Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili dava kapsamında aranan Erhan Tuncel, 36 gün sonra yakalandı.

Tuncel’in İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı.

Tuncel, emniyetten geniş güvenlik önlemleri altında çıkarılarak İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi.

Ellerinin kelepçeli olduğu görülen Erhan Tuncel, emniyetten çıkarılırken gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakarak, "Ben hiçbir şekilde kaçmadım" dedi.

Erhan Tuncel, yakalama emri gereğince İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açılan ara duruşmaya çıkarıldı.

Polislerle ortak çalışarak, suç olacak bir çok şeyi kendisinin ortaya çıkardığını ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunan Tuncel, Hrant Dink cinayetiyle ilgili Yasin Hayal'in Ogün Samast'a talimat verdiğini, hiç bir silah veya aracın kendisi tarafından temin edilmediğini, sanıklardan Coşkun İğci'nin silah temin etmesine rağmen beraat ettiğini kaydetti.

‘AJAN PROVOKATÖR DEĞİLİM’
Tuncel, cinayette kışkırtıcılığı veya azmettiriciliğinin söz konusu olmadığını savunarak, Yargıtay'ın da verdiği kararla cinayetin azmettiricisi olmadığının kanıtlandığını öne sürdü.

“Ajan provokatör” kelimelerinin tanımını yapan ve bununla ilgili bazı kitaplardaki anlamları okuyan Tuncel, şunları söyledi: "Resim olayına gelince; maksadım Zeynel Abidin Yavuz'un kimliğini deşifre etmek ve olayın ortaya çıkmasını sağlamaktı. Kimliğimin gizli kalmasını istedim. Ben resim verdim sadece. Zeynel Abidin Yavuz, Yasin Hayal'in olayı yaptırmak için çıkardığı alternatif ismidir. Benim verdiğim resimler olayda kullanılmamıştır. Resimleri vermeseydim de zaten resimleri kendileri çıkartabilirdi, zaten çıkartmışlardır da. Bunu kamu menfaati için yaptım. Hiç bir şekilde ajan provokatörlük durumum yoktur. Resimleri verme amacım da bellidir. Suça iştirakin varlığı için suç iradesi gerekmektedir. Bu irade bende yoktur. Bu vatan için bir gençlik, bir istikbal, bir aile verdik. Vatan sağ olsun."

‘KAÇABİLİRDİM AMA KAÇMADIM’
Hakkında herhangi bir yurtdışına çıkış yasağı bulunmadığını hatırlatan Tuncel, "Dünyanın dört bir yanında akrabam var. Kaçabilirdim ama kaçmadım. Savunmamı tam hazırlayabilmek için yakalama kararına uyamadım. Başlangıçtan bu yana yaptığım savunmalarımı aynen tekrar ediyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmayı da talep ediyorum" dedi.

Müvekkilinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurmak için hazırlık yaptığını ifade eden Avukat Erdoğan Soruklu ise "Müvekkilimin kaçması da zaten mantıklı değildir. Karanlık olayın, dosyanın aydınlatılmasına kendisini adamış durumdadır" diye konuştu.

TUTUKLAMA KARARI
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, "kaçma şüphesinin varlığı, atılı suçun Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100/3. maddesinde yazılı suçlardan olması, kuvvetli suç şüphesini gösteren olgu kriterinin devam etmesi ve koruma tedbiri uygulanmasının yeterli olmayacağı" gerekçeleriyle sanık Erhan Tuncel'in tutuklanmasına karar verdi.

Tutuklama sonrası hakkındaki yakalama emri kaldırılan sanık Tuncel'in Metris Cezaevi'ne götürüldüğü öğrenildi.

KAYIPLARA KARIŞMIŞTI
Gazeteci Hrant Dink cinayetini organize etmekle suçlanan Erhan Tuncel, Ocak 2012'deki duruşmada beraat ederek tahliye olmuştu.

Yargıtay, mahkemenin bu kararını Mayıs ayında bozdu. Yargıtay, sanıkların "silahlı suç örgütü” kapsamında yargılanmasına karar verdi.

Yüksek Mahkeme, Tuncel hakkında ayrıca "Hrant Dink cinayetini organize etmek" suçundan hüküm kurulmasını da istedi.

17 Eylül’de görülen ilk duruşmada hakkında yakalama kararı çıkartılan Erhan Tuncel o tarihten beri aranıyordu.

Bir gazeteye röportaj veren Tuncel, dün Kumburgaz'da yakalandı.

İÇİŞLERİ BAKANI: POLİS KORUMUYOR
Öte yandan, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Erhan Tuncel'in polis tarafından korunduğu iddiasını yalanladı.

Güler, "Asla böyle bir iddiayı kabul etmiyorum. Kendi ifadesidir. Kendisi de gelip teslim olmuş değildir" dedi.