Güneşteki patlamalar

Prof. Dr. Osman Demircan, önceki hafta güneşte büyük bir patlama yaşandığına dikkat çekiyor...

Anadolu Ajansı 23.07.2012 - 14:29

Güneşteki patlamalar

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Astrofizik Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Osman Demircan, önceki hafta güneşte büyük bir patlama yaşandığını belirterek, ''Yabancı basında, özellikle NASA'nın web sayfasında duyuruldu. Bizim enlemlerde gözle dikkat çekmediği için bu konuda bir etkinlik yapmıyoruz. Gözlemiyoruz, duyurmuyoruz. Çünkü çok fazla bizi etkilemiyor görünüyor'' dedi.

Demircan, güneşin manyetik etkenliğinin gittikçe tırmandığını ve yükseldiğini, 2013 yılının ortalarında ise bu seviyenin maksimuma ulaşacağını söyledi.

Her ay bir büyük güneş patlaması yaşandığına dikkati çeken Demircan, ''Güneş lekeleri, gittikçe hem sayı hem boyut olarak büyüyor. Geçen hafta böyle bir güneş lekesi, güneş döndüğü için bizim görüş alanımıza girdi. Güneşin dünyaya bakan yüzeyinde, güneş lekesinde büyük bir patlama oluştu. 48 saat içinde patlamada ortaya çıkan malzemeler dünyaya ulaşıyor. Aşağı yukarı 10 milyar ton madde uzaya saçılıyor ve dünyaya da geliyor'' dedi.

Demircan, saçılan söz konusu maddelerin dünyaya ulaştığında atmosferi deforme ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''O kadar büyük bir deformasyon ki; çalkalanıyor dünyanın atmosferi. Bunu gözle göremiyoruz tabii. Fakat bazen gökyüzüne dikkat ederseniz, birbirine paralel bulutlar görülür. O bulutlar aslında atmosferdeki dalgalardan oluşan yapılar. Bu malzemeler dünyaya ulaştığında kendisini kutup ışıması halinde de gösteriyor. Kutuplardan giren o güneş maddesi dünyanın atmosferindeki moleküllerle etkileşerek o ışıma olayını oluşturuyor. Geçen hafta güneşte büyük bir patlama oluştu. Yabancı basında, özellikle NASA'nın web sayfasında duyuruldu. Bizim enlemlerde gözle dikkat çekmediği için bu konuda bir etkinlik yapmıyoruz. Gözlemiyoruz, duyurmuyoruz. Çünkü çok fazla bizi etkilemiyor görünüyor.''

Prof. Dr. Osman Demircan, bu alanda çalışanların güneşteki patlamalarla ilgili endişeleri bulunduğunu, ancak bunu çok fazla dillendirmek istemediğini bildirdi.

Patlamaların daha şiddetli olması ve dünyanın manyetik alanında bir nedenle zayıflama yaşanması durumunda yüklü parçacıkların yeryüzüne kadar inebildiğini ifade eden Demircan, ''O zaman doğrudan kanserleşme oluyor. Öncelikle deri kanserleri artıyor. İşte kutup bölgelerinde bu böyle. İstatistik olarak oralarda deri kanserleri fazla. Ozon deliğinin gittikçe genişlemiş olması bu parçacıkların daha büyük oranda yeryüzüne ulaşmasına neden oluyor. Bizim enlemlerde çok fazla dikkati çekmiyor, önemsenmiyor'' dedi.

En büyük endişenin ise patlamaların daha şiddetli olması halinde elektronik aletlerin kilitlenebileceği yönünde olduğunu belirten Demircan, şunları kaydetti:

''Elektrik sistemleri çökebiliyor. Mesela haberleşmede telefonların sustuğunu düşünün. Her şey çöker. 1960'lı yıllarda Kanada'da böyle bir olay yaşandı. Böyle bir güneş patlamasının sonucunda bu ülkede elektrik sistemi çökmüş. Uzayda, dünyanın etrafından 10 bin kadar uzay aracı, uydu var. Bu uyduların elektronik sistemlerini patlamalardan koruyabilmek için çok özel önlemler alıyorlar. Yine de bir sürü hasar ortaya çıkıyor. Bu alanda çalışanlar, medeniyetin sonunun belki bu şekilde olabileceğini düşünüyor. Bir güneş patlamasıyla tüm elektronik sistemler çökecek, dünya karanlıkta kalacak. İnsanlar birbirleriyle haberleşemeyecek. İşlerin hepsi birden duracak. Bu gerçekten medeniyetin sonu olur.''

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...