NTV

'İklim müzakereleri yavaş ilerliyor'

Türkiye

Birleşmiş Milletler'in iklim değişikliğinden sorumlu başmüzakerecisi Yvo de Boer, Kopenhag'daki İklim Zirvesi'nde müzakerelerin çok yavaş ilerlediği uyarısında bulundu.

Yvo de Boer gazetecilere yaptığı açıklamada, Cuma günü sona erecek zirvede bir anlaşmaya varılabilmesi için daha yapılması gereken çok iş olduğunu söyledi.

İklim Zirvesi'nin başarısızlıkla sonuçlanmasını önlemek için yoğun pazarlıklar yapılıyor.

Cuma gününe kadar bir anlaşmaya varılacağıysa şüpheli.

Ortada hala çözülmesi gereken birçok sorun varken, bazı çevreler sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında kilit önemdeki bazı konularda görüş ayrılıklarının arttığını söylüyor.

Örneğin Çinli yetkililer sanayileşmiş ülkeleri, gelişmekte olan ülkelere önceden verdikleri sözleri tutmamakla suçluyor.

İklim Zirvesi'nin kapanış oturumuna 120 kadar ülkeden liderlerin de katılmaları bekleniyor.

Bu liderler arasında ABD Başkanı Barack Obama da olacak.

Liderler bugünden itibaren Kopenhag'a gitmeye başladı.

İngiltere Başbakanı Gordon Brown da bu akşam Kopenhag'a gidecek.

MASAYA DÖNÜLDÜ
İklim Zirvesi'nde dün de bir ara, Afrikalı temsilcilerin başını çektiği gelişmekte olan ülkeler, İklim Zirvesi'nin çalışma gruplarında yapılan toplantılardan çekilmişlerdi.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ise tarafların birbirlerini suçlamaktan vazgeçmeleri, bunun yerine görüşme masasına yeni ve iddialı hedefler getirmeleri gerektiğini belirtti.

BBC Çevre muhabiri Richard Black, kısa süreliğine askıya alınan müzakerelerin gelişmekte olan ülkelere önemli ödünler verilmesiyle yeniden başladığını söylüyor.

Richard Black'in vurguladığı nokta, müzakerelerin gelişmekte olan ülkelerin istedikleri gibi paralel iki süreci kapsayacak olması.

Bu sürecin ilki, 1997 tarihli ve süresi 2012'de dolacak Kyoto Sözleşmesi'nde verilen sözlerin muhafaza edilmesine, diğeri de gelişmekte olan ülkelerin de karbon salımlarını azaltmaya başlamalarına dayanıyor.

Gelişmekte olan ülkeler ise sanayileşmiş ülkelerin birlikte hareket edip kendilerine karşı kompo kurduklarından şüpheleniyor.

ÇİN UYUM YARDIMI ALMAYACAK
Müzakerelerde anlaşmaya varılması yolunda, umut verici sayılabilecek bir açıklama ise Çin'den geldi.
Üst düzey bir Çinli yetkili, BBC'ye gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele etmelerine yardımcı olmak için Batılı ülkelerin oluşturacağı fondan kendilerinin yardım almayacaklarını söyledi.

ABD'de bazı çevreler, gelişmekte olan ülkeler arasında sayılsa da aslında güçlü bir ekonomisi olan Çin'in bu fondan yardım almasına karşıydı.

Zirvenin son aşamasına katılacak dünya liderleri, küresel ısınmayı dizginlemeyi hedefleyen bir anlaşma imzalamaya çalışacak.

Birçok bilimsel çalışma, özellikle de BM'ye bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Kurulu'nun raporu, iklim değişikliğinin kaynağının insan eylemleri olduğunu, zehirli gazların atmosfere karışmasının sera etkisi yarattığını ortaya koymuştu.

Sanayileşmiş ülkeler Kyoto yerine gelişmekte olan ülkeleri de kapsayan daha geniş yeni bir anlaşmadan yanayken, gelişmekte olan ülkeler bu sözleşmede elde ettikleri hakların çoğunu kaybedecekleri endişesi taşıyor.

Gelişmekte olan ülkeler Kyoto Sözleşmesi'nin süresinin uzatılmasını, gelişmekte olan ülkeler için de ayrı bir anlaşma yapılmasını istiyor.

Kyoto Sözleşmesi sanayileşmiş ülkelere karbon salımlarını azaltma konusunda bağlayıcı hükümler getiriyor.

Sözleşme yaklaşık 20 sanayileşmiş ülkenin karbon salımlarını 2012'ye dek, 1990 düzeyine göre en az %5,2 azaltmasını öngörüyor.

Kyoto Sözleşmesi ayrıca gelişmekte olan ülkelere, temiz enerji transferi için mekanizmalar içeriyor.

ABD ise onaylamadığı Kyoto Sözleşmesi'nin adil olmadığını, zira atmosfere en fazla karbon salan Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin sözleşme kapsamında olmadığını vurguluyor.