Hakimden alkış uyarısı

Odatv davasının ikinci duruşmasında sanıklar salona girerken yakınlarıyla el sallayarak selamlaştı. Nedim Şener ise eşi Vecide Şener'in elini kısa süre tuttu. Mahkeme başkanı Mehmet Ekinci bunun üzerine izleyicileri alkışlamamaları konusunda uyardı.

Haberler - Anadolu Ajansı 26.12.2011 - 12:38

Hakimden alkış uyarısı

Ergenekon soruşturması kapsamında Odatv'de yapılan aramalar sonrasında, gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener ve Soner Yalçın'ın da aralarında bulunduğu 12'si tutuklu 14 sanık hakkında açılan davanın 2. duruşması görülüyor.

Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayındaki özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Prof. Dr. Yalçın Küçük, eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık, Soner Yalçın, Şükrü Doğan Yurdakul, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Muhammet Sait Çakır, Coşkun Musluk, Müyesser Uğur ile tutuksuz sanık İklim Ayfer Kaleli katıldı. Diğer tutuksuz sanık Ahmet Mümtaz İdil ise sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya gelmedi.

Duruşmaya geçtiğimiz cuma günü 16. Ağır Ceza Mahkemesine atanan Mehmet Ekinci başkanlık ediyor.

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, sanıklar salona girerken yakınlarıyla el sallayarak selamlaştı, Nedim Şener ise eşi Vecide Şener'in elini kısa süre tuttu. Salondaki görevli tarafından uyarılan Vecide Şener daha sonra yerine geçti. Mahkeme başkanı Mehmet Ekinci izleyicileri alkışlamamaları konusunda uyardıktan sonra "Görevimiz olgularla yakıştırmaları ayırıp bir karar vermektir. Bize ne kadar yardım ederseniz o kadar süratli ve adil bir yargılama olur" dedi.

Kimlik tespiti için kürsüye çıkan sanık Yalçın Küçük'e mahkeme başkanı Mehmet Ekinci mesleğini sordu. Küçük, ''En son kimliğim dava mankeni idi. Önemli davalara beni alırlar. Çok mesleğim var. Diğer mesleğim savaşırım, gaziyim, Ercan Havalimanını ve Gazi Magosa'yı ben aldım. Gazi maaşım var. Ayrıca üniversitede hocalık yapıyorum. Girmediğim hapishane kalmadı'' dedi.

Tutuklu sanık Müyesser Uğur'un avukatı, iddianame ve delil klasörlerinin yayınlanmasının yasaklanmasına ilişkin talepte bulundu. Ancak sanık Müyesser Uğur söz alarak, bu talebinden vazgeçtiğini ifade etti.

Bu arada CHP İstanbul milletvekilleri Umut Oran, Oktay Ekşi, Binnaz Toprak ve CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner ile BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.

Ceza istemleri
Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hazırlanan iddianamede, Yalçın Küçük'ün ''silahlı örgüt kurmak ve yönetmek'', ''kaos ortamı oluşturmak amacıyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek'', ''devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin ekmek'', ''yasaklanan bilgileri temin etmek'', ''adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek'' suçlarından ve ''örgüt yöneticisi sıfatıyla diğer şüphelilerin işlemiş olduğu özel hayatın gizliliğini ihlal etmek'' suçundan 21 yıldan 43 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Soner Yalçın'ın ''silahlı örgüte üye olmak'', ''kaos ortamı oluşturmak amacıyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek'', ''devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etmek'', ''yasaklanan bilgileri temin etmek'', ''adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek'', ''özel hayatın gizliğini ihlal etmek'' ve ''kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek'' suçlarından 14 ile 36,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, gazeteci Ahmet Şık ile eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın ''silahlı örgüte yardım etmek'' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Kaşif Kozinoğlu'nun ''silahlı örgüte üye olmak'', ''devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etmek'' ve ''yasaklanan bilgileri temin etmek'' suçlarından 11,5 yıldan 26 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Nedim Şener'in de ''silahlı örgüte yardım etmek'' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor.

İddianamede, diğer sanıkların da benzer suçlara ilişkin olarak 7,5 ila 23 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılması isteniyor.

Davanın sanıkları arasında yer alan Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevinde 12 Kasım'da rahatsızlanmış ve daha sonra hayatını kaybetmişti.

Sayfa Yükleniyor...