NTV yayınına katılan eski DGM Savcısı Mete Göktürk, Ergenekon soruşturmasının ikinci iddianamesini değerlendirdi.

İlişkili Haberler


Mete Göktürk, şunları söyledi:

“İki iddianemenin birleştirileceğini düşünüyorum, aynı konuya ilişkin bir dava. Şüphelilerin daha önce yargılanan sanıklarla ilişkilerin olup olmadığının değerlendirilmesi aynı mahkemede yargılanmalarıyla mümkün. En sağlıklısı iddianamelerin birleşitirilmesidir, bunda bir kusur bulmuyorum. İkinci iddianame, ek iddianame niteliğindedir. Ek iddianamenin çok uzun olması, sanık sayısı dikkate alındığında yargılamayı uzatacağı kesin. Bütün bunlara rağmen, hazırlık soruşturması safhasını bir tarafa bırakırsak şu ana kadar dava çok uzamış değil.

Yargılama Ekim 2008'de başladı, 4-5 aylık bir süre geçti. Sanıkların sorguları aşağı yukarı tamamlandı. Çok uzun bir süre olduğunu düşünmüyorum. Bundan daha çok uzayan davalar oldu. Yıllarca süren davalar vardı. Bir mahkeme sırf bu davaya bakıyor, haftada 4 gün yargılama yapılıyor. Eğer bir engel çıkmaz ve yeni iddianameler eklenmezse, davanın 1,5 sene içerisinde biteceğini düşünüyorum.

Tutuklama bir tedbirdir. Sanıkların tutuklu kalacakları zorunlu olmayabilir. Tabii ki mahkeme, insanların temel hak ve özgürlüklerini gözetecektir. Tutuklamadan beklenen amacının dışında mağduriyetler sözkonusuysa tahliyelere gidilecektir, gitmelidir de.

Eğer zorunluysa davanın ucu açık olacaktır. Ortaya atılan iddialar çok ciddi. Türkiye demek ki, çok önemli badireler atlatmış. ‘Davayı keselim, atalım’ demek mümkün değil. Mahkemenin tutuklama kararını çok özenle vermesi gerekiyor. Mümkün olduğunca tutuklu sanık ve şüphelilerin tutuksuz yargılanmaları yoluna gidilmelidir. Bu tercih etmelidir, aksi takdirde çok büyük mağduriyetler yaşanabilir.

‘Sanıklar neyle tutuklandıklarını bilmeden tutuklanıyorlar’ falan gibi spekülasyonlarına girmek yanlış olur diye düşünüyorum. Buna katılmıyorum, insanlar niye tutuklandıklarını pekala biliyorlar. Gözaltına alındıklarından itibaren ne ile suçlandıklarını biliyorlar. Tevkif müzakeresine suçlamalar açık açık yazılıyor, ‘şunu yapmışsın, bunu yapmışsın’ diye. İddianamede neden tutuklandıkları da yer alıyor. Sorguya çekilirken neyle suçlandıklarından haberdarlar. Sorular sorulup, cevap vermeleri isteniyor. Niye cevap veriyorlar o zaman? Mahkemeye çıkıyorlar, hakim de aynı şeyi soruyor. ‘Ne ile suçlandığımı bilmiyorum’ kabul edilebilir değil.”