Halide Edip Adıvar'ın anıları Almanca olarak yayınlandı. İsviçreli Unionsverlag'ın yayına hazırladığı eser Adıvar'ın 'Mor Salkımlı Ev' ve 'Türk'ün Ateşle İmtihanı' adlı anı kitaplarını içeriyor. 'Mor Salkımlı Ev'de Halide Edip çocukluk günlerinden 1918 yılına kadar yaşadıklarını kaleme aldı. 'Türk'ün Ateşle İmtihanı'nda ise Kurtuluş Savaşı ve yakın tarihini, o tarihlerde egemen olan koşullarda nasıl bir zafer kazanıldığını anılarıyla anlatıyor.

Halide Edip Adıvar'ın bu anıları İsviçre ve Alman medyasında özenle tanıtıldı. Gazeteler yayınevinin Türkiye tarihine ışık tutan diğer eserleri yayınlamasının tamamlayıcı olduğu konusunda hemfikirler. Bu kitapla birlikte Unionsverlag beş yıl önce başlattığı ''Türk Kütüphanesi'' projesine de nokta koymuş oldu.

Projenin amacı 1900 yılından başlayarak modern Türk edebiyatını okurlara tanıtmaktı. Yayınevinin eser seçimindeki ve tanıtımındaki titizliğine bakılınca oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz. 5 yıl içerisinde 19 Türk yazarın 20 eseri Almancaya kazandırıldı ve bu kitaplarla, hayatta olan yazarlar davet edilerek Almanca konuşulan ülkelerde düzenlenen okuma etkinlikleriyle tanıtıldı.Türkiye'nin onur konuğu olduğu Uluslarası Kitap Fuarı'nın en renkli ve en çekici standlarından biri de Unionsverlag'ınkiydi.

Yayınevi çalışanları için Türkische Bibliothek yani Türk Kütüphanesi ile uğraşılarak geçirilen bu beş yıl sadece Türk edebiyatında değil, Türkiye'nin farklı zaman dilimleri ve toplumsal kesimlerinde yapılmış maceralı bir yolculuk oldu. Projeyi hayata geçirenlerden Profesör Erika Glassen, bu yolculuğun sonunda yaptığı değerlendirmede, modern Türk tarihinin 19. yüzyıldan beri, Doğu'dan uzaklaşıp Batı'ya açılmayla başlayan dinamik bir kültürel ve toplumsal dönüşüme sahne olduğunu tespit ettiğini söylüyor. Bunun edebiyata, kimlik arayışı ve bu arayışın yarattığı birey ve toplum arasındaki çatışma olarak yansıdığını belirten Glassen, köklerini arama ve Doğulu değerlere dönüşün de önemli bir rol oynadığı görüşünde.

TÜRK KÜTÜPHANESİ'NDEKİ İSİMLER
Yayınevi bu yolculuğu daha anlaşılır kılmak için Türk Kütüphanesi serisini üç kategoriye bölmüş. Halid Ziya Uşaklıgil, Halide Edip Adıvar, Sabahattin Ali, Yusuf Atılgan, Oğuz Atay gibi yazarların seçildiği ilk kategoride klasikleşmiş ve konularıyla 20. yüzyıl Türk tarihine ışık tutan eserler var. İkinci kategoride 1980 sonrasında eserleri yayınlanmış altı genç yazar, Murathan Mungan, Ahmet Ümit, Hasan Ali Toptaş, Aslı Erdoğan, Murat Uyurkulak ve Ayşe Kulin Alman okuru ile buluşturuluyor. Son kategoride ise erken Cumhuriyet döneminden bugüne kadar yayınlanan hikaye, anlatı ve şiirleri kapsayan beş antoloji var. Hakkari'den İstanbul'a adı verilen birinci antolojide, Türkiyede varolan kültürler mozaiğini özetleyecek kısa öyküler yer alıyor. Bu derlemeyi Tevfik Turan hazırlamış. Börte Sagaster'in derlediği ikinci antoloji için ise postmodern öyküler seçilmiş. Polisiye, Bilimkurgu ve sürrealist temalar içeren denemelerin toplandığı bu antolojinin adı; ''Aşklar, Yalanlar ve Ruhlar''.

Erika Glassen ve Turgay Fişekçi'nin yayına hazırladığı üçüncü kitap ise 'Kült Şiirler' başlığını taşıyan bir şiir antolojisi. Halk edebiyatı da unutulmamış. 'Şahmeran İmpratorluğu' adlı dördüncü antoljide de Anadolu'dan masallar, söylenceler ve halk romaları var. Bu antoloji Erika Glassen ve Hasan Özdemir imzalı. Türkçe de yayınlanan bu eser, Türk edebiyatçılar için de kaynak olabilir. Yine Erika Glassen ve Hülya Adak tarafından hazırlanan son antolojinin amacı Alman okura Türk toplumundaki bir asırlık dönüşümü canlı tanıkların anlattıklarıyla sergilemek. Siyasetçi, sanatçı, gazeteci gibi farklı meslek gruplarından kişiler bu dönüşümü kendi bakış açılarıyla anlatıyor.

Robert Bosch Vakfı tarafından da desteklenen bu beş yıllık çalışma Türk edebiyatı hakkında gerçekten ayrıntılı bir bilgi veriyor ve Almanca konuşan herkese Türkiye'yi yakından tanıtıyor. Ayrıca bugünlerde iki ülkede de önemli bir gündem maddesi haline gelen Almanya'daki Türklerin entegrasyonuna gerçek bir katkıda bulunuyor.