Grand Cevahir Otel'de düzenlenen ''Gürültünün İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri'' panelinde konuşan Eroğlu, bakanlık olarak gürültüyü bilimsel veriler ışığında ele aldıklarını, gürültünün istenmeyen, hoşa gitmeyen, rahatsız edici ve insan sağlığını tehdit edici sesler olduğunu söyledi.

Eroğlu, bakanlıklarına yazılı, sözlü ve elektronik posta yoluyla çok fazla şikayet geldiğini hatırlatarak, amaçlarının gürültünün kontrolü ve azaltılmasına yönelik hedef ve ilkeleri belirleyerek konuyla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde belirlenen çevresel gürültü standartlarını sağlayacak şekilde çalışmalar yapmak ve halkın huzurunu sağlamak olduğunu belirtti.

Bakan Eroğlu, AB mevzuatına da uyumlu olarak çıkarılan ''çevresel gürültünün değerlendirilmesi ve denetimi yönetmeliği''nin 4 Haziran 2010 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, bu yönetmelik ile kara, deniz, su yolu, havaalanı, endüstri tesisleri, şantiye faaliyetleri, eğlence yerleri, iş yerleri, atölyeler ve gürültüye hassas yapıların bulunduğu alanlarda yapılan işlemlerden kaynaklanan gürültü için kriterler belirlendiğini ifade etti.

2872 Sayılı Çevre Kanunu'nun 12. maddesine göre söz konusu kanunun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisinin Çevre ve Orman Bakanlığına ait olduğunu vurgulayan Eroğlu, gerektiğinde bu yetkinin İl Özel İdaresi, Denizcilik Müsteşarlığı ve belediyeler gibi kurumlara devredilebileceğini kaydetti.
 
''EZAN SESİ YAKIN KOMŞULARI RAHATSIZ ETMEYECEK''
 
Eroğlu, kanun kapsamında, gürültü şikayetlerinin kısa sürede sonuçlandırılması için 11'i büyükşehir belediye başkanlığı olmak üzere, toplam 76 belediye başkanlığına yetki devri yapıldığını bildirdi. Dini tesislerde de ses yükseltici kullanımından çevreye yayılan sesin kontrolüne ilişkin esasların belirlenmesi görevinin Diyanet İşleri Başkanlığına verildiğini belirten Eroğlu, ''Hoparlörlerin ses düzeninin ezanın çevrede duyulmasını sağlayacak, fakat yakın komşuları da rahatsız etmeyecek şekilde ayarlanması temin edilecektir'' talimatının illere gönderildiğini bildirdi.

Bakan Eroğlu, şöyle devam etti:''Sokak düğünleri ve havai fişek atımlarından kaynaklanan gürültünün kontrol altına alınması için İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığıyla çalışmalar yapılmaktadır. Bakanlığımız ve yetki devri yapılan belediyeler de 2009 yılında Türkiye genelinde toplam 1758 faaliyet gürültü açısından denetlenmiştir. Bunların 766'sı iş yeri, atölye, imalathane, 717'si eğlence yeri, 58'i de sanayi tesisidir. Denetim neticeleri gösteriyor ki Türkiye genelinde birinci sırada iş yeri, atölye ve imalathanelerden kaynaklanan gürültü problemi, ikinci sırada ise eğlence yerlerinden kaynaklanan gürültü problemi yer almaktadır. Bölgesel bazda bakıldığında ise Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde eğlence yerlerinden kaynaklanan gürültü probleminin yer aldığı görülmektedir.''

Eroğlu, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de gürültü haritalarının hazırlanması için gürültü haritalaması yapılacak yerleşim alanlarının tespit edildiğini ve nüfusu yüz binden fazla olan yerleşim alanları, ana karayolları, ana demiryolları ve ana havaalanları için gürültü haritaları ve eylem planlarının hazırlanmasına yönelik programların oluşturulduğunu ve görevlilerin belirlendiğini kaydetti.

Çevresel gürültünün değerlendirilmesi ve yönetimi yönetmeliğinin uygulamaya konulması için 2009-2020 yıllarını içeren ''çevresel gürültü eylem planı''nın hazırlandığını söyleyen Eroğlu, çevresel gürültü konusunda kamu ve özel sektörde uzmanlaşmayı sağlamak için eğitim programları oluşturduklarını ve bu eğitim programlarına şimdiye kadar 1750 kişinin katıldığını bildirdi.
 
''HERKES SAĞLIKLI BİR ÇEVREDE HAYAT SÜRME HAKKINA SAHİP''
 
Bakanlık olarak bugüne kadar gürültü el kitabı, gürültü haritalarının nasıl yapılacağına dair kılavuz gibi dokümanlar hazırladıklarını ifade eden Eroğlu, ''İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca gürültü haritalama çalışmalarına başlanmış, Bayrampaşa, Esenler, Gaziosmanpaşa ve Sultangazi ilçelerinin yılda 6 milyondan fazla aracın geçtiği karayolları için gürültü haritası hazırlanmıştır ve web sayfalarında yayınlanmaktadır. AB'ye üye ülkelere bakıldığında orada da ülkemize benzer düzenlemeler görülmektedir. Canlı hayatı için en az hava kirliliği kadar zararlı olan gürültü kirliliği ile kanun ve yönetmeliklerin bakanlığımıza yüklediği mesuliyetler gereği kararlılıkla mücadele edeceğiz'' diye konuştu.

Eroğlu, son günlerde, gürültü ile alakalı bilgi sahibi olmayan her kesimin fikir sahibi olarak açıklama yapıp adeta bilirkişi gibi davrandığına da işaret ederek, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 56. maddesine göre herkesin sağlıklı bir çevrede hayat sürme hakkına sahip olduğunu, çevreyi korumanın da devletin ve vatandaşların görevi olduğunu söyledi.Bakan Eroğlu, panelden önce de AK Parti İstanbul İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Aziz Babuşçu ile görüştü.