"Hamsinin faturasını yunusa kesmek akla aykırı"

Hamsinin kurtulması için yunusların avlanması önerisi çok tepki çekti. Konuyla ilgili ntv.com.tr'ye konuşan TÜDAV Başkan Yardımcısı Arda Tonay, asıl tehdidin aşırı avlanma ve hatalı balıkçılık politikaları olduğunu söyledi. Tonay, "Cezayı yunusa kesmeye çalışmak akla ve sağduyuya aykırıdır" dedi.

ntv.com.tr 14.01.2021 - 13:09

"Hamsinin faturasını yunusa kesmek akla aykırı"

Engin Yeşil/ntv.com.tr

Son günlerde denizlerde gündem hamsi...

Karadeniz ve İstanbul Boğazı'nda avı geçici olarak yasaklanan hamsinin tükenme tehlikesi ile karşı karışya gelebileceği belirtiliyor.

Konuyla ilgili tartışmalar sürerken ortaya bir öneri atıldı. Yüksek miktarda hamsi yiyerek popülasyonu tehlikeye attığı iddia edilen yunusların kontrollü bir şekilde avlanması önerildi.

Uluslararası anlaşmalar gereği avlanması yasak olan yunuslarla ilgili bu öneri büyük tepkilere neden oldu. Peki gerçekten yunusların avlanması hamsi sorununu çözer mi?

ntv.com.tr konuyu uzmanına; Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkan Yardımcısı ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Arda Tonay'a sordu.

Uluslararası anlaşmaları hatırlatan Tonay, sözlerine "Kimse yunusları avlayamaz" diyerek başladı. Hamsi balığının azalmasının sebebi olarak yunusların hedef gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren Tonay, "Karadeniz için asıl tehdit aşırı avcılık, kirlilik ve hatalı balıkçılık politikalarıdır" dedi.

Arda Tonay Arda Tonay

AŞIRI AVLANMA, HATALI POLİTİKALAR...

Arda Tonay, Karadeniz'de yunus sayısının çok arttığı iddialarını de kesin bir dille yalanladı. "Yunuslar balık değil, bizler gibi memeli oldukları için balıklar gibi binlerce yumurta bırakarak üremezler" diyen Tonay, şu bilgileri verdi:

"Dolayısıyla yunusların denizlerimizde ‘anormal artmaları’ mümkün değildir. Türüne göre değişmekle birlikte bir yunus bir günde kendi ağırlığının ortalama yüzde 2 ila 5’i kadar balık avlar. Balıkların sonunu getiren ve balıkçıya asıl zarar veren aşırı avlanma, hatalı balıkçılık politikaları ve kirlilik iken cezayı yunusa kesmeye çalışmak en hafif tabiriyle ‘cambaza bak oyunu’dur. 40 metrelik bir gırgır teknesi bir seferde 50-60 ton hamsi avlarken, yunusun midesindeki balığa göz dikmek ise akla ve sağduyuya aykırıdır."

"YASAL VE BİLİMSEL OLARAK MÜMKÜN DEĞİL"

Yunus türlerinin avlanmasının 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’na göre yasak olduğunu hatırlatan Tonay, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ülkemiz Barcelona, Bern, CITES, ACCOBAMS gibi uluslararası sözleşmelere taraf olmuş, bu anlaşmalara göre yunus türleri “kesinlikle korunan türler” olarak tanımlanmış, Karadeniz popülasyonları IUCN kırmızı listesinde (mutur ve afalina nesli tehlike altında EN, tırtak hassas olarak VU) yer almaktadırlar. Yunusların avlanmasının önünün açılması yasal ve bilimsel olarak mümkün değildir. Halen Karadeniz’de yunus popülasyonlarını tehdit eden faktörler; tesadüfi ağa yakalanma (bycatch), habitat kaybının neden olduğu besin azalması, deniz kirliliği ve salgın hastalık sonucu kitlesel ölümlerdir."

Sayfa Yükleniyor...