Erdoğan'dan Netanyahu'ya: Hangi yüzle oraya gittin?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin lideri Abbas ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında Paris'teki yürüyüşe katılan İsrail Başbakanı Netanyahu'yu sert bir dille eleştirdi. Erdoğan, "Önce Gazze'deki ölümlerin hesabını versin, hangi yüzle oraya gitti?" ifadelerini kullandı.

ntv.com.tr 13.01.2015 - 02:48

Erdoğan'dan Netanyahu'ya: Hangi yüzle oraya gittin?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Filistin Lideri Mahmud Abbas'ı kabul etti.

İki lider görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Toplantının soru-cevap kısmında Erdoğan'a İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Paris'teki yürüyüşe katılımına ilişkin değerlendirmesi soruldu.

Cevabına, "Gazze'de 2 bin 500 kişiyi katletmek suretiyle bir devlet terörü estiren bu zatın el sallamasına siz nasıl bakıyorsunuz" sözleriyle başlayan Erdoğan, "Sanki tribünde insanlar onu çok heyecanla orada beklemişler gibi onlara el sallıyor. Hangi yüzle oraya gitti onu da tabii anlamakta zorlanıyorum. Bir defa siz o katlettiğiniz yavruların, kadınların hesabını verin" diye konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti: "Aynı şekilde, bakıyorsunuz Suriye'de 300-350 bin insan öldürüldü. Dünyanın şu anda kılı kıpırdıyor mu? Hala buna yönelik acaba bir adım atıyor muyuz? Yok. Orada da bir devlet terörü estiren birileri işin başında duruyor. Ona karşı da en ufak bir kıpırdanma yok. Hala 'öldürsün devam etsin' diye seyrediliyor, bu da manidar."

Paris'teki terör saldırılarını protesto yürüyüşüne katılan 50'ye yakın devlet ve hükümet başkanının arasında İsrail Başbakanı Netanyahu da vardı.

Paris'teki terör saldırılarını protesto yürüyüşüne katılan 50'ye yakın devlet ve hükümet başkanının arasında İsrail Başbakanı Netanyahu da vardı.

"CİNAYETİ FRANSIZ VATANDAŞLARI İŞLEDİ, FATURA MÜSLÜMANLARA KESİLDİ"

Cumhurbaşkanı'nın, Paris'te 17 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırılarına yönelik de çarpıcı değerlendirmeleri oldu.

Olayın birkaç başlıkta değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Olayın failleri bellidir. Olayın failleri Fransız vatandaşıdır. Bu Fransız vatandaşları böyle bir katliamı işlerken fatura Müslümanlara kesildi. Fransız vatandaşı olan bu kişiler cezaevinde 16 ay kalıyor. İstihbarat teşkilatı cezaevinden çıkanları takip etmez mi? Olayın bir de bu boyutu var" diye konuştu. 

Erdoğan, şunları kaydetti: 

"Batı'da bu nefret suçunu tahrik etme konusunda olumsuz gelişmeler var. İslamafobi aldı başını gidiyor. Bunları iyi tahlil etmemiz gerekir. Biz Müslüman olarak böyle bir katliam nereden gelirse gelsin olumlu bakmamız mümkün değil. İlk anda açıklamalarımızı yaptık ama bazı gerçekleri görmemiz gerekir.

Bu katliamların ardından ırkçılık yatıyor, İslamafobi yatıyor. Sultanahmet'e kadar gelip polisimizi şehit edenler, Dolmabahçe'de polisimize saldıranlar bir senaryonun neticesidir."

"HENÜZ DAVET GELMEDİ"

Fransa'daki saldırıların ardından ABD Başkanı Obama'nın 18 Şubat dünya liderlerini Küresel Güvenlik Zirvesi'ne çağırmıştı.

Erdoğan'a bu yönde bir davet alıp almadıkları soruldu. Henüz bu yönde bir davet almadıklarını kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu 18 Şubat'la alakalı olarak henüz bize gelmiş bir davet söz konusu değil. Eğer böyle bir davet gelecek olursa, konusu içeriği önemli. Şu anda dünyanın gündeminde olan konular oldukça olumlu değerlendireceğimiz bir davet olur. Ama henüz böyle bir davet yok."

"NETANYAHU RAHATSIZSA ATILAN ADIM DOĞRUDUR"

Erdoğan, konuşmasının başında ise Filistin'de kurulan Milli Birlik Hükümeti'ne değindi ve "Atılan bu adımdan İsrail Başbakanı Netanyahu rahatsızsa atılan adım doğrudur" dedi

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Ortadoğu'daki sorunların temelini oluşturan Filistin meselesi bugün insanlığın vicdanında kanayan bir yaradır. Bölgede kalıcı barışın tesisiyle ilgili olarak 1967 sınırları bu işin olmazsa olmazıdır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin diğer birçok kritik konuda olduğu gibi İsrail'in bölgede gerilimi artıran şımarıklıkları karşısında üstüne düşen vazifeyi yerine getirmekten imtina ettiğini görüyoruz

İsrail son dönemde artan saldırganlığı yanında Harem-i Şerif ve Mescid-i Aksa'nın kudsiyetini ihlal eden eylemleriyle de bölgede gerilimi körüklüyor. Kudüs ve Harem-i Şerif'in korunması yalnız Filistin'in değil tüm İslam aleminin ortak vazifesidir. Türkiye, İsrail'in bu pervasız ve hukuk tanımaz eylemlerine karşı İslam dünyasının ve uluslararası camianın diğer üyeleriyle birlikte mücadele etmeye devam edecektir.

Filistinli kardeşlerimize gereken desteği vermeye devam edeceğiz. Filistin Milli Birlik Hükümeti'yle önemli başarı elde edildi. Türkiye olarak çabalara her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu bildirmek istiyorum. İsrail Başbakanı Netanyahu rahatsızsa bu atılan adım doğru bir adımdır. Bu yolda ilerlemek lazımdır.

İsrail işgalinin bir an evvel son bulması, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 öncesi sınırları içerisinde egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması en büyük temennimizdir."

Sayfa Yükleniyor...