Vali Muammer Türker, demokratik açılıma ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlarken, bölgenin yaklaşık 30 yıldır çok ciddi sıkıntılar çektiğini belirtti.

Bölge halkının, 30 yıldır yaşadığı sıkıntıları, canıyla, malıyla, çocuklarının geleceğiyle ve her şeyden önemlisi umutlarını yitirerek ödediğini anlatan Türker, şöyle devam etti:

''Dolayısıyla burada, bu kanayan yaranın durmasıyla ilgili büyük bir beklenti var. Hükümet kanadından böyle bir açılımın olacağına dair bir söylem geliştirilince, buradaki vatandaşlar çok büyük bir beklenti içine girdi. O yüzden Ankara'da söylenen her cümlenin, bu bölgedeki yankısı gerçekten çok belirgin.

Sokaktaki vatandaş, Ankara'dan bu konuyla ilgili bir şey yapılmasını istiyor. Ankara'dan bu sorunun çözümüne yönelik olarak söylenen her cümle, en küçüğünden en büyüğüne, kadınından, erkeğine, yaşlısından gencine kadar büyük yankı buluyor.''

BÖLGENİN ÜRETİM KÜLTÜRÜ ZAYIFLAMIŞ
Bölgede yaşanan sorunun, ekonomik olarak üretim kültürünü zayıflattığını ifade eden Vali Türker, ''İnsanlar, geleneksel olarak sürdürdükleri ekonomik faaliyet alanlarını bırakmıştır. Hayvancılık ve tarım ölmüş durumda. Güvenlik nedeniyle yaylalara çıkamıyorlar. İnsanlar, güvenlik nedeniyle uygulanan koruculuk sistemiyle meşgul olmuş, üretimi bir tarafa bırakmıştır'' dedi.

Vali Muammer Türker, yatırımların gelmemesinin de ciddi bir sorun olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

''Yatırımcının kafasında güvenlikle ilgili soru işaretleri olduğu için gelmek istemiyor. Burada çarkın artık kendi kendisini döndüremeyeceği ekonomik bir yapı oluşmuş. Kısacası Hakkari özelinde belki bölge genelinde, yerel dinamiklerle bazı ekonomik sorunların çözülme şansı kalmamış. O yüzden dışardan para gelmesi lazım. Bunun da temelinde yatırım temelinin iyileştirilmesi yatıyor. Dışarıdan yatırımın gelebilmesi, ancak yatırım ortamının iyileştirilmesiyle mümkündür.''

HER ŞEY SİYASALLAŞMIŞ DURUMDA
Güvenlikle ilgili endişelerin ortadan kalkmasının, çok boyutlu bir süreci gerektirdiğini anlatan Vali Türker, hükümetin başlattığı açılım sürecinin burada, demokratikleşmeye bir katkı sağlayacağı yönünde beklenti oluşturduğunu söyledi.

Açılımın aynı zamanda bölgenin çektiği ekonomik sıkıntıların hafiflemisini sağlayacağını vurgulayan Türker, yatırımların gelmesi durumunda buradaki yaşamın normale döneceğini ifade etti.

Bölgede yaklaşık 30 yıldır olağanüstü şartların yaşandığını anlatan Vali Türker, ''Ümit ediyoruz ki bölgede her şey normale döner. İnsanların algısının da normale dönmesini umut ediyoruz. Öyle bir şeyki burada küçük çocuklarla da konuşsanız, her şey siyasallaşmış durumda. Düğünlerde siyasi marşlar çalınıyor, yani bu hayatın aslında çok normal olmadığını gösteriyor'' diye konuştu.

Vali Muammer Türker, kamu görevlisi olarak vatandaşlarla bire bir temas kurduğunu, dertlerini doğrudan dinlemeye gayret gösterdiğini belirterek, ''Görebildiğim o ki insanlar normal bir hayat, yani memleketin diğer taraflarında sürdürülen hayat nasılsa onun özlemi içindeler. Bu açılımın buna yarayacağı beklentisi var. Umut çıtası gerçekten yükselmiş bir durumdadır'' dedi.

Vatandaşa en iyi hizmeti götürmeyi amaçladıklarını vurgulayan Vali Türker, konuşmasına şöyle devam etti:

''Bizim hukuk sistemimizde, DTP'li ya da başka bir partili fark etmez. Seçildikten sonra mazbatasını aldıktan sonra, o insanlar o bölgenin belediye başkanıdır, il genel meclis üyesidir, belediye meclis üyesidir. Bizim onları dışlamak gibi bir lüksümüz olamaz. Vatandaşın iradesi o yönde belirmişse, bizde onlarla birlikte çalışmak durumundayız. Diyalog kurmamamız, ancak vatandaşa zarar verir. Bu da bizim asla istemediğimiz bir durumdur.''

Terörün sadece silahla bitirilemeyeceğini dile getiren Vali Türker, ''Ticaret terörü bitirecek, istikrarı da sağlayacak en önemli enstrümanlardan biri olmalıdır'' dedi.