"Sayın Cumhurbaşkanım

Babamı kaybedeli on yılı aşkın bir süre oluyor. Anneciğimle birlikte göğüs geriyorduk hayatın zorluklarına...

Annem, 08.10.2010 Cuma günü saat 18:00’de fenalaştı. Cuma günü olduğu için haftalığımı yeni almıştım, param vardı yani; taksiye atladığımız gibi hastanenin yolunu tuttuk.

Levent’ten Zincirlikuyu Mezarlığı istikametinde trafik adeta kilitlenmişti. Ne gidecek bir yol, ne de yardım isteyecek bir polis vardı...

Sizin aracınızın geçeceği güzergaha çıkan bütün yollar, bütün şeritler trafiğe kapatılmıştı. On binlerce, belki yüz binlerce insan, sizin geçmenizi bekliyorduk...

Anneciğim kollarımda Kelime-i Şahadet getirdikten sonra can verdi.

Benim için, saat 19:00’da hayat durdu...

Son nefesimi verene kadar sizi hiç unutmayacağım."

Mustafa Mutlu’nun Vatan Gaztesi’ndeki köşesinde yer verdiği okur mektubu bu şekildeydi.

ABDULLAH GÜL'DEN YANIT
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu mektubu twitter aracılığıyla yanıtladı. Gül, öncelikle olaydan büyük üzüntü duyduğunu belirtti ve yolların kendisinin geçişinden dolayı kapatıldığı iddiasını yalanladı.

Cumhurbaşkanı twitter'a, "Olay 8 Ekim 18.00-19.00 saatleri arasında Levent-zincirlikuyu civarında olmuş. Ben o saatlerde Tarabya'da ofisimdeydim" diye yazdı.

Gül, hangi şehirde olursa olsun geçişleri sırasında trafiğin aksatılmaması konusunda talimat verdiğini de açıkladı.

Mustafa Mutlu, köşesinden yıllardır benzer kişilerin ruh hallerini yansıtmaya çalıştığını ve bu e-posta nedeniyle ile salya sümük ağladığını belirterek, okurla iligli bilgileri de sayfasına taşımış ve, Gül’e hitaben, "Umarım; bilmeden, istemeden kahramanı olduğunuz bu hazin öykü için kendisine söyleyecek bir şeyler bulursunuz..." demişti.