Hava İş Sendikası Başkanı Atilay Ayçin, Hollanda'nın başkenti Amsterdam’a inerken tarlaya düşen THY uçağıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi.

Atilay Ayçin, şöyle konuştu: “THY yönetimiyle aramızda çok uzlaşmaz çelişkiler olmasına rağmen onların yanlışlarını fırsat bilerek fırsatçı sendikacılık anlayışıyla hareket etmeyip, beklemeyi doğru bulduk. Amsterdam’dan gelecek bilgilerle birlikte kamuoyunu aydınlatırlar diye düşündük. Ancak ‘Kaptanımızın üstün başarı ve becerisi yeteneğiyle kazayı hafif kırımla atlattık’ şeklinde açıklama yaptılar. Hafif kırımla atlatılan kazada; uçak üçe bölünmüş, yarısı toprağa gömülmüş ve 9 ölü, 50 küsur de yaralı var. Bu nasıl hafif kırımla atlatılmış bir kazadır, takdirlerinize bırakıyorum.”

Ayçin, kaza yerinde yapılan kaza kırım incelemesinin THY işletmesini yönetenler ve sivil havacılık otoritesi için bir ders olması gerektiğini söyledi.

"Bu kaza aynı zamanda hukuken bir iş cinayetidir" diyen sendika başkanı Ayçin, kazanın sorumlularını sorgulayacaklarını ifade etti. Ayçin, THY yönetiminin kaza risklerini artırıcı ve yanlış politikalarla şirketi yönettiğini iddia ederek isterlerse kendileriyle hukuk önünde de hesaplaşmaya hazır olduklarını söyledi.

"BİZİ DAVA ETTİLER"
Ayçin, ''Sendika olarak, Havacılık Tıbbi Derneği ile birlikte tüm sivil havacılıksektörü paydaşlarını 'Sıfır Kaza için Göreve' adlı bir panele davet ettik. Üniversiteler, eğitim kurumları, havayolları yöneticileri geldi ama bir tek SHGM, bir temsilci göndermedi. 'Önce Uçuş Emniyeti' başlıklı yarım sayfa gazete ilanları verdik. THY ve Atlas Jet havayolları bizi dava etti. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yazı göndererek 'bu gazete ilanı ile piyasayı manipüle ettiğimizi' söyledi ve bu nedenle bizden yazılı savunma istedi. Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına THY ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Savcı, suç duyurusunda bulunduğumuz kişileri araştırmak yerine beni çağırdı ve 'Neden suç duyurusunda bulunuyorsunuz? Başka işiniz yok mu?' diyerek bir bakıma üstü kapalı tehdit etti. İşte, ülkemizdeki bu yasaklayıcı, neme lazımcı ve eksiklerin üzerine örtü çeken bu zihniyet sürdükçe bu kazaların oluşma riski hep artacaktır'' dedi.

"GEREKLİ TEMEL ÖNLEMLER ALINMALI"
Türkiye'de meydana gelen uçak kazaları ile ilgili bugüne kadar hiçbir sivil havacılık otoritesi veya havayolu yöneticisinin yargılanmadığını ancak uçak kazasında hayatını kaybetmiş pilotların mirasçılarının bile yargılandığını öne süren Ayçin, ''Hava-İş, uçuş emniyetini havayolu taşımacılığının olmazsa olmazı olarak değerlendirmeye ve bu konuda uçuş emniyetinin aslında bir tüketici hakkı olduğu bilincini kamuoyuna yaygınlaştırmaya çalışmaktadır. Gerekli temel önlemlerin alınması, politikaların değiştirilmesini temenni ediyoruz. Bütün sektör paydaşlarının eşit ve şeffaf katılımıyla yeni bir ulusal sivil havacılık politikası oluşturulmasını talep ediyoruz'' şeklinde konuştu.

THY yönetiminin uçağın neden düştüğü konusunda hiçbir açıklayıcı bilgi olmadan ''içgüdüsel bir savunma mekanizmasıyla ve kaderci bir mantıkla'', ''ölüm olmadığını, çok hafif yaralanmalarla atlatılmış bir kaza olduğunu'' açıkladığını kaydeden Ayçin, ''Hafif kırımla atlatıldığı' söylenen kazada uçak 3'e bölünmüş, uçağın yarısı toprağa gömülmüş. 9 ölü var, 50'den çok yaralı var. Bu nasıl hafif kırımla atlatılmış bir kazadır?'' dedi.

"İSTİFA ETMELİLER"
''Sebep-sonuç ilişkisi üzerinde durulmaması, beceriksiz şirket politikalarının terk edilmemesi'' durumunda kazaların devam edeceğini iddia eden Ayçin, ''Havacılık sektörü, baskıyı, tehdidi, aşırı büyümeyi ve 'Mahmutpaşa tüccarı' mantığıyla her şeyde aşırı karlılığı temel alan bir zihniyetle yönetilemez. Bu mantıkla ancak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İkitelli halk otobüsü garajını yönetir. Eğer bu şirketi, bu ülkeyi seviyorlarsa gerçekten bundan sonra böyle kazaların olmasını istemiyorlarsa başta Ulaştırma Bakanı, Sivil Havacılık Genel Müdürü, THY Yönetim Kurulu Başkanı, üyeleri ve yönetimi komple istifa etmelidir'' şeklinde konuştu.