HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasına, "Hep birlikte söyleyelim mi Savaşa hayır. Savaş istemiyoruz. Savaş felakettir, yıkımdır" sözleriyle başladı. Temelli'nin bu ifadesinin ardından salonda bulunanlar, "savaşa hayır" sloganları attı.

Tüm Türkiye halklarını, Ortadoğu, Avrupa halklarını "savaşa hayır" demek için yan yana gelmeye davet ettiklerini belirten Temelli, barış iradesinin savaş isteyenlere karşı güçlü bir şekilde ortaya konulamaması halinde bu felaketin bedelini çocukların, gelecek kuşakların ödeyeceğini öne sürdü.

Engellemelere rağmen barışın sesinin susturulamayacağını ifade eden Temelli, "Uluslararası toplum nezdinde hiçbir kabul edilirliği olmayan bu savaş girişiminin ve bu işgal operasyonunun bir an önce durdurulmasını istiyoruz" diye konuştu.

Temelli, sanki çok önemli bir müjde verirmiş gibi bunun topluma anlatıldığını dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Biz bu savaşın başlamasını istemiyoruz. Çünkü bu savaşın hiçbir haklı gerekçesi yok. Hiçbir savaşın haklı gerekçesi olamaz. Savaşı başlatmak için türlü türlü bahaneler uyduruyorlar. Mülteci sorununu çözeceklermiş, yok Kürt koridoruna izin vermeyeceklermiş. Bu savaşın bir tek nedeni var; iktidarlarının ömrünü uzatmak, kendi bekaları için Türkiye halklarının bekasını yok etmek."

"Bu savaşın, Ortadoğu'nun yüz yıllık geleceğini yok edeceğini" öne süren Temelli, "Tarih tekerrür etmez ama tekerrür etmesinin nedeni işte bu aptallıklardır. Bu savaşın peşinde koşanlar nedeniyle bu coğrafya, bu acıları yaşamaya devam ediyor. AB ve BM başta olmak üzere tüm uluslararası topluma çağrı yapıyoruz; Erdoğan'ın savaş politikalarına dur deyin, yoksa bu savaş sadece Ortadoğu'yu, Suriye'nin kuzeyini yakmakla kalmayacak, bütün dünyayı bu ateşin içine çekmeye devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suriye'deki sorunun çözümünün siyasi yolla mümkün olabileceğini savunan Temelli, savaş politikalarıyla Suriye, Irak ve Türkiye için ancak çözümsüzlük üretilebileceğini ileri sürdü.

"Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunmak bu operasyonla olmaz" diyen Temelli, bu ülkenin toprak bütünlüğünün, orada yaşayan halkların demokratik çözüm çerçevesinde yan yana gelmesiyle mümkün olabileceğinin altını çizdi.

"TEZKERELER BİR SAMİMİYET TESTİDİR"

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek olan Irak ve Suriye tezkerelerine de değinen Temelli, bu tezkerelerin bir samimiyet testi olduğunu belirtti.

Temelli, "Demokrasiden yana mısınız, faşizmden yana mısınız, barıştan yana mısınız, yoksa felaketten yana mısınız İşte bu tezkereler bunu gösteriyor" dedi.

Meclise 20 yıldır tezkerelerin geldiğini aktaran Temelli, "Bu tezkerelere artık 'hayır' deme zamanı gelmiştir. Bu tezkerelere 'evet' derseniz, bir kez daha bu suça ortak olacaksınız" ifadesini kullanıldı.

Suriye'de 10 bin DAEŞ'li tutsaktan bahsedildiğini anlatan Temelli, bu 10 bin DAEŞ'li teröristin 2 bininin Avrupalı olduğunu ve kimsenin bu teröristleri istemediğini söyledi.

Temelli, "Dünyanın gördüğü en ciddiyetsiz Amerikan başkanı diyor ki 'Bu işi halledin.' Dünyanın talihsizliği, tarih boyunca ortaya çıkabilecek tüm ciddiyetsiz liderlerin aynı zaman diliminde yaşamasıdır. Bu da işte insanlık için ciddi bir yıkımdır. Bu DAEŞ meselesinin nasıl çözüleceğine dair kimsenin bir fikri yok, çözümü yok" diye konuştu.

Suriye'ye girerek bir çözümün üretilemediğini söyleyen Temelli, Suriye'ye girerek, sorunun daha çok büyütüldüğünü öne sürdü. Temelli, "Eğer bir akılsızlık daha yapar kuzey Suriye'ye girerseniz, inanın çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya geleceğiz." dedi.

Meclis Genel Kurulu'na, 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili araştırma önergesini indireceklerini belirten Temelli, bunun, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedileceğini herkesin göreceğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bir zam sistemi olduğunu öne süren Sezai Temelli, her şeye zam yapılırken enflasyonun yüzde 10'un altında çıkmasının nasıl mümkün olabileceğini sordu.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a tecrit uygulandığını ileri süren Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tecrit olmasaydı ya da avukatları, ailesi düzenli olarak görüşebilseydi, Türkiye'de çeşitli kurumlar görüşebilseydi, bugün belki de sürüklendiğimiz bu yerden çok farklı bir yerde olabilirdik. En son gönderdiği mesajda diyor ki Öcalan, 'Türk-Kürt savaşı tuzağına düşülmemelidir.' İktidar adeta Türk-Kürt savaşı çıkartma peşinde."

Savaş çığırtkanlığı yapmayacaklarına dikkati çeken Temelli, "Onlar ne kadar savaş çığırtkanlığı yaparlarsa yapsınlar Öcalan'ın sesine ses katmaya devam edeceğiz" dedi.

İçişleri Bakanlığınca, Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlıklarındaki görevlendirmelere de değinen Temelli, yaklaşık iki aydır görevlerinden uzak olan arkadaşlarının hemen göreve iade edilmeleri gerektiğini kaydetti.