İstanbul Çekmeköy'de belediye otobüsünde yolculuk yapan hemşire Ayşegül Terzi'ye şort giydiği için tekme attığı gerekçesiyle 9 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanan sanık Abdullah Çakıroğlu'nun tahliyesine karar verildi.

Anadolu 40. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmada tutuklu sanık Abdullah Çakıroğlu ve avukatı ile Ayşegül Terzi ve çok sayıda kadın avukat hazır bulundu.

AYŞEGÜL TERZİ SALDIRIYI NTV'YE ANLATTI

GÖZYAŞLARINA BOĞULDU

Duruşma salonuna ilk olarak hemşire Ayşegül Terzi'yle annesi, babası ve avukatları alındı.

Sonrasında duruşmaya sanık Abdullah Çakıroğlu getirildi. Olaydan sonra saldırgan ile ilk kez yüz yüze gelen Ayşegül Terzi, gözyaşlarına boğuldu.

Duruşmada kimlik tespiti yapılan Abdullah Çakıroğlu, bekar ve 10 yıldır özel güvenlik görevlisi olduğunu belirterek, lise mezunu olduğunu söyledi.

Mahkeme hakiminin kimlik tespitinin ardından iddianameyi okudu.

Savunma yapan Abdullah Çakıroğlu, epilepsi hastası olduğunu söyledi.

SANIK: OTURUŞU MÜSTEHCENDİ

Çakıroğlu, olayla ilgili olarak şöyle konuştu: 

"Psikolojik rahatsızlığım var. Ege'de bir hocaya gittim ama hangi il olduğunu hatırlamıyorum. Bana ilaçlar verdi. 1.5 yıl iyiydim ama daha sonra rahatsızlığım yine nüksetti. Olay da bu sırada gerçekleşti.

Oturuşu müstehcendi. Kendisine doğru oturmasını söyledim. Yüzüyle bana sana ne gibi bir işaret yaptı. Önüme döndüm ama hazmedemedim. İstem dışı bir reflekste bulundum. Yaptığımı doğru bulmuyorum ama bayanın oturuşunu da doğru bulmuyorum."

"CİNLER BANA MUSALLAT OLDU"

Çakıroğlu, Erenköy Ruh ve Sinir hastalıkları Hastanesi'nde iki hafta tedavi gördüğünü belirterek, "İzmit bölgesinde de bir hocaya gittim. Orada beni okudular. Cinler musallat olmuş bana öyle dediler" şeklinde konuştu.

AYŞEGÜL HEMŞİRE GÖZYAŞLARINA BOĞULDU

Sanığın konuşmasının ardından ifade veren Ayşegül Terzi, konuşmakta oldukça zorlandı.

Hemşire Ayşegül Terzi
Hemşire Ayşegül Terzi

Sesi titreyen Terzi, ayakta durmakta zorlandı. Hakimin izin vermesi üzerine Ayşegül Terzi, ifadesine oturarak devam etti.

"YÜZÜME BİRDEN TEKME ATTI"

Ayşegül Terzi, olaya ilişkin şöyle konuştu: "Paraya ihtiyacım vardı, o yüzden de kendime bayramda nöbet yazdırmıştım. Gece nöbetini tamamlandıktan sonra babama gitmek için otobüse bindim. Otobüste boş koltukta, ters oturdum. Üzerimde sivil kıyafetim vardı. Müzik dinliyordum. Otobüste telefonla bayramlaştığım sırada yüzüme birden tekme attı. Ne olup bittiğini anlamadım. Sonrasını hatırlamıyorum, kendime geldiğimde hastanedeydim. Ağzından çıkan sözleri anımsamıyorum."

"SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM, BACAĞIM KAPALIYDI"

Sanığın suçlamalarını kabul etmediğini vurgulayan Terzi, "Elimdeki poşetleri bacağımın üzerine koydum. Bacağım kapalıydı" diyerek gözyaşlarına boğuldu. 

İZLEYİCİLER DE AĞLADI

Ayşegül Terzi'nin gözyaşları duruşmayı izleyenleri de ağlattı.

"DİNE BAĞLAMASINI DOĞRU BULMUYORUM"

Yeniden söz alan Terzi, şu ifadeleri kullandı: "Karakolda söylediklerim tam yazılmadı. Ardından kendi çalıştığım hastaneye gittim. Başımdan darbe aldığımı, kafamın şiştiğini söylediler. Ağzımın içinde kanamalı yaralar vardı. Canım çok yanıyordu. Yaptığı eylemi dine bağlamasını doğru bulmuyor ve kabul etmiyorum."

"BANA TEKRAR SALDIRABİLİR"

Sanığın serbest bırakılmaması gerektiğini ifade eden Terzi, "Evlerimiz birbirine çok yakın. Bana bunu tekrar yapmasından korkuyorum. Serbest bırakılmasından korkuyorum" şeklinde konuştu. Ayşegül Terzi, bu sözlerinin ardından da gözyaşlarını tutamadı.

TANIKLAR DİNLENİLDİ

Duruşmada sanık Çakıroğlu ile şikayetçi Terzi'nin savunmalarının alınmasının ardından tanıklar dinlenildi.

Duruşmada tanık olarak dinlenilen Mahir K., olay sırasında otobüste bulunduğunu belirterek, şunları söyledi: 

"Birisi elleriyle omzumdan güç alarak otobüsün üst borusuna tutundu. Bir anda uçarak, kızın suratına tekme attı. Sonra tekrar zıplayarak yerine oturdu. Ben de yakını zannederek, ilk başta müdahale edemedim. Ayşegül'e 'Yakının mı?' diye sordum. Ayağa kalkmıştı, ağlıyordu. İkisinin arasına girdim, bir daha bir şey olmasın diye. Şahsa döndüm 'Niye vuruyorsun?' dedim. Kendisi o sırada oturuyordu ve kendi kendine bir şey söylüyordu. O arada kargaşa oldu otobüsün kapısı açıldı, kendisi aşağı atladı. Biz de etkisiz hale getirip, polise teslim ederiz diye düşündük.Oluşan boşluktan faydalanıp kaçtı."

Tanık Şaban B., olayın meydana geldiği otobüsün şoförü olduğunu belirterek, gürültüyü duyunca ne olduğunu anlamak için otobüsü kenara çektiğini anlatarak, "Müşteki 'Ağabey ben bu şahsı tanımıyorum' dedi. Sonra arka taraf karıştı. Vuran şahsı aşağı attı yolcular. 'Şahıs kaçtı, kaptan gidelim.' dediler. 3 durak sonra bacımız 'Ben inebilir miyim?' dedi. Ben de yoluma devam ettim. O anlık polislik, hastanelik bir durum olmadı" diye konuştu.

Tanık Zafer K. ise, "Sanık oturduğu yerden kendi kendine bir şeyler söylüyordu. Birden kalktı ayağa, adımını atıp, üstteki demirlerden tutunarak ayağının altıyla müştekiye tekme attı. Tekme müştekinin suratına geldi. Müştekinin yüzünden darbe aldığı anlaşılıyordu" dedi.

''VURUŞUM ORTA HALLİ BİR VURUŞTU''

Tanık beyanlarına karşı diyecekleri sorulan sanık Abdullah Çakıroğlu, "Benim vuruşum orta halli bir vuruştu. Spor ayakkabılarım esnekti. Darp raporunu abartılı buluyorum. Ben orada genelkurmay başkanı olduğumu söyledim. Hasta olduğumun en büyük delili budur" ifadelerini kullandı.

Duruşmada, tanık beyanlarının ardından olay anına ait görüntüler izlendi. Duruşmaya katılan avukatların katılma taleplerine ilişkin diyecekleri sorulan Çakıroğlu, "Ben katılmalarını doğru bulmuyorum" dedi.

Sanık avukatı da kadına yönelik şiddetin yasada tanımlandığını belirterek, şunları söyledi:

"Sanık olay sırasında Ayşegül'ü görmüyordu. Görecek pozisyonda değildi. Deniyor ya mini etekli olduğu için dövüldü, kadın olduğu için dövüldü. Müvekkilim ruh hastası, bipolar hastasıdır. Bu durum gözardı edilerek, olayı basına taşıyıp, bir kampanyaya dönüştürüp, o kampanya üzerinden toplumu kutuplaştırmanın anlamı yoktur. Kadın haklarıyla alakalı pozitif haklar vardır. Bu hassas hakların biz de savunulmasından yanayız. Olayda Ayşegül hanımın ciddi bir mağduriyeti vardır. Kimse bunu saklamıyor. Fakat Ayşegül hanımın mağduriyeti giderilirken, yeni bir mağduriyet yaratılmaktadır. Müvekkil ilaçlarını kullanamamakta, tedavisine devam edilememektedir. Bu nedenle tüm müdahillik taleplerinin reddine karar verilmesini istiyoruz."

Mahkeme hakimi İbrahim Uyanık, suçtan zarar görme ihtimaline karşı Ayşegül Terzi ve avukatlarının davaya katılma talebine kabul verdi.

Uyanık ayrıca davaya katılma talebinde bulunan İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, İzmir Barosu, Türkiye Barolar Birliği Hukuk Komisyonu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatlarının da bu talebini kabul etti.

İLK DURUŞMADA TAHLİYE

Duruşmaya verilen kısa aranın ardından mahkeme hakimi İbrahim Uyanık ara kararını açıkladı.

Uyanık, sanık Çakıroğlu'nun savunmasının alınması, tanıkların dinlenmesi, delillerin büyük ölçüde toplanması, suçlar için yasada öngörülen cezaların alt ve üst sınırları, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, dosya kapsamında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden gönderilen rapora göre, bipolar duyguların bozukluğuna ilişkin hususlar nedeniyle suç tarihinde akıl sağlığının yerinde olup olmadığına ilişkin rapor alınması gerektiğinin değerlendirilmesi, sanığın tüm raporlarının toplanmaması nedeniyle henüz rapor için sevk edilecek durumda olmayışı ve ileride alınacak raporda kısmi ya da akıl sağlığının bozukluğunun tespit edilebilme ihtimali bulunduğu gibi gerekçelerle tahliye edilmesine karar verdi.

Sanık Çakıroğlu'nun Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesindeki dosyası ve tüm raporlarının istenmesine karar veren hakim Uyanık, tıbbi evraklar toplandıktan sonra sanığın gözlem altına alınması ve akıl sağlığı yönünden rapor alınması hususunun değerlendirilmesini kararlaştırdı.

Uyanık, sanık Çakıroğlu hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulmasına hükmetti.

Öte yandan mahkeme, tahliye olan Abdullah Çakıroğlu'nun Ayşegül Terzi'nin ev ve işyerine 6 ay boyunca yaklaşmaması yönünde karar verdi.

''ÖLDÜRECEK BENİ''

Bu arada, tahliye kararına duruşmadaki izleyiciler ve avukatlar tepki gösterdi. Sinir krizi geçiren Ayşegül Terzi, sanığa yönelik "Öldürecek beni" diye bağırdı.

"KORUMA TALEP ETTİK"

Duruşmanın bitmesinin ardından "Kadın Cinayetlerini Önleyeceğiz Platformu" üyesi bir grup, adliye önünde basın açıklaması yaparak, tahliye kararına tepki gösterdi.

Ayşegül Terzi'nin ve avukatlarının da katıldığı açıklamada, Terzi'nin güçlükle ayakta durduğu gözlendi.

Terzi'nin avukatı Bahar Ünlüer Öztürk, gazetecilere yaptığı açıklamada, müvekkilinin her gün babasıyla işe gittiğini belirterek, güvenliği açısından koruma talep ettiklerini söyledi.

DURUŞMAYA YOĞUN İLGİ

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, İzmir Barosu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu avukatlarının da bulunduğu duruşmayı Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da izledi.

Avukatlar ve CHP'li Aylin Nazlıaka davaya katılma talebinde bulundu.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun yanısıra çok sayıda izleyicinin katıldığı duruşmada çevik kuvvet ekipleri de önlem aldı.

9 YIL 4 AY HAPSİ İSTENİYOR

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 23 yaşındaki Ayşegül Terzi'nin Maslak'ta bir özel hastanede hemşire olduğu, olay günü olan 12 Eylül tarihinde otobüse bindiği ve Çekmeköy'de mevkiinde otobüste yolcu olarak bulunan Abdullah Çakıroğlu'nun Terzi'nin yüzüne tekme atmak suretiyle yaraladığı anlatıldı.

Çakıroğlu'nun "İnanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme", "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama", "Kasten yaralama" ve "Hakaret" suçlarından toplamda 2 yıl 7 aydan 9 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.