İklim meydanı

Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Erdem, iklim değişikliğine karşı tek çarenin yeşili korumak olduğunu söyledi.

04.03.2011 - 16:56

British Council, BM Türkiye'nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi Ortak Programı ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Bilgi Merkezleri iş birliğinde düzenlenen ''İklim Meydanı Tartışma Toplantısı'' Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Merkezi'nde yapıldı.

BM Ortak Program Yöneticisi Atilla Uras'ın yönettiği etkinlikte konuşan Prof. Dr. Erdem, iklim değişikliğinin mikroklimaları bozduğunu, yaşam ortamlarının değiştiğini belirterek, insanlığın tehlikede olduğunu söyledi. Son 10 yıl içinde değişen türlerde gen ve habitat sorunları çıktığını kaydeden Erdem, ''Tabiat koruma yasası, madencilik yasası değişiyor, haberiniz yok. Bizim çevre bilincimiz yok. Sürekli tüketiyoruz. Suda ve havada mülkiyet yok, toprakta var. Biz de toprağı kirletiyoruz. Deniz kirliliğindeki en önemli etken topraktan gelen kirlilik. Tek çare yeşili korumak'' diye konuştu.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Su Kaynakları Yönetimi Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUMER) Müdür Yardımcısı Sevinç Özkul da iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ortamlardan birinin tatlı su kaynakları olduğunu söyledi.

Özkul, ''Zaten su, sıkıntımız olan bir konu. Suyu vahşi biçimde tüketiyoruz'' dedi. Sıcaklık artışların etkisinin yöreden yöreye değiştiğini anlatan Özkul, Ege Bölgesi'nde sıcaklığın 1.8 ile 2.5 derece artış göstereceğini, yağışların yüzde 20 oranında azalacağını belirtti. Özkul, Türkiye'nin ''su fakiri'' olduğunu vurgulayarak, suyun azalmasından tarımın da çok büyük etkileneceğini söyledi. Buharlaşma nedeniyle önemli ölçüde su kaybı olacağına dikkati çeken Özkul, ''Sıcaklık artışı nedeniyle 2050'li yıllarda Büyük Menderes'teki ortalama akımların yüzde 20-38 arasında azalması bekleniyor'' dedi.

EÜ Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sıkı da iklim değişikliğinin ekosistemdeki etkisi nedeniyle tüm canlıları etkileyeceğini söyledi. Uzmanlık alanının kuşlar olduğunu ifade eden Sıkı, şunları anlattı:

''1940-60'lı yıllarda Kuşcenneti'nde kuşlara beslenme ve barınma sağlayan dalyanlar vardı. Bu dalyanlar yok oluyor. Denizlerdeki dalga seviyesi yükseldi, dalyanların kıyı kordonları yok oldu. Bu dalyanlar giderse, Kuş Cennetinde kuluçkaya yatan kuş sayısında yüzde 50 azalma olur. İzmir'de yeşil papağan yoktu 20 yıl öncesinde. Şimdi görüyoruz. Bu tropik bölge kuşudur. Sistemde yeni türler görülüyor ve bu türler yerel türlere üstünlük kuruyor.''

Etkinliğe, İZSU Genel Müdürü Ahmet Alpaslan ve Gazeteci Ali Ekber Yıldırım da konuşmacı olarak katıldı.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...