2012 yılı Dünya Kuş Gözlem Günü “Göçün Büyüsü” temasıyla kutlandı. Her yıl milyarlarca kuş beslemek, üremek ve nesillerini devam ettirmek için düzenli olarak göç ediyorlar. Binlerce kilometrelik yolları özgürce uçarak nesillerini devam ettirmek için mücadele veriyorlar.

Dünya Kuş Gözlem Günü, Avrupa’da 18 yıldır, Türkiye'de ise 2004 yılından bu yana, Ekim ayının ilk hafta sonu Dünya Kuşları Koruma Kurumu'nun ortağı olan sivil toplum kuruluşları ve kuş gözlemciler tarafından çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

2006 yılından bu yana KuzeyDoğa Derneği, Kars Kafkas Üniversitesi’yle beraber Dünya Kuş Gözlem Günü’nü Kars, Iğdır ve Ardahan’daki kuş gözlem ve halkalama faaliyetleriyle kutluyor. Her yıl Kars Kuyucuk Gölü, etkinliklerde en çok kuş sayılan yer olarak rekor kırıyor.

KuzeyDoğa Derneği ve Kafkas Üniversitesi Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi, 2012 Dünya Kuş Gözlem Günü faaliyetlerinde tekrar Türkiye rekorlarını kırdı. KuzeyDoğa ve Kafkas Üniversitesi uzmanları 78 türden 17.741 kuşu Kars Kuyucuk Gölü’nde ve Iğdır Tuzluca Yukarı Çıyrıklı köyü Aras nehri kenarında saydı. Dünya Kuş Gözlem Günü etkinliklerinde en çok kuş 41 türden 16.469 kuşla Kars Kuyucuk Gölü’nde sayılırken, Türkiye’de en çok kuş türünün görüldüğü alan ise 52 türle, Iğdır Tuzluca Yukarı Çıyrıklı köyü Aras nehri sulak alanı oldu. Aras Kuş Halkalama ve Eğitim Merkezi’ndeki Kuş Gözlem Günü etkinliğini Kafkas Üniversitesi Doktora Öğrencisi ve KuzeyDoğa Derneği Halkama uzmanı Sedat İnak sorumluluğunda, Berkan Demir, Michael Hansen, Kayahan Ağırkaya’nın katılımı ile gerçekleşirken, Kuyucuk gölünde kuş sayımını Bilgenur Baloğlu, Ken Burton, Gabriel Cozzi ve Mustafa Özer yaptı.

Utah Üniversitesi öğretim üyesi ve KuzeyDoğa Derneği başkanı Doç. Dr. Çağan Hakkı Şekercioğlu, Dünya Kuş Gözlem Günü ile ilgili olarak şunları söyledi: "En çok sayılan 3 kuş türü, Kuyucuk Gölü’nde 8050 sakarmeke, 3500 angıt ve 1750 kaşıkgaga iken Aras Kuş Halkalama ve Eğitim Merkezinde ise 700 sığırcık, 63 küçük karga ve 49 tarla çintesi en fazla sayılan kuşlar oldu. Kafkas Üniversitesi, Kars ve Iğdır İl Çevre ve Orman müdürlüklerinin destek verdiği kutlamalarda, KuzeyDoğa Derneği gönüllülerine yönelik sulakalan restorasyonu, kuş halkalama ve kuş sayım teknikleri ile ilgili eğitimler de gerçekleştirildi.

Her sene Dünya Kuş Gözlem Günü’nde Türkiye’de en çok kuş türünün siyildiği Kars Kuyucuk Gölü’nde daha önceki yıllara göre daha az kuş sayıldı. Normalde bu zamanlarda golde 30,000 civarında kuş olur ve 40.000’i geçtiği de oldu. Yani normal şayilerin yaklaşık yarısı gözlendi. 227 kuş türu kaydettiğimiz Kuyucuk Golü, su an son 10 yılın en düşük seviyesinde ve golün su kaybı, kuş sayesini da etkilemiş. Bundan endişeliyiz. Kars valiliğinin desteğiyle golde yaptığımız Türkiye’nin ilk kuş üreme adaşı anakarayla birleşmiş ve üzerindeki bitkileri, fidanları ve kuş yuvalarını inekler yok etmiş. %96 bitki kaybı var ve gecen seneki 179 kuş yuva yerinden geriye bir tane kalmış. Doğu Anadolu’nun tek Ramsar alanı ve Avrupa Seçkin Turizm Cenneti olan Kuyucuk Golü, taban suyunun pompalarla çekilmesi ve kaynak suyunun çevre köylerde kullanılmasından dolay yeterince su almıyor. Gole Kars Çayı’ndan su aktarmak ise mümkün değil çünkü Kars’tan gecen Kars Çayı’na kanalizasyon ve atıklar karışıyor. Bu suyu Kuyucuk Gölü’ne vermek, golü oldurur. Tek çare Kuyucuk Golü havzasındaki doğal su kaynaklarının aşırı tüketiminin durdurulması.

Dünya Kuş Gözlem Günü’nde Türkiye’de en çok kuş türünün görüldüğü alan olan Aras nehri sulak alanı ise, tamimiyle yok olmak üzere. Aras Nehri Yukarı Çıyrıklı sulak alanında tespit edilen 240 kuş türü, Türkiye kuş türlerinin yarısından fazla. 200 kat daha büyük olan Van Gölü’nde bile 212 kuş türü tespit edilmiş. Ama Doğu Anadolu’nun en zengin sulak alanlarından olan Aras Nehri Yukarı Çıyrıklı sulak alanı korunmuyor ve Tuzluca barajının altında kalma tehlikesi yaşıyor. Orman ve Su İşleri Bakanımız (Veysel Eroğlu) ve Iğdır milletvekili Sinan Oğan, 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde TBMM’de buranın korunacağı sözünü verdiler. Fakat proje devam ediyor. KuzeyDoğa Derneği bu alandaki Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde, 2006 yılından 2012 yılı başına kadar 164 türden yaklaşık 40,000 kuş halkaladı. Ülkemizde bulunan toplam 468 kuş türünün üçte birinden fazlası Aras vadisinde halkalanmış oldu. Bu da Aras nehri vadisi sulak alanının Türkiye’de kuşlar açısından ne kadar zengin ve Serhat şehrimiz Iğdır’ın kuş çeşitliliği açısından en önemli illerimizden biri olduğunu gösteriyor. Aras vadisinin sadece göç mevsiminde değil, kış aylarında da Doğu Anadolu’daki kuşlar için doğal bir sığınak olduğunu öğrendik. 30 Ağustos 2012’de Türkiye'de ilk kez, Afrika-Hindistan kökenli 'şikra' adlı ufak atmaca türünü halkalayarak kayıtlara geçirdik. Türkiye'nin 469. kuş türü oldu.

2006 yılından bu yana Aras İstasyonu’nda halkalanan kuşlar, şimdiye kadar Güney Kıbrıs, Macaristan, Ukrayna ve Zambiya’da bizim gibi başka kuş araştırmacılarının ağlarına yakalandı. Aynı şekilde, İsrail, Rusya ve Güney Afrika’da halkalanan kuşlar ise merkezimizde yeniden yakalandı. Merkezde halkalanan kuşların 3 kıtadaki ülkelerden geri bildiriminin gelmiş olması, 6 yıldır çalıştığımız bölge olan Aras vadisinin kuşlar için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. 

Bu büyük önemine, kuş türü zenginliğine ve KuzeyDoğa Derneği’nin hazırladığı rapor ve başvurulara rağmen, Aras istasyonun yer aldığı 10 kilometrekarelik Aras Nehri sulak alanının herhangi bir koruma statüsü bulunmuyor ve hatta resmi olarak sulakalan olarak bile kabul edilmiyor. Öte yandan Aras nehri üzerine kurulan barajlar, nehir yatağından alınan kum ve çakıllarla vadinin ekosistemi her geçen gün daha da bozuluyor. Şimdi de tüm bu alan Tuzluca Barajı’nın suları altında yok olmak üzere ve bu baraj, göç eden kuşların çok önemli bir vahasını yok edecek. Bu vadiden göç eden ve kışın Kars, Ardahan, Erzurum ve Van platolarında şiddetli kışlar geçerken bu vadiyi adeta doğal bir sığınak olarak kullanan milyonlarca kuşu kurtarmak istiyorsak bir an önce vadiyi korunan alan ilan etmeli ve bu kuşların kullandığı yaşam alanlarını korumalıyız. Aksi takdirde diğer kaybedilen pek çok alanımız gibi Aras vadisi, dolayısıyla da kuşlar yok olacak. Bu nedenle ulusal sulakalan komisyonumuzun bir an önce bu alanın koruma sınırlarını çizip alana bir koruma statüsü vermesi gerektiğini buradan dile getiriyorum”.