Ergenekon sanığı Mehmet Haberal’ın haksız tutuklu kaldığı gerekçesiyle, Hükümet, Yargıtay tarafından hakimlere verilen tazminat cezasına karşı, yasa değiştirme yoluna gidiyor.

AKP'li milletvekillerinin imzası ile hazırlanan yasa teklifine göre hukuka aykırı karar veren hakimlere tazminat davası açılamıyor.

Vatan Gazetesi'nin haberine göre Hükümet, Yargıtay’ın Ergenekon sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın haksız yere uzun süre tutuklu kaldığı gerekçesiyle açtığı davada hakimleri tazminat cezasına mahkum eden kararına karşı yasa değiştirme yoluna gidiyor. AKP’li 3 milletvekili tarafından hazırlanan kanun teklifiyle kasıtlı olarak hukuka aykırı karar veren hakim-savcılar, mahkeme kararlarını uygulamayan bürokratlar, işkence ve kötü muamele yapan kolluk görevlileri, görevlerini kötüye kullanarak kişilerin zararına neden olan kamu görevlilerine karşı tazminat davası açılamayacak. Bu durumlarda zarar gören kişi tazminatı devletten isteyebilecek. Devlet, tazminatı sadece “görevi kötüye kullanma” suçundan mahkum olan hakim ve savcıya rücu edilebilecek.

Haberal’dan sonra Ergenekon ve Balyoz davalarında tutuklu bulunan çok sayıda sanığın dava açması ve diğer davalardaki tutukluların da aynı yolu kullanma hazırlığında olması nedeniyle hazırlanan teklife hakim ve savcılara karşı açılacak davalarla ilgili hüküm konuldu. Hakimler ve Savcılar Kanunu’na eklenecek maddeyle hakim ve savcıların soruşturma, kovuşturma ve davayla ilgili olarak yaptıkları işlemler, yürüttükleri faaliyetler veya verdikleri kararlarla ilgili olarak hakim ve savcıya değil, sadece devlete karşı tazminat davası açılacak. Hakim savcının kusurlu olması veya kasıtlı olarak hukuka aykırı karar vermesi halinde bile dava sadece devlete karşı açılacak. Böylece hakim ve savcılar verdikleri kararlar nedeniyle tazminat davasına muhatap olmayacak.

DEVLETİN RÜCU HAKKINA SINIR

Teklif, devletin, ödediği tazminattan dolayı hakim ve savcılara rücu hakkını da sınırlandırdı. Anayasa’ya göre devletin ödediği tazminattan dolayı, zarara neden olan kamu görevlisine rücu etmesi bir zorunluluk olmasına rağmen teklifte devletin ödemek zorunda olduğu tazminatın ilgili hakim ve savcıya rücu edilmesi için “görevi kötüye kullanma” suçundan mahkum olması şartı getirildi. Böylece, verdiği karar nedeniyle devletin tazminat ödemesine neden olan hakim-savcı, bu suçtan yargılanmaz ya da beraat ederse, devlet o hakim ve savcıya rücu edemeyecek.

YARGITAY YERİNE ASLİYE HUKUK

Yargısal işlemler aleyhine açılacak tazminat davalarına, hakim ve savcının görev yaptığı yerdeki asliye hukuk mahkemesinde bakılacak. Açılan davalar, hakim ve savcıya re’sen ihbar edilecek. Bu hükümler yüksek mahkemelerin başkanları, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Yargıtay Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı ve Yargıtay Başsavcıvekili, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu müfettişleri ile adalet müfettişleri hakkında da geçerli olacak.

DAVA SÜRERKEN TAZMİNAT YOK

Devlete karşı açılacak davalar soruşturma ve dava devam ederken değil, soruşturmanın veya davanın bitmesinden sonra 6 ay içinde açılacak. Sadece kararı veren hakim-savcının görevi kötüye kullanmaktan mahkum olması halinde dava devam ederken de tazminat davası istenebilecek.

İŞKENCECİYE DAVA YOK

Hakim ve savcılara getirilen tazminat davası güvencesi, diğer devlet memurları için de geçerli olacak. Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişikle kişisel kusuruyla zarara neden olan devlet memuruna karşı tazminat davası açılamayacak. Zarara uğrayan kişi tazminatı devletten isteyecek. Hukuka aykırı davranarak kişilerin zararına neden olan, işkence ve kötü muamele yapan kamu görevlilerine karşı da tazminat davası açılamayacak.

BÜROKRATA DAVA AÇILAMAYACAK

Mahkeme kararlarının gereğini 30 gün içinde yerine getirmeyen kamu görevlilerine karşı da dava açılmayacak. Mahkeme kararının yerine getirilmemesi yüzünden zarar gören ilgili tazminatı devletten isteyebilecek. Devlet, açılan davadan ötürü ödediği tazminatı ilgili kamu görevlisine rücu edebilecek. Böylece, memurların haksız görev yeri değişikliklerine karşı açtıkları davalar ile çevreyle ilgili konular başta olmak üzere mahkemelerin kararlarını yerine getirmeyen bürokratlar, belediye başkanları ve kamu görevlilerine dava açılamayacak.

HAKSIZ TUTUKLANAN ALEYHİNE

Kanunlarda belirtilen koşullar dışında tutuklama kararı verilenler, gözaltında uzun süre kalanlar, tutuklu yargılanıp beraat edenlerle hakları ihlal edilenlerin devlete açtıkları tazminat davaları konusunda da değişiklik yapılacak. Bu davalara asliye hukuk mahkemeleri bakacak. Dava açma süresi 1 yıldan 6 aya indirilecek. Ancak bu davaların hızlı karara bağlanabilmesi için kanunun getirdiği düzenlemeler kaldırılacak. Hazine’ye 15 gün içinde savunma verme zorunluluğu ile Hazine avukatının gelmediği duruşmada karar verme kaldırılacak. Böylece bu davaların da uzaması söz konusu olacak.

PARTİLERE HARCAMA ÖZGÜRLÜĞÜ

Partilerin mali denetimlerinde “yerindelik” denetimi yapılmaması esası da getirildi. Partilerin amaçlarına ulaşmak için fayda görülen faaliyetlerin dar yorumlanmayacağı belirtilerek harcama konusunda esneklik getirildi. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin bazı harcamaların faturası olmadığı gerekçesiyle verdiği cezaları önlemek için, harcamaları fatura dışında belgelerle de ispatlayabileceği hükmü konuldu.

ZARARLAR DEVLETTEN

Teklife göre sadece şu hallerde devlete dava açılabilecek:

- Kayırma, taraf tutma, kinle hukuka aykırı karar verme.

- Menfaat sebebiyle kanuna aykırı karar verme.

- Açık, kesin bir kanun hükmüne aykırı karar verme.

- Soruşturma ve duruşma evrakında olmayan bir sebeb dayanma.

- Soruşturma - duruşma tutanaklarda tahrifat...

- Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.

- Bu sebeplere ek olarak Ceza Muhakemesi Kanunu’nda tazminat istenecek hallerden birinin olması halinde de dava sadece devlete açılacak. Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilenler de bu kapsamda sadece devlete karşı dava açabilecek.

HABERAL DA KAPSAMDA

Kanunun yürürlük hükümlerine eklenen bir maddeyle tazminat davalarının sadece devlete karşı açılabilmesine ilişkin hükümlerin süren davalar açısından da uygulanacağı öngörüldü. Teklife “Görülmekte olan davalara, Devlet aleyhine devam olunur. Yargıtaydaki davalar, görevli ve yetkili asliye hukuk mahkemesine devredilir” hükmü konuldu. Buna göre, henüz kesinleşmeyen Haberal kararı, teklif yürürlüğe girene kadar kesinleşmezse asliye hukuk mahkemesine gönderilecek. Haberal kararını emsal göstererek Ergenekon ve Balyoz davalarında tutuklama kararı veren hakimlere karşı Yargıtay’da açılan davalar da etkilenecek. Bu davalar asliye hukuk mahkemesinde ve devlete karşı devam edecek.

TAZMİNAT MİKTARI BEKLENİYOR

ERGENEKON davası kapsamında tutuklu Prof. Dr. Mehmet Haberal tahliye istemini reddeden 9 hakim hakkında tazminat davası açmıştı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, hakimlerin her birini bin 500’er lira manevi tazminat ödemeye mahkum etmişti. İtiraz üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kararı onamış ve tazminat miktarını 4. Hukuk Dairesinin belirlemesine karar vermişti.