Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yaptı ve soruları yanıtladı.

Fırat Kalkanı Harekatı’nın 75’inci güne girdiğini hatırlatan Kurtulmuş, “173 köy DEAŞ'tan temizlenmiş, terör örgütünden arındırılmıştır. Bu mücadeleler sırasında El Bab kasabasına yaklaşık 12 kilometre mesafeye kadar gelinmiştir. Bundan sonraki süreç, titizlikle takip ediliyor. Bu operasyonlar sırasında Türk Silahlı Kuvvetlerimizin 10 şerefli mensubu şehit düşmüştür. Bütün şehit olan kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri camiamıza ve milletimize başsağlığı diliyorum” dedi.

Türkiye'nin Münbiç konusundaki kararlılığının sürdüğüne işaret eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Münbiç konusundaki kararlılığımız dün itibarıyla Türkiye'yi ziyaret eden ABD Genelkurmay Başkanı'na açıklıkla ifade edilmiş, en baştan verilen sözler gereği, Münbiç'in bir an evvel PYD tarafından tamamıyla boşaltılmasının önemi dikkatle ifade edilmiştir.Bu çerçevede Türkiye hem Münbiç konusundaki hazırlıklarını tamamladığı, Münbiç'in şu ya da bu şekilde PYD'den temizlenmesinin Türkiye'nin stratejik önceliklerinden birisi olduğu da bu görüşmelerde gündeme getirilmiştir. Benzer şekilde, El Bab operasyonundaki ısrarımız da hatırlatılmıştır. Burada da başka bir gelişmenin olmaması için ilgili muhataba gerekli konular sunulmuştur."

Diyarbakır'daki bombalı saldırıyla ilgili açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş, "Uluslararası bir ajans saldırıyı DAEŞ'e bağladı. Bu işin TAK tarafından yapıldığı açıktır. Daha olayın dumanları tüterken, bombaların dumanları çıkarken, uluslararası bir haber ajansının bu meseleyi PKK'nın üzerinden alıp, PKK'nın yükünü hafifletme yolundaki çabalarını da anlamak mümkün değildir. Aynı şeyi Hurşit Külter olayında da yaşadık. Bir müddet sonra Irak’ta ortaya çıktı" şeklinde konuştu.

HDP Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan, Hakkari'de gözaltına alındı.
HDP Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan, Hakkari'de gözaltına alındı.

Kurtulmuş, HDP’li milletvekillerinin tutuklanması sürecinin anayasaya uygun olduğunu ifade etti. 

Kurtulmuş, "Tutuklamalar anayasaya uygundur. Hatta yapılan değişiklikle ortaya konulan anayasanın emrinin gereğidir. İlgili mahkemeler bunları yapmıştır. Ne karar verirler, siyasetin, bizim bileceğimiz, karışacağımız bir iş değil. Ortada siyaseten olan herhangi bir şey yoktur. Yakalanma süreci de, tutuklanma süreci ve bundan sonraki süreç de bütünüyle, yüzde 100 hukuki bir süreçtir. Dolayısıyla bu hukuki süreçlere herkesin saygı göstermesini temenni ederiz" dedi.

Üç milletvekilinin firari durumda olduğunu hatırlatan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Nihat Akdoğan Hakkari’de polisler tarafından yakalandı. İki kişi firari durumdadır. Yurtdışında olan HDP Milletvekilleri Tuğba Hezer Öztürk ve Faysal Sarıyıldız'un durumları kesinleşip nerede oldukları ortaya çıktıktan sonra herhalde ilgili merciler harekete geçerler" dedi.

Bazı belediye başkanlarının yurt dışına çıkışlarıyla ilgili engeller konulduğu ve çalışma yapmalarının engellendiğine ilişkin iddialara değinen Kurtulmuş, "Elimizde rakamlar var. 186 belediye başkanı, bunlar içerisinde AK Parti'li, CHP'li, MHP'li, HDP'li olmak üzere... Mesela 112 tanesi bunlardan AK Parti'li, toplam 186 belediye başkanı yurt dışına çıkmak için İçişleri Bakanlığından izin istemiş, bunların 170 tanesi uygun görülmemiş" ifadelerini kullandı.

Numan Kurtulmuş, HDP'li milletvekillerinin devamsızlıkları nedeniyle milletvekilliklerinin düşürülerek ara seçime gidilmesi iddialarının hatırlatılması üzerine, şöyle konuştu: "Ben şahsen öngörmüyorum. HDP'li milletvekillerinin bu çalışmalara katılmasını temenni ederiz. Katılıp katılmamak kendi bilecekleri iştir. Ama bunun siyaseten HDP siyasetine de bir katkısı olmayacağını ifade etmek isterim. Sorun biraz da HDP'liler şöyle dönüp kendilerine baksınlar. Başından beri defaatle söylediğimiz, böyle bir partinin halkın oylarıyla seçilerek parlamentoya gelmiş olması Türkiye'de bazı sorunların aşılması için bir imkandır. Bendeniz bunu defaatle söylemiş olan birisi olarak bugün daha yüksek tonda söylüyorum.

Terör örgütünün gölgesinde siyaset yapmaya devam etmek, önce HDP'nin kendi seçmeniyle arasındaki bağlarını koparttı. Nereden anlıyoruz? Yaptıkları birçok çağrıya rağmen bu çağrılara 100 kişi, 200 kişi geliyorsa geliyor, o kadar. Esasında HDP'nin sorgulaması gereken, parlamento çalışmalarına katılıp katılmamaktan ziyade kendisine oy veren bu seçmen kitlesinin, Kürt kardeşlerimizin ağırlıklı olarak oylarını, taleplerini karşılayabildiler mi karşılayamadılar mı onu sorgulasınlar.”

HDP'li milletvekillerin Meclis'teki çalışmalara bir ay içinde 5 kez üst üste gelmemeleri durumunda milletvekilliklerinin düşürülebileceği hatırlatılarak, böyle bir durum için alınan bir kararlarının olup olmadığının sorulması üzerine Kurtulmuş, alınmış bir karar olmadığını söyledi.

Kurtulmuş, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford'un Türkiye ziyareti ve Rakka operasyonuna ilişkin bir soru üzerine, "Amerikalılar da görüyorlar ve kabul ediyorlar ki Rakka operasyonu uzun süre alacak olan bir operasyondur. Meşruiyet eli silahlı terör gruplarıyla sağlanmaz. Meşruiyet, meşru devlet yönetimlerinin, meşru silahlı güçlerinin sağladığı bir şekilde temin edilir. Rakka'da da Arap olmayan unsurların, o şehre ait olmayan unsurların yapacağı, atacağı her adımın Amerika'nın da aleyhine olacağını söylüyoruz. Bölge barışının da aleyhine olacağını söylüyoruz. Bu yol çıkmaz yoldur, yanlış bir yoldur. Meşruiyet üzerinden sürdürülecek bir uluslararası operasyon DEAŞ'ı sona erdirebilecek yegane operasyon türüdür” dedi.

Bir soru üzerine CHP Parti Meclisi'nin yayımladığı bildiriyle değerlendirme yapan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

İstedikleri cümleyi ilan etsinler, istedikleri sözü söylesinler. Milletimiz, Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerimiz de içinde olmak üzere FETÖ'yü de PKK'yı da bir terör örgütü olarak görüyor, her ikisini de millet düşmanı olarak kabul ediyor. Dolayısıyla aslolan milletin nasıl düşündüğüdür. Bir salonda oturup birkaç kişi, birkaç on kişi, istediğiniz metni yazarsınız, bu metnin hiçbir kıymeti yoktur bir. İkincisi, bizim açımızdan da Yenikapı ruhu devam ediyor. Biz milletin içinde sahadayız. Bütün partilerden arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, CHP'lileri, MHP'lileri, herkes diyor ki 'Türkiye artık bu belayı geride bırakmalı. Türkiye kendi birlik ve dirliğini sağlamalı. Siyaset, bir birlik dili üzerinden konuşmalı, ortak hedeflere doğru yürümeli'. Farklılıklarımız olmayacak mı, tabii ki olacak. Ama farklılıklarımızı bir kenara bırakarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin karşılaştığı bu büyük belaların, milletimizin karşılaştığı bu büyük tehditlerin savuşturulması için de ortak hareket etmeli diyor. CHP seçmeni de böyle düşünüyor.

Neredeyse ölümün kıyısından dönmüş bir siyasi heyete, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, 'Bu örgütlerle işbirliği halinde hareket ediyorsunuz' demek, haksızlıkların en büyüğü olsa gerek. Eğer 15 Temmuz akşamı bu hain çete mensupları kendi amaçlarına ulaşmış olsalardı, Cumhurbaşkanımız, belki bizler hayatta olmayacaktık ama Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP'li arkadaşlarımız da bilsinler ki onlar da böyle bir bildiriyi yazacak zemini bulamayacaklardı.

İstedikleri cümleyi ilan etsinler, istedikleri sözü söylesinler. Milletimiz, Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerimiz de içinde olmak üzere FETÖ'yü de PKK'yı da bir terör örgütü olarak görüyor, her ikisini de millet düşmanı olarak kabul ediyor. Dolayısıyla aslolan milletin nasıl düşündüğüdür. Bir salonda oturup birkaç kişi, birkaç on kişi, istediğiniz metni yazarsınız, bu metnin hiçbir kıymeti yoktur bir. İkincisi, bizim açımızdan da Yenikapı ruhu devam ediyor. Biz milletin içinde sahadayız. Bütün partilerden arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, CHP'lileri, MHP'lileri, herkes diyor ki 'Türkiye artık bu belayı geride bırakmalı. Türkiye kendi birlik ve dirliğini sağlamalı. Siyaset, bir birlik dili üzerinden konuşmalı, ortak hedeflere doğru yürümeli'. Farklılıklarımız olmayacak mı, tabii ki olacak. Ama farklılıklarımızı bir kenara bırakarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin karşılaştığı bu büyük belaların, milletimizin karşılaştığı bu büyük tehditlerin savuşturulması için de ortak hareket etmeli diyor. CHP seçmeni de böyle düşünüyor."

Rus uçağının düşürülmesine İncirlik'te görev yapan Amerikalı askerlerin katıldığına yönelik Rusya'da bir iddia olduğu belirtilerek, böyle bir bilgi olup olmadığının sorulması üzerine de Kurtulmuş, "Böyle bir bilgimiz yok" dedi.
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kanser ilaçlarının ücretsiz olmasıyla ilgili bir açıklaması olduğu hatırlatılarak, kurulda bunun gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine, "Hükümetimiz, ilgili bakanlıklar gerekli çalışmaları yapar. Hele hele son zamanlarda iyice artmış olan kanser hastalığıyla mücadele çerçevesinde kanser hastası olan kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın ücretsiz ilaçlarına kavuşması mümkün olur" dedi.