZBEK: ARALARINDA KRİTİK YAPMIŞLAR
Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkanvekili Kadir Özbek, bugünün kurulun referandum öncesindeki son toplantı günü olduğunun hatırlatılması üzerine, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Müsteşar Ahmet Kahraman'ın gelmesini ve unvanlı hakim ve savcıların atamalarını ilişkin kararnameyi getirmesini beklediklerini söyledi.

Adalet Bakanı Ergin'in kararnameyle ilgili bir çalışma yaptıklarını söylediğini belirten Özbek, ''(Bakan Ergin) 224 tane hakim ve savcı arkadaşımızın durumlarının görüşülüp değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettiler. Bu sayının doğru olmadığını özellikle ifade etmek istiyorum. Onlardan 56'sı kararnameden çıkmıştı. O sayı gerçekleri yansıtmıyor'' diye konuştu.

Bakanlığın yaptığı çalışmanın şimdiye kadar tamamlanmış olması gerektiğini ifade eden Özbek, ''Kararnamenin hala kurula getirilmemiş olması kendilerinin bu kararnameyi ötelemek istemeleridir'' dedi.

Özbek, ''Bazı hakim ve savcıların konuşmalarının bazı internet sitelerinde yayınlanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Ayrıntılarını bilmiyorum, ancak içeriğini tasvip etmek mümkün değil. Üzerinde durulması gereken şey bu arkadaşlarımız neden dinlediler, niye peşinde birileri dinleme hazırlığıyla geziyordu, niye bunları tespit etme ihtiyacı duydular ve niye servis edildi?

Şimdi iki insan başbaşa konuşurken çok özel şeyleri de konuşabilir. Bunlar tasvip edilir, edilmez ancak bunları gizlice tespit etmek suçtur. Asıl bunun üzerinde durulması gerekir. Bu arkadaşlarımızın ne konumları ne imkanları itibariyle Öcalan ve benzerleriyle pazarlık edebilecek, bundan bir fayda bulabilecek imkanları da yok. Böyle bir şeyi gerçekleştirme şansları da yok. O sebeple bunu birilerinin kendi aralarında yaptıkları kritik olarak değerlendiriyorum. Bu şekilde yansıtılıp yargı aleyhine kullanılması son derece yanlıştır, maksatlıdır.''

'AVCI’NIN KİTABINI OKUYORUM'
Özbek, Hanefi Avcı'nın son kitabıyla ilgili bir başka soru üzerine kitabın bazı kısımlarını okuduğunu, ancak henüz bitiremediğini söyledi.

Kitabın içeriği kadar zamanlamasının da önemli olduğunu dile getiren Özbek, ''Ancak okuduğum bölümleri gerçeği ifade ediyor'' diye konuştu.