Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, yaklaşık 4.5 saat süren Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Arınç, Silvan'da 13 askerin şehit olduğu PKK saldırısıyla ilgili İçişleri Bakanlığı'nın da bir inceleme yapacağını söyledi. Arınç, "Bakanlar Kurulu'nda, olayın İçişleri Bakanlığı'nın da görev alanında olduğunu düşünülmüş ve inceleme yapılması talimatı verilmiştir" dedi.

Hükümetin ihtiyaç gördüğü anda TSK'yı sınır ötesi için görevlendirebileceğini söyleyen Arınç, bakan yardımcılıklarıyla ilgili de, topun bakanlarda olduğunu dile getirdi.

Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan başkanlığında yapılan ve yaklaşık 4.5 saat süren toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda, soruları yanıtladı.

İç güvenlikle ilgili konular kapsamında, Diyarbakır Silvan kırsalındaki saldırı konusunda Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın bilgiler verdiğini anlatan Arınç, daha sonra konunun bütün bakanlar tarafından görüşüldüğünü, konu hakkında yeterli bilgi edinilmeye çalışıldığını anlattı.

Arınç şöyle devam etti:
''Şüphesiz basına yansıdığı kadarıyla 13 askerimizin şehit edildiğini ve 7 askerimizin yaralı olarak tedavi altında bulunduğunu biliyoruz. Olay takip edilmektedir. Genelkurmay Başkanlığımız idari soruşturma açmıştır ve bununla ilgili komutanları görevlendirmiştir. İdari bakımdan yapılacak soruşturma sonuçları daha sonra Başbakanımıza takdim edilecektir.

Bakanlar Kurulumuzda konunun İçişleri Bakanlığımızın da görev alanında olduğu düşünülmüş ve İçişleri Bakanlığımız tarafından da olayla ilgili inceleme yapılması talimatı verilmiştir. Dolayısıyla İçişleri Bakanlığımızın da kendi görev alanı içinde bulunan konular üzerinde inceleme yapacağını söyleyebilirim.''

SINIR ÖTESİ OPERASYON
Arınç, bir gazetecinin, ''Muhalefetin sınır ötesi operasyon çağrıları var. Sınır ötesi operasyon gündemde mi?'' sorusu üzerine, şunları söyledi:

''Sınır ötesi operasyon her zaman konuşulur. Bununla ilgili Bakanlar Kuruluna verilen bir yetki henüz süresi dolmadı. Hükümet ihtiyaç duyduğu anda silahlı kuvvetlerimize bu konuda talimat verebilir ve böyle bir olay gerçekleşebilir. Ama bugünkü toplantımızda böyle bir ihtiyaç ve böyle bir operasyonun yapılması konusunda hiçbir görüşme olmadı. Muhalefetin belki olayın etkisiyle yaptığı bir çağrı olabilir veya 'Böyle bir yöntem düşünülüyor mu?' diye sorusu olabilir. Hayır, şu anda elimizde yetki olmasına rağmen, şartların gerektirmesi halinde de uygulanacağı bilinmesiyle tekrar hükümet böyle bir konuyu gündeme getirmiş değil.''

BAKAN YARDIMCILARI BELİRLENMEDİ
Arınç, ''bakan yardımcılarının belirlenip belirlenmediğine'' ilişkin soru üzerine, bu konunun Bakanlar Kurulunda konuşulacak bir konu olmaktan çıktığını söyledi.

Geçen Bakanlar Kurulunda, bu konuda 21 bakanın, bakan yardımcılarını tespit etmeleri ve kararnameleri çıkarmak üzere Başbakanlığa göndermelerinin gerektiğini belirten Arınç, şu ana kadar bu tespit çalışmalarının devam edildiğinin aktarıldığını bildirdi.

Arınç, ''Bu artık hükümetin konusu olmaktan çıktı. İlgili bakanlıkların kendi yapacakları tercih ve atamaya yönelik olarak gündeme gelebilir. Şu anda 'Bakan Yardımcısı şu kişidir. Bununla ilgili kararnameyi Başbakanlığa gönderiyorum' diyen bir bakan arkadaşımız olmadı. Anlıyorum ki henüz tercih ve seçme noktasında çalışıyorlar'' dedi.




Arınç, Diyarbakır'da yaşanan terör saldırısının ardından Başbakan Erdoğan'ın açıklamaları ışığında demokratik açılım konusunda bir tavır değişikliği, terörle mücadelede farklı bir devlet politikası olup olmadığının sorulması üzerine de şunları söyledi:

''Bu bir ortak meseledir, milli meseledir. Askerlerimizin alçakça şehit edilmiş olması ve onlara yönelik bu hareketi elbette bütün bağlantılarıyla birlikte ortaya koymak ve onlara karşı tavrımızı belirlemek milli bir vazifedir.

Dolayısıyla sayın başbakanımızın ortaya koyduğu cümleler olaydan duyulan infiali ortaya koymaktadır. Ve şüphesiz böyle bir olaya yardım ve yataklık etmekten tutunuz bu tür olayları benimseme meylinde olan kişilere veya kurumlara karşı da hükümetin hatta hepimizin ortak tavrı olarak ortaya koymaktadır.

Şimdi düşünün ki bir insan, bir kişi 'sizin terörist dedikleriniz bizim kahramanımızdır' derse bu olayla o cümleyi yan yana nasıl koyabileceksiniz. Bu fikir ve ifade özgürlüğü olarak mı kabul edilecektir yoksa kurulan tuzaklarla, atılan el bombalarıyla istirahat halindeki askerlerin bu şekilde şehit edilmesini kim meşru, mazur, makul görebilir.

Dolayısıyla eğer birisi diyorsa ki bir canlı bomba için 'onlar bizim yolumuzu aydınlatıyor, onlar bizim kahramanlarımızdır' böyle bir olayla, böyle bir konuşmayı nasıl yan yana getirebilir ve bunu fikir ve düşünce özgürlüğü olarak kabul edebilirsiniz. Acımız çok büyüktür. Bu acımıza rağmen Türkiye demokratikleşiyor. Demokratikleşmesi için bütün gücümüzle çalışıyoruz.

Bütün bu olaylara rağmen Türkiye'de özgürlükler ve alanlar genişliyor. Çünkü bu hareketi yapan teröristleri bir kenara koyacağız, 74 milyon insanımızı da bir tarafa koyacağız. Biz bütün bu özgürlük alanlarını genişletirken, demokratikleşmeyi güçlendirirken tüm milletimizi düşünüyoruz. Onların geleceğini, temel haklarını düşünüyoruz. Kendi kimliklerini rahatlıkla ifade etmelerini ve bu kimliklerin önündeki bütün engellerin kaldırılmasını amaçlıyoruz. Sayın başbakanımızın şikayeti, ifade ettiği budur.

Dolayısıyla ne milli birlik ve beraberlik projemizden vazgeçeceğiz ne terörle mücadeleden vazgeçeceğiz ne de demokratikleşme ve özgürlükler konusunda atacağımız adımlardan vazgeçeceğiz. Demokrasi büyüyecek, gelişecek, özgürlük alanlarımız genişleyecek, güçlenecek ama terörle ve terörü meydana getiren ortamlarla mücadelemiz de hem akılcı hem netice alıcı yöntemlerle devam edecek. Değişen bir şey yok. Ama bu konudaki kararlılığımızın daha da güçlendiğini söyleyebilirim.''






Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısında, Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) bölge kalkınma idaresi başkanlığının kuruluşunu düzenleyen kararnamenin ele alındığını belirterek, kararnamenin üzerinde görüşülerek, kabul edilmesinin kararlaştırıldığını bildirdi.

Buna göre, DOKAP Bölge Kalkınma İdaresinin, kalkınma bakanlığına bağlı tüzel kişiliği haiz bir şekilde faaliyet göstereceğini söyleyen Arınç, şunları kaydetti:

''Bildiğiniz gibi daha önce Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Konya Ovası Projesi (KOP) kalkınma idarelerinin kuruluşu gerçekleştirilmişti. Bugün görüşerek kabul ettiğimiz kararnameyle Doğu Karadeniz Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının da kuruluşunu sağlamış oluyoruz. Bu 8 ile hizmet alanıyla ilgili göreve yapacak. Bunlar Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Samsun ve Trabzon. Merkez olarak da Giresun ili düşünülmüştür.

DOKAP 5 yıllık süre için kurulmaktadır. Gerektiğinde bakanlar kurulumuz görev süresini 5 yıla kadar uzatabilecek, görev kapsamındaki illeri ve idarenin yerleştiği merkezini de değiştirebilecektir. İdarelerde büyük çoğunluğu uzman personel olarak olmak üzere toplam azami 100 kişi istihdam edilecektir.

DAP, Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli ve Van illerine hizmet verecekti. Bunun merkezi Erzurum'dur. Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi de Aksaray, Karaman, Konya ve Niğde illerine hizmet götürecektir. Merkezi de Konya olarak kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla daha önce kuruluşu gerçekleşen DAP ve KOP'a ilaveten bugün de Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresinin kuruluşu kararnameyle gerçekleştirilmiş ve imzaya açılmıştır.''