Ümraniye E Tipi Cezaevi bu kez de rüşvet skandalı ile gündeme geldi. İki cezaevi müdürü, baş gardiyan, gardiyanlar, mahkumlar ve mahkum yakınlarının da dahil olduğu çarkın başında 2’inci Ergenekon davasının gizli tanığı Aydost’un olduğu ortaya çıktı.

Aydost’un, cezaevinde on binlerce lira rüşvet dağıttığı ve bunun karşılığında cezaevinde krallar gibi yaşadığı ortaya çıktı.

Vatan Gazetesi’nin haberine göre ihbar üzerine soruşturma başlatan Üsküdar Cumhuriyet Savısı Ersoy Yüce’nin iddianamesi mahkeme tarafından kabul edildi.

İddianameye göre, Aydost kod adlı mahkum, 2 yıl önce başka bir suçtan Ümraniye Cezaevi’ne sevkedildi. Cezaevine geldikten sonra Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıya ihbar mektupları yazan Aydost, gizli tanık oldu ve özel yetkili savcı tarafından cezaevinde ifadesi alındı. Eski bir JİTEM’ci olduğunu ve gizli tanık olarak ifade verdiğini cezaevi içinde herkese yayan Aydost, bu şeklide cezaevi içerisinde kendisini önemli biriymiş gibi gösterdi. Cezaevi müdürleri, baş gardiyan ve gardiyanlara da rüşvet dağıtan ‘Aydost’, kendisine cezaevinde ayrıcalıklı bir ortam sağladı.

İddianamede Aydost’un, mahkumların koğuşlarından çıkması yasakken her gün koğuşundan çıkıp, cezaevi içinde istediği yere girip çıktığı belirtildi. İddianamenin eklerinde buna ilişkin görüntüler de yer aldı. Yasa gereği tüm mahkumlar haftada sadece 10 dakika telefon görüşme hakkına sahipken, Aydost’un her gün saatlerce telefon görüşmesi yaptığı da vurgulandı. Aydost, kantinden direk alışveriş yapıyor hatta ziyarete gelen oğlunun elinden tutarak hobi atölyelerine alışverişe gidiyordu.

ZENGİN MAHKUMLARI HARACA BAĞLADI
Cezaevi 1. Müdürü Hulusi Yenişan, 2. Müdürü Dursun Genç ve Başgardiyan Murat Gökbaş’a verdiği rüşvetler karşılığı cezaevine gelen zengin mahkumları kendi koğuşuna aldıran Aydost, zengin mahkumların dışarıdaki çek senet işlemlerini de yürütüyordu. Mahkumların dışarıdaki sorunlarını çözen ve borçlarını yeniden yapılandırmalarını sağlayan Aydost, bunun karşılığında mahkumlardan yüklü paralar alıyordu. Mahkumların cezaevindeki işlerini de menfaat karşılığı halleden Aydost, aldığı bu paraların bir kısmını da kendi el yazısı ile defterine kaydediyordu.

RÜŞVET İÇİN EŞİ BANKADAN KREDİ ÇEKTİ
İddianamede rüşvet çarkının nasıl döndüğü de detayları ile anlatıldı. Buna göre Aydost her hafta ziyarete gelen eşi Ayla A’dan dağıtmak için yüksek meblağlarda paralar istiyordu. Eşine rüşvet verilecek görevlilerin de isimlerini veren Aydost, paraları zarflara koyup üzerine teslim alacak kişilerin isimlerini yazarak kantinciye bırakmasını istiyordu. İddianameye göre defalarca zarflar halinde binlerce dolar rüşvet parasını cezaevine getiren Ayla A, rüşvet paralarını denkleştirebilmek için bankadan kredi bile çekti.

'CEZAEVİNDE 200 BİN LİRA RÜŞVET DAĞITTIM'
Aydost cezaevindeki rüşvet çarkını detaylarıyla anlattı:

“21 aydır cezaevindeyim. Başgardiyan Murat on tane uydu alıcısı istedi. Eşim aldı teslim etti. Daha sonra birinci ve ikinci müdüre ve kızlarına kol saati istedi. Eşim 20 kol saati alarak kantinde görevli memura teslim etti. 1. müdüre dizüstü bilgisayar lazım olduğunu söyledi. Onu da aldırdım” dedi. İfadesinde, cezaevinde toplam 200 bin lira para dağıttığını anlatan ‘Aydost, “Başgardiyan bana gelerek, ‘Birinci müdürün kızının düğünü var. 10-15 bin lira yardım edebilir misin?’ diye sordu. Eşimi arayarak 8 bin lira hazırlamasını söyledim. Zarflarda yine kantine bıraktı. Ayrıca başgardiyana iki altın tesbih, bir beyaz altın Dupont çakmak verdim” diye konuştu.

Aydost, “Ben cezaevinde koğuş sorumlusuyum. Koğuş sorumlularının haberi olamadan yasal olmayan hiçbir şey yapılmaz. Dışarıda 50 lira olan uyuşturucu içeride 2 bin 500 liraya satılmaktadır. Kameralı cep telefonlarının fiyatı cezaevinde 15 bin dolar, kamerasız telefonların fiyatı 15 bin liradır. Cezaevindeki cep telefonu ve uyuşturucu trafiği teknisyenler ve çöp bölümünde çalışan görevli memurlarca yürütülerek temini yapılmaktadır” diye konuştu.

İddianamede 23 kamu görevlisi, 27 tutuklu ve 3 de tutuklu yakını sanık oldu. Savcı Aydost ve eşi hakkında önce rüşvetten 78 yıla kadar hapis cezası öngördü ancak etkin pişmanlıktan bu cezayı talep etmedi. Aydost’a görevi kötüye kullanma suçuna azmettirmekten 7 yıldan 21 yıla kadar hapis, eşine de aynı suçtan 18 yıla kadar hapis istendi. Diğer sanıklara ise 92 yıla kadar değişen cezalar talep edildi. Haklarında dava açılan sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

CEZAEVİ MÜDÜRÜNÜN 27 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
Son olarak cezaevi müdürü Hulusi Yenişan’ın kızının düğünü için yardım adı altında 6 bin lira rüşvet istediğini öne süren Aydost’un eşi Ayla A, soluğu cezaevi bölük komutanının yanında aldı. Komutanın yönlendirmesiyle savcıya giden Ayla A, cezaevinde dönen rüşvet çarkını ihbar etti. Cezaevi savcısı ile seri numaraları alınmış 6 bin lirayı zarfa koyan Ayla. A., her zamanki şekilde cezaevinin kantincisine gitti. Üzerlerine Cezaevi Birinci Müdürü Hulusi Yenişan, 2. Müdür Dursun Genç ve Başgardiyan Gökbaş’ın isimlerinin yazıldığı zarfları verdi. Parayı teslim almaya gelen başgardiyan Murat Murat Gökbaş, savcılar tarafından suçüstü yakalandı.

'VELİ KÜÇÜK BAŞSAVCIYI VURMAMI İSTEDİ'
Aydost cezaevinde Ergenekon savcılarına ifade vermiş ve gizli tanık statüsü almıştı. Aydost 1990’lı yıllarda JİTEM elemanı olarak görev yaptığını belirtmiş, 2003’te Veli Küçük’ün Susurluk iddianamesini yazan dönemin DGM Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’e suikast düzenlemesini istediğini öne sürmüştü. Aydost Ergenekon sanığı emekli albay Hasan Atilla Uğur’un korucu ve PKK itirafçılarından oluşan bir ekip kurduğunu, PKK’lı olduğu söylenen bir kişiyi herkesin içinde başından vurarak öldürdüğünü, ve Susurluk döneminde de adı geçen Osman Gürbüz’ün Uğur’un yanından ayrılmadığını anlatmıştı. 1 Temmuz 2008’deki operasyonda emekli Orgeneraller Şener Eruygur, Hurşit Tolon’la birlikte gözaltına alınan Atilla Uğur, iddianamede örgütün yöneticilerinden biri olarak sayılıyor.