AK Parti Merkez Yürütme Kurulu'nda alınan kararla kesin ihraç istemiyle Müşterek Disiplin Kurulu'na sevk edilen AK Parti İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay ve Ankara Milletvekili Haluk Özdalga kararı beklemeden partisinden istifa etti.

Günay ve Özdalga'nın, "parti disiplinine, politikalarına, temel ilkelerine ve hükümet icraatlarına aykırı sözlü ve yazılı beyanlarından" dolayı partiden ihracı talep edilmişti.

Günay, düzenlediği basın toplantısında "AK Parti'den ayrılmak zor bir karar çünkü doğruları söylemeye devam etmek istiyorum. Alınan son karar beni istifaya yöneltti" dedi.

Partinin tepesinde mağrur bir anlayış olduğunu ve bundan sonra bir şey anlatmanın önünün kesildiğini ifade eden Günay, Mehmet Akif Ersoy'un "Bu zulmu asla alkışlayamam, zalimi sevemem" sözlerini hatırlattı.

ÖZDALGA DA İSTİFA ETTİ
Günay'ın ardından basın toplantısı düzenleyen AK Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga da partisinden istifa ettiğini açıkladı.

Özdalga, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, eski Başbakanlardan Turgut Özal'ın, Bakan olan bir siyasetçiyle ilgili yolsuzluk iddiaları kendisine gelince hemen harekete geçtiğini, görevden azlettiğini ve Yüce Divan'da yargılanmasının yolunu açtığını belirtti.

"Tarihe devlet adamı olarak geçecek liderlerin yapması gereken işte budur" ifadesini kullanan Özdalga, "Yolsuzluk soruşturmalarında adı geçen siyasetçi arkadaşlarımıza, kendilerini yargı önünde savunma fırsatı vermeliyiz" diye konuştu.

Türkiye'nin 17 Aralık'tan itibaren Türkiye'nin yanlış bir yola girdiğini öne süren Özdalga, polis teşkilatının "doğrama makinesinden geçirildiğini" iddia etti.

"Adli polis üzerinde baskı kurulduğunu, yargıya müdahale edildiğini, yönetmelik adı altında anayasaya, kanuna, akla ve vicdana ters kuralların uygulamaya sokulduğunu" savunan Özdalga, "Yolsuzluk iddialarının üstünün örtülmek istendiği çok açıktır. 'Dış mihraklar, iç mihraklar' söylemi, yolsuzlukları açıklamaz. Gidilen yol yanlış. Bu yoldan Türkiye'nin dönmesi gerekiyor" dedi.

Danıştay tarafından iptal edildiği belirtilen Adli Kolluk Yönetmeliği'nin benzeri bir metnin yürürlüğe konulması yoluna gidilmemesi gerektiğini dile getiren Özdalga, "Yargıda kriz yok, yargıya müdahale var. Bu müdahale ortadan kalktığı anda kriz kalmayacaktır. Bu gidişin demokratik rejim içinde sürdürülebilmesi mümkün değildir" diye konuştu.

Özdalga, disipline sevk edilmeseydi de istifa edip etmeyeceği sorusuna, "Zaten son günlerde ciddi bir rahatsızlığım vardı. Bu rahatsızlığımı açıklamalarımla ortaya koydum. Bu galiba biraz hızlandırdı olayı" dedi.

Yaşananları "Devlet ve rejim krizi" olarak gördüğünü belirten Özdalga, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün duruma müdahale etmesi gerektiğini tekrarladı.